En Sıcak Konular

'Ayasofya cami olsun' mektubu

0 0 0000 00:00 tsi
'Ayasofya cami olsun' mektubu Yassıada'nın yarım asırdır gizli kalan mektupları açığa çıktı. Said Nursi, Menderes’e gönderdiği mektupta “Ayasofya’yı cami olarak ibadete açın” talebinde bulunmuş...

Başbakanlığın gizliliğini kaldırdığı Yassıada belgeleri arasından tarihe geçecek ayrıntılar ortaya çıktı. Gizli belgeler “Yassıada’nın Karakutusu” kitabında derlendi. Kitapta Yassıda dramına ait iç burkan çok sayıda belgeye yer verilirken, o günlere ait ilgi çeken mektuplara da yer verildi.

Kitapta Bediüzzaman Said Nursi ve Necip Fazıl Kısakürek’in Adnan Menderes’e gönderdiği mektuplarda var. Said Nursi’nin Menderes’e gönderdiği mektuplardan en ilginci “Ayasofya’yı cami olarak ibadete açın” önerisi.

Bediüzzaman’ın Ankara'yı teşrifinin devlet ricaline bildirilmesi başlıklı mektubun Ayasofya kısmı şöyle: “Hem Demokrata, ezan-ı Muhammedi gibi çok kuvvet vermek ve Risale-i Nur’un neşrine müsaadesi gibi çok taraftar olmak ve alem-i İslâm’a hatta bir kısım hıristiyan devletlerini de memnun etmek için Ayasofya’yı muzaharattan temizleyip ibadet mahalli yapmaktır. Ben ise bu mesele için 30 sene siyaseti terk ettiğim halde, bu nokta hatırı için Namık Gedik’i görmek istedim ve geldim.”

Belgeler kitaplaştı

Başbakanlık Devlet Arşivleri geçtiğimiz aylarda Yassıada belgelerinin gizliliğini kaldırdı. 46 yıl gizli tutulan belgeler araştırmacılar için önemli bir kaynak oluşturdu. Belgelerden bazıları kitap haline bile getirildi. Tamamen belgelerin referans alınarak kitaplaştırıldığı ilk inceleme çalışması “Yassıada’nın Karakutusu” ismini taşıyor. Yassıada’nın Karakutusu’nda o günlere ait bilinmeyen çok sayıda ayrıntı ortaya çıkartılıyor.
Bugüne kadar sadece anlatılanlardan yola çıkılarak yorumlanabilen Yassıada’da olup bitenler bir türlü tüm çıplaklığıyla gösterilemiyor; anılara dayalı olarak ortaya konanlar dramı anlamaya yetmiyordu. Gizliliği kaldırılan belgeler yakın tarihin bu en sisli günlerine ışık tutacak gibi görünüyor. Gazeteci Erdal Şen’in kaleme aldığı Zaman Kitap tarafından yayınlanan kitap, siyasete merak duysun duymasın, bugünkü konjonktürü anlamak isteyenler için de bir yol haritası niteliğinde. Marmara’nın bu ıssız adasında olup bitenler değil sadece kitaptakiler; 10 yıllık bir dönemin nice ilginç sırları da karakutunun içinde. Menderes ve diğer siyasilere ait el konulan mektuplar, fotoğraflar ve yazışmalar 50 yıl önce yaşanan dalgalanmalar hakkında önemli ipuçları veriyor.

Mektup

Yassıada belgeleri arasında Bediüzzaman Said Nursi tarafından Adnan Menderes’e gönderilen çok sayıda mektup mevcut. Kitapta en geniş yer bulan bölüm de ‘Menderes-Said Nursi ilişkisi’. Cumhuriyet Arşivlerindeki cunta mahkemesi evrakları arasında Üstad Bediüzzaman Said Nursi’ye ait çok sayıda mektup bulundu. Bediüzzaman mektupları, Menderes ve Said Nursi ilişkisine açıklık getirecek öneme sahip.
Said Nursi’nin Menderes’e gönderdiği mektuplardan en ilginci “Ayasofya’yı cami olarak ibadete açın” önerisi. Bediüzzaman’ın Ankara'yı teşrifinin devlet ricaline bildirilmesi başlıklı mektubun Ayasofya kısmı şöyle: “Hem Demokrata, ezan-ı Muhammedi gibi çok kuvvet vermek ve Risale-i Nur’un neşrine müsaadesi gibi çok taraftar olmak ve alem-i İslâm’a hatta bir kısım hıristiyan devletlerini de memnun etmek için Ayasofya’yı muzaharattan temizleyip ibadet mahalli yapmaktır. Ben ise bu mesele için 30 sene siyaseti terk ettiğim halde, bu nokta hatırı için Namık Gedik’i görmek istedim ve geldim.”
Said Nursi başka bir mektubunda da, “Demokratlara Büyük bir hakikati ihtar” başlıklı bir yazısında vatan için bekleyen üç tehlikeye işaret ettikten sonra, “Amerika’nın hakiki dostluluğu ancak İslamiyet’le olabilir” tespitinde bulunmuş.

Said Nursi'den Menderes'e

Büyük İslam aleminin Celal Bayar ve Adnan Menderes’e gönderdiği başka bir mektupta da Doğu’ya bir İslam Üniversitesi kurulması teklif ediliyor. Said Nursi bu iş için Ankara’da 200 mebustan 163’nün 150 bin lira vermeyi kabul ve imza ettiği; Mustafa Kemal’in de bunların içinde olduğu açıklanıyor.

Said Nursi'nin belgesi

Bediüzzaman Said Nursi’nin gömüldüğü yerle ilgili spekülasyon bugün bile devam ediyor. 23 Mart 1960 tarihinde Urfa'da kaldığı otelde son nefesini verdiğinde şehir halkı, Üstad'ı bırakmak istemedi ve Bediüzzaman Halilürrahman Dergahı'ndaki caminin bahçesine defnedildi. Ancak halkın mezara akın etmesi bazılarını rahatsız etti. 27 Mayıs darbesinden sonra Urfa’daki mezarından alınan Said Nursi, bilinmeyen bir yere götürüldü ve gömüldü. O günden sonra da mezarının nerede olduğu hep tartışma konusu oldu. Kitapta yer alan Yassıada belgelerinden birinde Bediüzzaman’a ait defin tutanağı mevcut. Belgeye göre Said Nursi Isparta Şehir Mezarlığına gömülmüş.

Kitapla ilgili ayrıntılı bilgi, arka kapak yazısı ve internet üzerinden satış şartları için bu linki kullanabilirsiniz..
 
Haber7



Bu haber 141 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,678 µs