En Sıcak Konular

"Amerika dünyanın en şeriatçı ülkesi"

0 0 0000 00:00 tsi
iyibilgi.com yazarı Nedret Ersanel, Seda Baştuğ ile yaptığı röportajda "Amerika'nın imanını" anlattı. Her olayda ABD imanının etkisi var diyen Ersanel, Amerika’nın dünyadaki en şeriatçı ülke olduğunu, kendi Vatikan’ını kuracağını&

Uluslararası ilişkilerin spesifik alanlarında, istihbarat ve örgütleri, kritik kişiler, gizli operasyonlar ve projeler, küresel ticari bağlantılar ve şirketler, dini örgütler ve global etkileri gibi benzer konularda yetkinleştiren 20 yıllık gazeteci ve iyibilgi.com yazarı Nedret Ersanel, çok ses getiren PaRDeS isimli kitabının ardından çıkaracağı “Amerika İmanı” adlı kitabının ayrıntılarını anlattı. ‘Amerika İbranidir” diyerek tartışma yaratan ve yanlış anlaşıldığını düşünen Ersanel, Amerika’nın dünyadaki en şeriatçı ülke olduğunu söyleyerek, Amerika’nın kendi Vatikan’ını kuracağını savunuyor.
Bir röportajında ‘Amerika İbranidir’ diyen Ersanel, bu ifadesinin çok yanlış okunduğunu dile getirdi. Kendisinin ‘Amerika’da hakim din nedir’ sorusuna cevap vermediğini belirten Ersanel, Amerika’nın politik, kültürel, finansal , dış politik ve özellikle dini eğilimlerinin İbrani olduğunu ifade etti.
Ersanel, “Amerika Protestan’dır. Bu yüzeysel bir okumadır. Öyle olmadığını uzun zamandır Beyaz Saray üzerinden izliyoruz zaten. Bu ülkede kiliseler, vakıflar, tarikatlar, think-tank’lar, hatta Katolik kilise bile Protestandır. Amerika radikal protestandır ve yönetim biçimi açısından dünyadaki-sözlük anlamını bozarak söylüyorum-en şeriatçı ülkedir” şeklinde konuştu.
Kastettiğinin Avrupa’da klasikleşmiş bir protestanlıktan çok uzak olduğunu anlatan Ersanel,
Amerikan imanının, Avrupa’dan yadigar bir Protestanlık olarak okunamayacağını dile getirdi. Amerikan imanının farklı bir tür olduğunu ve dünyada tek olduğunu iddia eden Ersanel, bu türden bir Protestanlık, bağlı olarak bir Hıristiyanlık anlayışı olmadığını ifade etti.

KATOLİKLİK KENDİNİ KABUL ETTİRMEK İÇİN ÖDÜN VERDİ
Bunun direkt ve açık olarak İngiltere’den gelmiş Püriten Protestanlık olduğunu belirten Ersanel, “Esasen bugün her uluslararası olayda “stratejik kanka” olarak iki ülkenin kol kola hareket etmesindeki ortak ruh da budur. Öyle dil birliği veya geçmişten gelen bir aşk değil. Din birliğinden gelen ilahi bir aşktır. Bu aşk, Amerikan halkının ruhuna derinine nüfuz etmiştir.
İngiliz işgali sırasında ABD’ye giren püriten Protestanlığın öyküsü uzun.. Ama yerleşiktir ve kendi dışında hiçbir dinin gelişimine de müsaade etmez. Katolikler bile kendilerine yer açabilmek için yıllarca uğraştılar. Şimdi bile başarılı sayılmazlar. Evet, ABD’de katolik bir kesim ve kilise vardır ama ikisini yan yana getirdiğinizde hangisinin Katolik olduğunu anlayamazsınız. Katoliklik kendini kabul ettirebilmek için inancından ciddi ödünler vermek zorunda kalmıştır” diye konuştu.

AMERİKA’DA DEVLET DİNE KARIŞAMAZ
Amerika’nın işin bu boyutuyla ilgilenmediğini söyleyen Ersanel, Amerikan Protestanlığının emsali olmadığı gibi, Amerikan laikliğinin de emsali olmadığını belirterek, “Laiklik, din-devlet işlerinin birbirine karıştırılmaması veya dinin devlet işlerine karıştırılmamasıysa, ABD’de laiklik, “devletin dinin işlerine karışmaması” olarak tasarlanmıştır. İşte başta söylediğim “en şeriatçı ülke” lafımın gerisinde yatan da budur. ABD’de dini kurumlar, tarikatlar, vakıflar ya da aklınıza ne geliyorsa onlar, ne yaparlarsa yapsınlar devlet bunlara karışmaz. Amerikan laikliği budur. Bence bozuktur.” diyor.

Amerikan imanı kendini her şekilde ifade ettiğini belirten Ersanel, bunun sayısız TV kanalı ve program, sayıları binleri aşan radyolar, onbinleri aşan internet siteleri, büyük yardım kuruluşları, think-tank’lar, kiliseler, vakıflar, tarikatlar ile ortaya çıkıtğını ifade etti. Bunların diledikleri şekilde yaşadıklarını ve hükümetin asli görevlerinden birinin bunlara yardım olduğunu söyleyen Ersanel, bunun iç politik pastaya tekabül ettiğini dile getirdi. Amerikalıların bizim kavradığımızdan farklı biçimde tutucu olduğunu ifade eden Ersanel, “Bu yapı büyük bir entelektüel nüfusu ve maddi gücü de uzun yıllardır uhdesinde barındırdığından (aslında burada İslam’ın gelişimi ile ilgili bir benzerlik de mevcut) rafine olmuştur ve Protestanlığın farklı okumaları ortaya çıkmıştır. Belkemiği İslam kadar sağlam olmadığından, ek ve çözümsel okumalar eklemlenmiştir Amerikan imanına. Bu da Yahudilik. Çünkü orijin ve literatür açısından da kardeşlik vardır bu iki din arasında. Bunun için Protestanlığın bir çok kolu, üstelik derinlemesine olmadan şekli İbranilik eğilimleri gösterir. Siyasi tezahürü neo-con, mistik tezahürü Evanjelizm olarak değerlendirilen “yamalı bohçanın” özü budur işte” dedi.

İSA İSLAM’DA HUZURLUDUR
Uzun zamandır Amerikan elitinin kafasında da bazı sorular olduğunu anlatan Ersanel, “İncil bütünüyle tanrının söylediği midir? Niye birden çoktur? Bu günah çıkarma işi nedir? Kutsanma nedir? Vaftiz nasıl olur? Havarilerin durumu nedir, yeni ortaya çıkan İnciller ne? İncil’e vakıf, inançlı olmak isteyen (!) ama eğitimli insanlar açısından bu soruların yanıtları sorun olmaya başlamıştır. İsa’nın analizi bir tek İslam’da huzurludur. Basittir. Bizim de peygamberimizdir ve herhangi bir saygısızlık yapmamız yasaktır. Onlar açısından başkasının peygamberini boşverin, bizzat İsa karikatürize edilmiş durumdadır. İşte bu meseleler onları da rahatsız ediyor.
Bu yorumlar dini pratik açısından Avrupa’yı bağlıyor gibi. Çünkü Vatikan ile Amerikan Protestanlığı arasında derin ayrılıklar var. Hatta çok somut delillere sahip değilim ama ABD’nin kendi Katolikliğini Vatikan’dan koparıp kendi Vatikan’ını yaratacağı konusunda duyumlarım mevcut. “ diyor.

TÜM OLAYLARDA AMERİKAN İMANININ ETKİSİ VAR
Beyaz Saray’ın gerçekten İbrani olduğunu savunan Nedret Ersanel, Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesi projesi, Afganistan, Irak, Suriye meseleleri, İran, Avrasya, Filistin sorunu, Kürt sorununun bizatihi İsrail’le ilgili olduğunu belirtiyor ve ekliyor:”Uluslararası İlişkiler disiplini yalın olarak şöyle okur, “Burada 50 yıl önce kurulmuş bir devlet var, ne etnik açıdan ne dini açıdan buraya uyumlu değil, dahası diğer dinlerin ve kendisinin de kutsal topraklarında oturuyor, etrafı düşmanlarla çevrili, kendini sürekli tehdit altında hissediyor, burada sorun çıkmaz da nerede çıkar? İsrail durmayacak diyenler de var. Bu iş bitene kadar, tehdit ortadan kalkana kadar durmayacak. Kuzey Irak’ta uçuş yasağı Saddam’a kaç yıl önce kondu? O zaman ben de dahil bir ton adam ortaya çıkıp, sayfa sayfa yazıp, bağıra çağıra ‘Burada bir ülke kurulacak, bunun arkasında İsrail’i stratejik açıdan rahatlatma planı var’ demedi mi? Bu kadar önceden nasıl kestirdiler bunu? Tüm meselelerde Amerikan imanının etkisi vardır ve yeni değildir. Beyaz Saray’ı ikna ederken kullanılmış gerekçelerden biridir. Zaten delillerle çalışmıyorlar. İkna oluyorlar ve vuruyorlar. İkna edilmek inanmaktır. Ayrıca bu konuda şüphe mi var? Bush kendi söylemedi mi, ‘Sabahları erken kalkıp İncil’den bir sayfa okuyorum, günü ona göre yorumluyorum’ diye. Demek o gün savaşlı bir bölüm denk gelmiş.” Şeklinde konuştu.


AMERİKA BÜYÜK KIRMIZI EJDERHAYA TAPAR!
Protestanlığın İngiltere’den ABD’ye göçü döneminde, İngiltere’nin politik, dini hatta monarşik yapısından gelen beslenme noktaları olduğunu ancak kendisinin kültürel diyebileceğimiz kökü önemsediğini belirten Ersanel, Amerikan inancının en elit beslenişinin kültürdendir. Amerika “büyük kırmızı ejderha”ya tapar! “Büyük kırmızı ejderha”yı şuradan hatırlayabiliriz. Meşhur “Kuzuların Sessizliği” film serisinin ikincisinde bu ikon var. Hatta o bölümün seri katili sırtına çizdirmişti. Bu çok ünlü bir tasarımdır. Çizeri William Blake’dir. Tabi sinema izleyicisinin buna dikkat etmesi zor. Blake bu çizimleri, İngilizlerin zaman zaman William Shakespeare’den bile önemsedikleri, İngiliz şiirinin tanrısı sayılan John Milton’un eseri için tasarımlamıştır. O eserin ismi “Kayıp Cennet”tir. Kayıp Cennet, İngiliz püriten Protestanlığının ve elbette Amerikan protestanlığının kültürel kutsal kitabıdır. Kendileri artık fark etmese bile kültürel krema bunu yer. Bu kadar sembolik ve katmanlı çözümlemelere gidildiğinde, “bunu de-şifre edecek anahtarlar ararsınız”, eh o da dost dinde var zaten.” diye konuştu.

haber10



Bu haber 212 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,838 µs