En Sıcak Konular

Polat'ı Taksim'de assak Türkiye kurtulur mu?

0 0 0000 00:00 tsi
Polat'ı Taksim'de assak Türkiye kurtulur mu?  İzlenme oranları ve sebep olduğu tartışmalarla rekorları altüst eden Kurtlar Vadisi dizisi tekrar ekranlarda. "Şiddet içeren unsurları sebebiyle aldığı eleştiriler haklı" diyen yazar Bülent Korucu bu soruyu soruyor...

İzlenme oranları ve sebep olduğu tartışmalarla rekorları altüst eden Kurtlar Vadisi dizisi tekrar ekranlarda. Hem rakip televizyona geçmiş olması, hem de Hrant Dink cinayetinin akabine denk gelmesi tartışmaları alevlendiriyor.


Şiddet içeren unsurları sebebiyle aldığı eleştiriler haklı. Bilhassa çok gişe yapmış yabancı mafya filmlerinden kopyalanan sahneler sınırları fazlasıyla aşıyor. Rol model konusunda, herhangi bir yerli veya yabancı yapımdan daha etkili olduğu da muhakkak. Ancak son yıllarda yaşadığımız bütün kötülüklerin faturasını Polat Alemdar'a kesmek hem haksızlık hem de fazlasıyla kolaycılık. Azmettirici arayanlar bir hayal kahramanını günah keçisi yapıp işin içinden çıkamaz. Türkiye'yi sarsan faili meçhul cinayetler işlendiğinde Kurtlar Vadisi mi vardı?

Devleti yönetirken rutin dışına çıkanlar, bunlara göz yumup cesaret verenler, hasbelkader ortaya çıktığında savunup cezasız kalmasını sağlayanlar faturanın gerçek adresi değil mi? Mafya liderlerini canlı yayında yanaklarından öpenleri, devletin güvenliği için tesis edilen kurumları iç hesaplaşmalara, kişisel ikbal çarpışmalarına alet edenleri de unutmayalım. Susurluk'a fasafiso deyip üzerine gidemeyenler, devletin arınması fırsatını 28 Şubat operasyonuyla akamete uğratanlar da yakasını kurtaramamalı. Şişirilmiş yapay korkularla kamuoyunu oyalayıp, gerçek tehlikenin üstünü kalın şallarla örtenler de yazılmalı bir tarafa.

Daha önceki cinayetlerin faili meçhul kalmasına bilerek bilmeyerek hizmet edenler de payına düşeni almalı. Ülkeyi laik-anti-laik çatışmasının kapısından milletin sağduyusu kurtardı. Suikastlarda seçilen isimler tam senaryoya uygundu. Medya sokağı iyice ateşledi. Oluşan kargaşada kim ne götürdü tam bilemiyoruz. Bazı maşalar yakalansa bile gerçek katillerin kim olduğuna vâkıf değiliz. Toplumun bir kısmını sokağa döküp 'Türkiye laiktir laik kalacak' diye bağırtanlar, içten içe 'Türkiye küçüktür, küçük kalacak' naraları atıyordu. Bu oyunu göremeyenler başlarını öne eğip pişmanlıklarını hiç olmazsa kendilerine ifade etmeli.

Hrant Dink cinayetinden sonra gelişen olaylar da kabahatin Polat Alemdar'la sınırlı olmadığını ispatlar cinsten. Önümüzdeki tablo iki şıklı bir soruyu akla getiriyor. Ya biz toplum olarak çok aptalız veya karşımızdakiler çok akıllı ve hazırlıklı. Yaşadıklarımız hazırlık soruşturmasının neden gizli yapılması gerektiği hususunda hukuk fakültelerinde tez konusu yapılabilir. Her duyduğunu, bırakın gazeteciliğin temel ilkelerinin imbiğinden geçirmek, kendi aklına bile danışmadan yayınlayan bir medyamız var. Cinayet zanlısı Ogün Samast'a cezaevinde karşılama töreni yapıldığı, odanın boyatılıp, plazma TV konulduğu hatta yatağına ipek çarşaf serildiği bile yazıldı. Manşetten verilen haberin mahcup yalanlaması tabii ki daha küçüktü. Normal bir gazeteci bunu hemen savcıya sorar. Sokaktan çevireceğiniz bir vatandaşa sorsanız 'o kadar da değil' cevabını alırsınız. Cinayetten bugüne kadar yalanlanan manşet sayısı buradan Trabzon'a yol olur. Samast'a 'korkma bu da faili meçhul kalır' garantisini verenler iyi fabrikasyon üretim yapıyor, galiba. Milli refleksler, ulusal çıkarlar gibi beklentiler içinde değiliz. Hiç olmazsa hukukun sınırları aşılmasın ve tam bir akıl tutulması yaşayan medyamız azıcık agâh olsun. Sanki birileri önde gidenin alnına, arkada kalanın ensesine şaplak indiriyor. Önce dindarlık yükseliyor denildi, usta işi cinayetlerle bu tehlike (!) bertaraf edildi. Bir müddettir milliyetçilik yükseliyor tezi vardı. Tek cinayetle 'Hepimiz Ermeni'yiz' diye bağırttılar. Helal olsun adamlara!

zaman



Bu haber 107 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,780 µs