En Sıcak Konular

Irak'ta savaş özel şirketleri ihya etti... 

0 0 0000 00:00 tsi
Irak'ta savaş özel şirketleri ihya etti...  Prof. Dr. Ronnie D. Lipschutz "Pek çok Amerikalı kabul etmekten nefret etse bile, Birleşik Devletler için sorun artık Irak'tan askeri çekip çekmeme meselesi değildir" dedi ve ekledi...

Sorun, bu ülkeden nasıl çıkılacağıdır. CIA'in henüz yayınladığı "Irak'ın İstakrarı İhtimalleri: Zorlu bir Yol İleride" başlıklı ulusal istihbarat tahminine göre, Irak'taki durum önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da kötüleşecek. Başkan Bush'un, Bağdat'taki askerlerin sayısını "yükseltme" kararı ülkenin geri kalan bölümündeki koşulları büyük ölçüde görmezden gelmektedir ve hatta kendisi de Amerika'nın Irak'ı Ortadoğu'da demokrasinin ve piyasaların kale burcuna dönüştürme projesinin büyük ölçüde başarısız olduğunu kabul ediyor görünüyor (her ne kadar Amerikalı müteahhitler için çok kârlı görünse de). ABD Kongresi'ndeki Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, bir sonraki seçimde Irak'taki başarısızlığı kendi seçmenlerine nasıl açıklayacakları konusunda kaygılılar ve olması yakın bir bozgunda birbirlerini suçlamak istiyorlar (bu çoktan yaşandı bile). Onlar için, Amerika'nın 1975 yılında Saygon'dan tahliyesi imajı herkesin zihninde hâlâ güçlü ve hiçbiri bunu bir kez daha televizyondan görmek istemiyor. Sadece Başkan Yardımcısı Cheney tuhaf bir biçimde ve daima iyimser; ancak o 2009 yılında emekli olacak.

Felaketin ayak sesleri

Bununla beraber, Birleşik Devletler sadece Irak'ta hâlâ gücü elinde tutmayan olmayacak aynı zamanda Washington, ABD askerlerini bu ülkede tutma konusunda da her geçen gün daha çok zorlanacak. Tüm argümanların aksine, Amerikan işgali giderek artan ölçüde her geçen gün şiddet kazanan mezhepsel şiddeti bastırmak yerine kızıştırıyor. Şia merkezli hükümet kontrolü sağlamasa bile, ABD'nin onu koruduğu müddetçe iktidarda kalmayı sürdürebilir. Anlaşılır bir biçimde, pek çok Sünninin güvenlik güçlerinin sebepsiz yere ve düzenli olarak kendilerini öldürdüğü ya da çok az ya da hiçbir etkileri bulunmayan bir hükümet tarafından yönetilen bir ülkede yaşama isteği yok. Sonuç olarak, direniş stratejisi klasik bir gerilla gibi görünüyor denilebilir: Hükümetin barış için yalvardığı Şia nüfusu üzerine büyük acılar empoze et. Böylesi bir girişimin bir parçası da kaçınılmaz bir biçimde ABD güçlerinin terkini gerektirmektedir, ondan sonra Washington bunu yapmaktan sadece memnun olacaktır.

Dahası, mantığa aykırı görünse de, Amerika'nın Irak'tan çekilmesi mezhepsel şiddetin ateşinin alınmasına hizmet edebilir. Birleşik Devletler'deki stratejistler ve uzmanlar bir kâbus senaryosu çiziyorlar. Buna göre, ABD'nin ılımlılaştıran elinin varlığı olmaksızın Sünni ve Şia sonu gelmeyen bir etnik temizleme ve birbirini boğazlama işine girişecektir, iddiasını dillendiriyorlar. Peki bu el ortadan kalkarsa ne olacak? Her şeyden önce, Maliki hükümeti şu anda olduğu gibi destek göremeyecektir artık (ve İran'ın karıştığı gürültülerine rağmen, asker göndermediği sürece destek sağlayamayacaktır). Başbakan ve onun çalışma arkadaşları mühem konumlarını kabul edecek ve belki de Sünnilerle müzakere etmek için Şii militanların dizginini çekip durduracaktır. Direnişçiler de, ülkedeki azınlık konumlarına rağmen içteki güç dengesinin değiştiğinin farkına varacaktır ve sebepsiz yere sivilleri bombalama eylemlerini durduracaklardır. Aslında, Iraklılar pek çok Amerikalının da istediği gibi; ancak bunu yapmalarına izin verilmediği bir gerçek, kendi sorunlarını çözmeleri için kendileriyle baş başa kalacaktır.

Peki bu sonuç akla yatkın mıdır? Tarihî kanıtlar bunun sadece bir fantezi olmadığını göstermektedir. Örneğin, Vietnam'da Güney Vietnam'ın 1975 yılına kadar yaşamasına izin veren şey yabancı askerlerin sürekli varlığı ve desteği idi. Güney Vietnam Cumhuriyet Ordusu, Kuzeye karşı kendini tam anlamıyla savunabilecek durumda olmadı. Pek çok rapora göre, Güney'in askerlerinin büyük bir bölümünün ülkenin bağımsızlığına güçlü bir bağlılığı yoktu. Sebebi de, Birleşik Devletler'in Çin ve Sovyetler Birliği'nden Kuzey'e akan askerî yardım ve destekte olduğu gibi Güney'e sürdürdüğü destekle Asya'daki savaşlardan birini daha "kaybetmeme" kararlılığıydı.

Kazanan, özel şirketler...

Bu durum, "barış" müzakerelerine rağmen savaşın yıllarca sürmesine olanak sağladı. Sonuç olarak, milyonlar gereksiz yere yaşamını yitirdi. Bosna'daki savaş da benzer bir sonuç doğurdu. "Sırp Cumhuriyeti" Sırp erkekleri ve materyalleri ile uzun süre beslendiği için şiddeti böylesini uzun zaman sürdürebildi. Politik koşullar değiştiğinde ve Slobodan Miloseviç bu desteği sürdürmenin ne kendisine ne de Sırbistan'ın faydasına olmadığına karar verdiğinde, savaşın gücü azaldı ve pürüzlü de olsa müzakere edilmiş bir anlaşma ihtimali doğdu. Elbette, Amerika'nın çekilişinin böylesi bir etki oluşturacağının bir garantisi yok. CIA'in de endişelendiği gibi şiddeti daha da azdırabilir ve Irak'ı bir savaş bataklığına hatta bölünmeye itebilir. Ancak bu savaşın maliyetleri, aldığı yaşamlar ve para, hem Washington hem de Bağdat için kaçınılmaz bir mesaj niteliğinde. 2003'teki işgalden bu yana yüz binlerce kişi yaşamını yitirdi. ABD tarafından harcanan para miktarı 50 milyar doları geçti ve 1 trilyon dolar da yolda (savaş Irak'a ne kadar pahalıya patladı kimbilir?). Bu savaş Amerikan ekonomisi için iyiydi -en azıdan özel şirketler için- ancak fatura yakında ortaya çıkar. Ve, Iraklılar -Sünni-Şia, Kürt- bundan sonra kendi başlarına kalacak. Geri çekilme yakın bir zamanda vuku bulmalıdır.


(*) Bu yazıyı Zaman için kaleme alan Prof. Ronnie D. Lipschutz, California Üniversitesi öğretim üyesidir. Uluslararası arenada yakından tanınan ünlü bir akademisyen olan Prof. Lipschutz'un, çok sayıda kitap ve makalesi bulunmaktadır.

zaman
 



Bu haber 133 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,168 µs