En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Zengin ama kötü niyetli...



Bu Ertuğrul Özkök bahsi uzadı ve can sıkıcı olmaya başladı. Kendisini öyle bir araya soktu ki, sıra bir türlü Emre Kongar’a gelemiyor. Bir de ‘en asil duygunun motoru’ olan Erke Dönergeci var...

Son dakika haberi:

Erke’ciler, Star’a ilan vermeyi kesmişler. Müjdeyi bu sabah yazı işleri müdürümüz Mustafa Cesur’dan aldım. Aynı şekilde, Akşam gazetesi ve Yeni Şafak da Erke’cilerin gazabına uğramış. Vatan sağolsun...

Neyse, sürekli kendisini araya sokan ve bence bu durumundan hoşnut Ertuğrul Özkök’ten söz ediyordum.

Diyeceksiniz ki, ‘Sende Özkök takıntısı oluştu...’

Oluşmadı.

Özkök, spekülatif ve provokatif şeyler yazmayı seviyor. Konuşulan, tartışılan, atıf yapılan biri olmaktan hoşlanıyor. Çok konuşulduğu ve tepki topladığı için de haksızlığa uğradığını düşünüyor.

Denilebilir ki, Ertuğrul Özkök, bütün enerjisini ‘haksızlığa uğramış adam’ pozisyonundan alıyor. Bu bir savunma refleksidir. Aynı zamanda hastalıklı bir durumdur: ‘Herkes bana gadrediyor, demek ki doğru yoldayım’ duygusu... Bu hastalığını ne yazık ki, Ahmet Hakan’a da bulaştırmış durumda. Ahmet de, niyeyse, içinde ‘azgın azınlık’ geçen yazılar yazmaya başladı.

Kimse kimseye gadretmiyor.

Haa, sağolsun sayesinde çorba kaynıyor, konusuzluktan kırıldığım günlerde imdadıma yetişiyor ama, benim de hoşuma gitmiyor bir tek isime saplanıp kalmak. Memlekette Ertuğrul Özkök’ten çok daha önemli meseleler var.

Hani, hep Hilmi Yavuz’a atıf yapıp Özkök’ün ‘vasıflarını yitirmiş bir entelektüelden çok, kurnazlıkla temayüz etmiş iyi bir gazeteci’ olduğunu yazıyorum ya, iki gün önce bu kurnazlığı pekiştiren bir yazı kaleme aldı, Murat Belge’yi şahit göstererek 28 Şubat’ın ne kadar doğru, ne kadar yerinde bir darbe olduğunu savundu.

Doğrusunu yaptı.

Ben de ‘İşi bu defa silahsız kuvvetler halletsin’, ‘Topyekün savaş’ gibi manşetler atsaydım, uyduruk Andıç belgelerine dayanarak meslektaşlarımı hedef gösterseydim ve bir insan hakları savunucusunun kurşunlanmasına neden olsaydım; özür dilemeyi kendime yediremiyorsam, geri adım atma imkanım da yoksa, yaptığım işi sahiplenirdim, ‘Aman iyi ki 28 Şubat olmuş’ derdim.

Bu, narsistik ve bencilce bir ‘kendini koruma insiyakı’ndan kaynaklanan bir durumdur.

Olabilir...

Ertuğrul Özkök kendini savunsun...

Normal ülkelerde ‘gazetecilikten men’ gerekçesi sayılacak kabahatlerine (Andıç, vs) kendince kılıflar bulmaya devam etsin...

Ama bizi de salak yerine koymasın.

BİR: Murat Belge hiçbir zaman ‘28 Şubat iyi ki olmuştur’ anlamına gelebilecek bir şey yazmadı.

Ne yazdı?

Bir evrimi yaşama yeteneğine pekálá sahip olan bu toplumun, ‘seçkinleri’ tarafından bugün de itilip kakıldığını ve kendi başına bulacağı evrim yolunu bulamadığını, dolayısıyla 28 Şubat’ın ve bütün öteki müdahalelerin ‘fuzuliden öte zararlı’ olduğunu, bu yüzden ‘normal toplum olma şansımızı kaybettiğimizi’ yazdı.

İKİ: iyi darbe kötü darbe yoktur.

Demokratik normale yönelik her müdahale kötüdür.

ÜÇ: Zeki bir adam olan Ertuğrul Özkök artık okuduğu metni de doğru anlamıyor. Daha da kötüsü, anladığını varsaydığı şeyi ‘darbeye meşruiyet gerekçesi’ sayıyor.

DÖRT: Ertuğrul Özkök kurnazlıkla temayüz etmiş zengin ve başarılı bir gazeteciydi, ama görüyoruz ki kötü niyetli de biriymiş...



Bu yazı 70 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,580 µs