En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Pardon



Yabancılar özür dileme özürlüsü: Basit konularda binbir türlü özür diliyorlar da, gerçekten özür dilemeleri gerektiğinde bin dereden su getirerek ayak sürüyorlar…

Yıllar önce Londra'da günlerimi geçirirken neredeyse her gün aynı şaşkınlığı yaşıyordum. Diyelim adamın şemsiyesi yanlışlıkla kolunuza çarptı, fark edilmedi say ve yoluna devam et be adam; hayır, önünüzü keser, yağmurun altında özür diler de diler… Aynı şey dirsek çarpmasında, ayağa hafifçe değmede de olur… Hatta adamın ayağına sen basarsın, özür dilemek sanki onun görevidir, mutlaka “I am sorry” der…

Böylesine nâzik insanlar çıkaran bir uygarlığın temsilcileri, başkalarının gönlünü kıran işler yapar, kendilerinden beklenen özrü bir türlü dilemezler… Geçen gün traş olurken, genç berberim, “Geldi, güzel fotoğraflar da verdi, ama özrün yanına bile yaklaşmadı” dedi ziyareti ülkemiz ve dışında büyük yankılar uyandıran Papa için… Doğru, bizler açısından 'özür' anlamını aşan jestler yaptı Papa, ama ağzından “Özür dilerim” sözcükleri hiçbir dilden çıkmadı.

Newsweek dergisi de benzer bir tutukluk içerisinde. “Yüksek rütbeli subaylar bana söyledi, Türkiye'de 2007 yılında 'darbe' olma ihtimali yüzde 50” gibi garip tezli bir yazıyı sayfalarına taşıdı Amerikan dergisi; itiraz ettiğimizde, yazıyı kaleme alan, “Benim konuştuğum askerler yüksek rütbeli değildi, hem ben 'darbe' sözcüğüyle başka bir şey kast ettim” diye kendi kendini tekzip etti.

Ne beklersiniz? Ben, bu hafta çıkan Newsweek'te, “Hafifmeşrep bir yazıyı basmakla ayıp etmişiz, özür dileriz” tarzı bir açıklama bekledim. Newsweek ise Papa gibi davrandı ve özür notu koymak yerine Türkiye'yi kapak yaptı. Simsiyah bir zemin üzerine kocaman harflerle “Who lost Turkey?” (Türkiye'yi kim kaybetti?) yazan kapak ürkütücüydü. Owen Matthews imzalı yazıda, Newsweek, “AB için Türkiye bir kazanç, kapıda bekletmek AB için kayıptır” tezini savunuyor.

Böyle bir kapak, bir hafta önce üç vakitte 'darbe' yapılacağı ileri sürülen bir ülke için 'kıyak' teşkil ediyor; ancak görüyorsunuz, dergi özür dilemeyi böylece yerine getirmiş sayıyor kendini. Tıpkı, camide 'kıyama duran' Papa'nın vaktiyle söylediği yanlış sözlerden dolayı özür dilemekte direnmesi gibi…

Biz Tahran'dayken çıktı Newsweek'in son sayısı; internete kısa süreliğine bağlandığımda, ilk işim, “Acaba özür diledi mi?” sorusuna cevap aramak oldu. Kapaktan bizim heyetin haberi yoktu. Tahran'da olmasına ve Ortadoğu sorunu üzerinde çalışmasına rağmen, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın zihni, Almanya Şansölyesi Angela Merker ile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın yapacakları Türkiye zirvesindeydi.

“O buluşmadan yanlış bir şey çıkabilir” dedi Başbakan Erdoğan…

Almanya'nın AB üyeliğimize çıkardığı her zorlukta, aklıma çok parlak olduğunu düşündüğüm bir fikir geliyor: Doğan Medya Grubu üst düzeyini, hadi daha açık yazayım, Aydın Doğan'ı araya sokmak…

Hürriyet gazetesi Almanya'da 100 bin adetten fazla sattığı günlerde, Almanlar, Doğan Medya Grubu'ndan fazla haz etmiyorlardı. Kimbilir kaç toplantıda, Almanların ağzından, Hürriyet'in adı özellikle verilerek, Türk medyası şikâyeti dinlemişimdir… Sonra bir şeyler oldu, stratejik bir karar aldı Doğan Grubu; Hürriyet'in Almanya satışı yarıdan fazla azaldı, ama grubun itibarı Almanya nezdinde müthiş arttı.

Bugün yalnız Almanlar Doğan Grubu'yla ortaklık ilişkisi kurmakla kalmıyorlar, işte son örneğini Pro-7 girişiminde gördük, Doğan Medya uluslararası pazara açılma arzusu duyduğunda, ilk aklına gelen, Alman medyasıyla Almanya'da ortaklık oluyor…

Son beş-altı yıldır, eski/yeni Alman cumhurbaşkanları ve şansölyelerle en sık görüşen Türk olma şerefi de, herhalde, Aydın Doğan'a aittir…

Bu samimiyet, olağanüstü iyi ilişkiler, sadece ticarî ve sınaî alanda ortaklıklar kurmaya yaramamalı; o itibarı ülke çıkarı için de seferber etmeli Doğan Grubu ve Aydın Bey… Benim düşüncem böyle…

Dayanamayıp, bu düşüncemi, Tahran'dan dönüş yolunda Başbakan Erdoğan'a da aktardım. Güldü. Belli ki, formül onun da aklına gelmiş… Önce, “Onlar daha çok benden destek bekliyorlar” dedi Tayyip Bey; sonra da ekledi: “Sanıyorum, denediler, ama sonuç alamadılar…”

Alman Axel Springer grubu Doğan-TV ile ortaklık kuruyor ya, hisselerin yüzde 25'inin 375 milyon Euro'ya satış işlemi RTÜK gündemine gelmek üzere. Bir sorun var: RTÜK Yasası, yabancıların birden fazla kanal sahibi olamayacağını söylüyor. Daha önce de, Deutsche Bank yüzde 20 Doğan-TV hissesine 150 milyon Dolar karşılığı tâlip olmuş ve yasadaki “Finans kuruluşları medya sahibi olamaz” kısıtlamasını hatırlatan RTÜK, işlemi iptal etmişti.

Sürçü lisan ettiysem şimdiden “Pardon” diyorum.



Bu yazı 321 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,645 µs