En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

Değişen Türkiye'nin haberleri



Biz psikolojide 'kurban kültürü' adı verilen özel durumdan fazlasıyla etkilenmiş bir millet olduğumuz için şikâyet etmeye fazlasıyla yatkın bir toplumuz. Hiçbir konuda suçu kendimizde bulmayız, hep kendi elimizde olmayan nedenlerin mağduru ve mazlumu olduğumuzu düşünürüz ve şikâyet ederiz. Türkiye'yi gözleyen bir yabancı, bu ülkede 'söylenme' kültürünün yaygınlığını görüp şaşırmıştı, şaşıracak çok bir şey yok aslında.
Türkiye'nin değiştiğine ve her gün modernlik anlamında bir adım daha ileri gittiğine nedense pek inanmıyoruz. Hatta tam tersine gerileme belirtileri arıyoruz. Kendimizi olduğumuzdan daha kötü, daha çaresiz görmeye çalışmanın da psikolojide bir adı olsa gerek. Bir 'kültür' olarak genetik kodlarımıza yerleşmiş rahatsızlıklardan biri de bu sanırım.
Bakın size tersten bazı örnekler vermek istiyorum. Mesela, töre cinayetlerinin modernleşmenin bir delili olduğunu söyleyeceğim. Sakın bana deli gözüyle bakmaya başlamayın, sanıyor musunuz ki Türkiye'de şu son üç-dört yıldır töre cinayeti işleniyor? Hayır, bu topraklarda öteden beri töre cinayeti işleniyordu. Ama üç-dört yıldır konu ulusal basının da gündeminde. Bir konu ulusal basın tarafından da gündeme alınınca 'önemli' hale geliyor. Ve ben kendi adıma Türkiye'ye çok güveniyorum: Görülebilir bir gelecekte 'töre cinayeti' denen şey bitecek veya çok ama çok marjinalize olacak.
Ulusal basının bir süreden beri gündemine aldığı ve ısrarla işlediği bir başka konu, töre cinayetiyle de bağlantılı olarak kadına karşı
şiddet. Bir gazetemiz (Hürriyet) konuyu kampanya haline getirdi. Biz Radikal'de resmen bir kampanyamız olmasa da kadına karşı şiddet haberlerini özellikle büyüterek veriyoruz.
Bundan dört-beş yıl önce de elbette gazeteler kadına karşı şiddeti haber yapıyorlar, kamuoyunun gündemine taşıyorlardı ama bu sefer bir fark var: Bu haberler, çok satan gazetelerimizde bile manşete taşınıyor.
Aile içi şiddeti yüzde yüz engellemenin bir yolu yok. Bunun toplumların gelişmişlik seviyesiyle bir ilgisi de yok. Töre cinayetleri bitebilir belki ama kadına karşı şiddet bitmez, bitmeyecek. Bu yöndeki mücadele sonsuza kadar sürmesi gereken bir mücadele ve önemli olan bu konuda ciddi bir toplumsal duyarlık yaratılması. Sanırım bu duyarlık için çok
önemli mesafe alındı, alınıyor.
Çocuğa karşı şiddet ve okulda şiddet bir başka yeni meselemiz. Bu konular da dün ortaya çıkmış konular değil. Öteden beri öğretmen dayağı, askerde çavuş dayağı, evde anne-baba dayağı olurdu bu ülkede. Ama şimdi zaman zaman ulusal gazetelerin manşetlerinde görüyoruz bu haberleri. Yine bir duyarlık yaratılıyor. Türkiye'nin ücra bir köşesindeki öğretmen dayağı bile gazetelere yansıyor, kınanıyor.
Bana soracak olursanız bunların hepsi ilerleme belirtileri, hatta delilleri.
Peki durduk yerde mi ilerledik? Yani bir gün ansızın Türk basını karar verdi ve töre cinayetlerini, kadına karşı şiddeti, aile içi şiddeti, okulda şiddeti manşet yapmaya başladı, bu sayede bir duyarlık oluştu ve bu sorunlarda çözüm yoluna girildi?
Tabii ki hayır.
Bu haberlerin ulusal basında gündem haline gelmesinin pek çok sebebini saymak mümkün belki ama bence en önemli sebep, benim 'makro siyaset' dediğim Ankara mahreçli haberlerin gazetelerde işgal ettiği yerin giderek azalması. Bu sayede, adına 'siyaset' denen ve büyük ölçüde sanal
bazı sembollerle yapılan 'şey'in yerini gerçek insanların gerçek sorunları almaya başladı.
Siyasi bir gazetenin yöneticisi olarak siyaseti küçümsemiyorum, yanlış anlaşılmasın, ama biraz da tek parti iktidarı sayesinde siyasete de bir ölçüde gerçek geldi, o gerçek de normal zamanda eskisi kadar yer tutmuyor artık gazetelerde.



Bu yazı 281 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,322 µs