En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Darbenizi nasıl istersiniz?



HAYATIMA iki tam, bir yarım darbe girdi. Tamlar (12 Mart ve 12 Eylül) Emre Kongar ve Özdemir İnce gibi değerlerin ‘kötü darbe’ saydıkları emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilmiş iki güzide darbemizdi.

12 Mart yerine 9 Mart’ta kalkışılsaydı, muhtemelen Kongar ve İnce buna ‘iyi darbe’ diyecekti. ‘Bizim çocuklar’ erken davranamadığı için, boşluktan yararlanan ‘öteki çocuklar’ işi bitirdi ve dolayısıyla bu darbe, hiç tartışmasız kötü bir darbe oldu.

12 Eylül de kötü bir darbedir.

Çünkü ‘bizim çocuklar’ tarafından gerçekleştirilmemiştir. Bilakis, bizim çocuklara eziyet edilmiştir.

Kenan Evren Cumhuriyet’in ikinci sayfa yazarları arasında olsaydı, kalkıştığı işe Madanoğlu ve İlhan Selçuk gibi deneyimli cuntacıları bulaştırmayı akletseydi, 12 Eylül’ü de mutlaka ‘iyi darbeler’ kategorisinde anacaktık.

Nitekim, İlhan Selçuk ve türdeşleri, 12 Eylül’ün ilk aylarında, darbenin iyi mi kötü mü olduğunu kollamış, ‘kötü’ olduğuna hükmettikten sonra muhalefete geçmişlerdir.

27 Mayıs iyi bir darbedir...

Çünkü bizim çocuklar tarafından gerçekleştirilmiştir...

Gerçi ‘sürek avları’ düzenlenmiş, darağaçları kurulmuş, bir Başbakan ve iki Bakan hukukiliği tartışmalı bir mahkeme tarafından idam sehpasına gönderilmiştir ama, o kadar da olacaktır artık.

Ne demiş Danton?

‘Devrimin selameti için gerekirse 100 bin kelle feda edilir.’

Eh, biz de topu topu üç kelle feda ettik, ülkeyi ‘karşıdevrimciler’in elinden kurtardık.

28 Şubat yarımdır ama iyi bir darbedir.

Emre Kongar ve Özdemir İnce ‘iyi’ dediği için iyidir. Onlar ‘iyi’ demese de iyidir çünkü bizim çocuklar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Diyeceksiniz ki, ‘Yarım da olsa bu darbeden tam netice istimal edilmiş; birçok parti, dernek, vakıf, okul, yurt kapatılmıştır; o halde bu darbeyi de ‘tamlar’ arasında zikredelim.’

Hadi öyle yapalım...

Bazıları ‘postmodern darbe’ (‘darbe ötesi’ yahut ‘darbemsi’) diyerek işi yumuşatmaya çalışıyor ama, 28 Şubat’ta gerçekleştirilen şey basbayağı darbeydi.

Evet, parlamento iskat edilmedi, ‘beklendiği üzere’ geniş tutuklamalar olmadı, ama, bir darbede yapılması gerekli herşey başarıyla yerine getirildi: Andıç’lar hazırlandı, çürütme kampanyaları düzenlendi, insanların özel hayatlarına girildi, gizli sansür ve yaptırım mekanizmaları devreye sokuldu.

Daha ne olacaktı?

Huzur ve sükun ortamı sağlandıktan sonra da, bildiğiniz gibi, ‘soygunlar’ başladı. ‘Bin yıl’ sürmesi öngörülüyordu ama, darbeye çanak tutan bazı sivillerin banka boşaltırken iş üstünde yakalanması süreci inkıtaya uğrattı.

Kongar ve İnce işte bu ‘vetire’ye iyi diyor.

Demek ki, darbelerin iyiliği ya da kötülüğü nerden bakıldığına bağlı olarak değişebiliyormuş.

Bir de, Ertuğrul Özkök gibi, nerden bakması gerektiğini bilmeyenler, daha doğrusu bulunduğu yeri şaşıranlar var.

Başkaldırıya ‘elveda’ demeden önce kıymetli Özkök’ümüz, 27 Mayıs’ı muhtemelen ‘iyi’ sayıyordu.

Kime, ne zaman, nerde, hangi enstümanlarla başkaldırdığını bilmiyorum ama, şimdilerde entelijansiyanın ‘iyi’ saydığı 27 Mayıs’a ‘kötü’, kötü olduğu neredeyse Allah’ın emri olan 12 Eylül’e ‘iyi darbe’ diyor.

Hiç kimse de çıkıp, ‘Bu ne utanç verici bir tartışmadır yahu! Darbelerin bu şekilde tasnif edildiği nerde görülmüş?’ demiyor. Diyemiyor.



Bu yazı 106 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,978 µs