En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Ne yapılabilirdi?



Eskiler şöyle rivayet ve bugüne hikayet ederler ki, Atatürk, Fethi Bey'i 'Şeyh Sait ayaklanmasını bildiren şifreli telgraflar gelince poker masasından kalkmadığı için' başbakanlık görevinden almış. Yıl 1925.

Ve de yerine İsmet Paşa'yı atamış, o da diktaya yönelmiş.

Atatürk yaptığı hatayı beş yıl sonra anlayacak, halkın tepkisini ve hoşnutsuzluğunu görünce Fethi Bey'e bir muhalefet partisi kurduracak, fakat bu partinin ömrü birkaç ay olacaktır. İş işten geçmiş, bürokrasi demirden kasnaklarını bütün ülkeye geçirmiştir. Bürokrasi Atatürk'e bile kafa tutmaktadır!

Kapatılması, daha doğrusu kendi kendini kapatmaya zorlanması için Menemen ayaklanması ileri sürülmüştür. Oysa Serbest Fırka'nın bu çok yerel ve çok küçük ayaklanma girişimiyle, üç beş hayvan yobazın işlediği cinayetle ilgisini gösteren kanıt yoktur. Halk 'kitle halinde' yeni liberal partinin peşine düşüyordu, bundan korktular, tırpanladılar.

Atatürk yanlış yapmıştır. Kurduğu devleti bürokrasiye teslim etmeyecekti! Kendini bürokrasiden sıyıracak, bir zümreden yana görünmeyecekti!

Aynı zamanda en yakın arkadaşı da olan Fethi Bey başbakanlıkta kalacak, ekonomiden hiç mi hiç anlamayan İsmet Paşa da dilerse asıl kendisi bir muhalefet partisi oluşturacak, oy alarak iktidara gelebiliyorsa gelecekti (bilindiği gibi CHP tek başına hiçbir serbest seçimi kazanamamıştır, 2007 seçimini de kazanamayacaktır)...

Hükümete 'diktatoryal yetkiler' sağlayan Takrir-i Sükun Kanunu hiç mi hiç çıkarılmayacaktı. Şeyh Sait ayaklanmasını bastırmak için diktaya gerek yoktu, 'yerel sıkıyönetim' yeterliydi; nitekim ordu gücüyle bastırıldı, Komünist Partisi'ni falan kapatarak, basını susturarak, toplumu 'ülke çapında muma çevirerek' değil...

Yani 'şablon' tersine çevirilecek, liberal işadamları iktidarda, bürokratlar ve solcular muhalefette olacaklardı. Çok partili sistem 'laik cumhuriyet ilkeleri çerçevesinde kalmak şartıyla' korunacak, terkedilmeyecekti.

'Kültür değişimi devrimleri' gene yapılacak, Atatürk, devrimlerin 'partilerüstü denetçisi' olacaktı! Tek partinin, CHP'nin aynı zamanda genel başkanlığını üstlenmek gibi bir hataya düşmeyecek, tarafsız olacak, Fethi'ye de İsmet'e de aynı ölçülü uzaklıkta kalacaktı!

Devrimler on yıla yayılmayacak, parça parça, taksit taksit değil bir çırpıda yapılacaktı.

1923 yılında İzmir İktisat Kongresi'nde alınmış olan 'serbest piyasa ekonomisi' kararından 1931 yılında dönülmeyecek, kapitalist yetiştirilecek ama devlet kapitalizmi yapılmayacaktı. Kapitalizm, kapitalistlere bırakılacaktı.

(Krize girmiş Amerikalı işadamları makine parklarını ölü eşek fiyatına satıyorlardı... Şevket Süreyya Aydemir, anılarında, 'paşam gelin şunları ucuz ucuz kapatalım, sanayileşmeye hız verelim' diye nasıl dil döktüğünü ve fakat 'İsmet Paşa'ya nasıl laf dinletemediğini' acı acı anlatır...)

Azınlıklar ezilmeyecek, sermayesi yokedilmeyecekti. Yabancı sermayeden korkulmayacak, 'kapitülasyonlardan' kaynaklanan tepki yüzünden yabancı sermaye kaçırılmayacak, defedilmeyecek, fakat denetim altına alınacaktı.

Ekonomik kalkınma ve sanayileşme ertelenmeyecek, bir işçi sınıfının doğmasından ve gelişmesinden de korkulmayacak, 'kültür devrimi' yapmakla yetinilip köylülüğün tasfiyesi gelecek kuşaklara bırakılmayacaktı (hala edebilmiş değiliz)...

Halk 'otarşi politikası' sonucu yıllarca ve yıllarca kötü Tekel malı kullanmak zorunda bırakılmayacak, böylece ülke çapında büyük bir hoşnutsuzluk yaratılmayacaktı.

Madem Stalin Rusyası'ndan da, Hitler Almanyası'ndan da farklıydık, niçin onların etkisi altında kaldık, niçin onların birtakım tasarruflarına özendik?

Gördüğünüz gibi Atatürk'ü eleştirdim, hadi beni de kürsüden uzaklaştırın!



Bu yazı 152 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,473 µs