En Sıcak Konular

Serdar Turgut


Serdar Turgut
0 0 0000

Sol kavramını hiçleştirdi



Ölen insanın arkasından övgüler düzmek, bunu koşulsuz, düşünmeden yapmak, azgelişmiş ülkelere özgü bir şeydir. Gelişmiş ülkelerde ise obituary yazma geleneği vardır

Dün Ecevit'in bazı hatalarını yazdığım için gece, 'acaba yanlış mı yapıyorum' diye düşünmüştüm. Sonra, sabah gazetelere bakınca doğru davranmış olduğuma karar verdim. Dün, bazı gazeteler vıcık vıcık sahte gözyaşlarıyla dolu edebiyat parçalama yolunu seçmişlerdi. İnsanın içine fenalık getirecek kadar fazla övgü vardı. Bu yüzden bizim yazı, gerçeği bulmak isteyen insanlara bir yol çizebilecek nitelikteydi. Ölen insanın arkasından övgüler düzmek, bunu koşulsuz, düşünmeden yapmak, azgelişmiş ülkelere özgü bir şeydir. Gelişmiş ülkelerde ise obituary yazma geleneği vardır. Hatta ölen insanın arkasından hayatı değerlendiren yazıları yazan özel muhabirlik görevi bile vardır. Obituary, bitmiş olan hayatın tüm yönleriyle objektif değerlendirilmesini, iyinin yanında kötünün, doğrunun yanında yanlışın söylenmesini gerektirir. Bizim basında genelde ağıt yakmak tercih edildiği için eleştirisi olanların şu anda konuşması, tarihin doğru yazılması için mutlaka gerekiyor.

Ecevit'in siyasi yaşamında başarı olarak kaydedilen işleri hatırladığımızda, hemen hepsinin Türkiye'ye orta-uzun vadede olumsuz etki yaptığını görebiliriz.

Bunlara kısaca bakalım:

1-Kıbrıs Harekatı: Tamam; büyük askeri başarı edildi ama savaşın, siyasetin başka ve geçici bir yöntemi olduğu unutuldu. Sonradan Kıbrıs, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasını kilitleyen ve gün geçtikçe daha da can yakan bir unsur haline geldi.

2- Abdullah Öcalan'ın getirilişi: Şimdi soruyorum; aranızda acaba hiç getirilmeseydi, görüldüğü yerde vurulup öldürülseydi de başımıza bela olmasaydı diye düşünmeyen var mı? Getirildi, bu büyük törenle ilan edildi ve Öcalan da Kıbrıs'tan sonra bir tür kapana sıkıştıran tuzak haline dönüştü.

3- İlk iki siyasi eylemle de pekiştirilen milliyetçiliğin sol hareketi tamamen yenip silmesi Ecevit tarafından gerçekleştirildi. Sol kavramı zaten Ecevit'in tanımlamalarıyla ve tavırlarıyla hiçleştirilmişti. Son dönemde de solun faşistleştirilmesi gerçekleştirilerek Türkiye çok da ihtiyacı olan sol siyasi hareketten yoksun bırakıldı.

4- Ecevit ilk üç maddede saydığımız tavırlarının üzerine hiç özeleştiriye gitmedi. Ancak şimdi yazacağımı Ecevit gibi 'inatçı' ve 'dediğim dedik' olan kişi bile sonradan 'hatam' diye kabul etti. Ecevit'in açıklamalarıyla, Türkiye'nin yaşadığı son ekonomik kriz sürecinde Amerika'dan Kemal Derviş getirildi ve dünya siyasi tarihine geçecek boyutta siyasi hata yapıldı. Derviş'e, Ecevit nedeniyle kurtarıcı olarak bakıldı. O da IMF'in standart ve darbe vurucu reçetesini uygularken, bir yandan da Türkiye'de sermaye transferi ve el değiştirmesi sürecini yönetmeye soyundu. Bunun sonuçları çok daha kötü olabilirdi ama neyse ki; onun Türkiye'de varlığı uzun sürmedi.

Bu konuları ileriki yıllarda yine konuşacağız ve geçmişi değerlendireceğiz ki; bir daha aynı yanlışları yapmamızı engelleyen dersleri çıkarabilelim...



Bu yazı 155 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2009 Cemaat ile TSK diyaloğa girmeli
    • 22 Aralık 2008 Erdoğan’ın kızının resmini görünce utandım
    • 11 Aralık 2008 Modernizmin ölümü ve anlamsızlık
    • 11 Kasım 2008 Fehmi Koru’nun yazısının şifreleri
    • 3 Kasım 2008 Acımasız düzen
    • 31 Ekim 2008 Medya Faşizmi nedir?
    • 28 Ekim 2008 THY’nin devrimci kararı
    • 24 Ekim 2008 Krizi fırsata çevirmek
    • 22 Ekim 2008 Kriz komplo olabilir mi?
    • 2 Ekim 2008 New York şehrinin kapanması
    • 16 Eylül 2008 Doğan’ın büyük kötülüğü
    • 17 Ağustos 2008 Medya da temizlenecek
    • 7 Ağustos 2008 Taşlar yerine böyle oturur
    • 27 Temmuz 2008 Faili meçhul hayatım
    • 17 Haziran 2008 Derin devlet gurusu
    • 23 Mayıs 2008 S-muhtıra
    • 1 Mart 2008 ABD’ye nanik yapılmaz
    • 29 Şubat 2008 Bölgenin ‘Büyük Abi’si
    • 9 Şubat 2008 Fakirlik ebedi oldu
    • 15 Ocak 2008 Enerji güvenliğinde stratejik ortaklık

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,408 µs