En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Bu kadar tesadüf de fazla olmuyor mu?



Takıntılı görünmek istemem. Ruhat Mengi gibi, aslında ne demek istediği belirsiz kişilerle aynı kategoride mütalaa olunmak da istemem.

Bu hanımefendi (yani Ruhat Mengi), handiyse tüm mesaisini Elif Şafak’ın bir ‘Ermeni dostu’ olduğunu kanıtlamaya hasretmiş durumda.

Kanıtlamak istediği durumun niçin bin ‘nakısa’ sayılması gerektiğini bilmiyorum. İnsanlar Ermeni, Türk, Yahudi, Rum dostu olabilirler. Böyle olması da yadırganmamalıdır.

Fakat hanımefendi ‘dostluk bağı’yla yetinmiyor, üstelik bir de Elif Şafak’ın Ermeni lobisi tarafından enforme edildiğini, dolayısıyla ‘onların adamı’ sayılması gerektiğini söylüyor.

Ben bir şey söylemiyorum.

Elif Şafak konusunda bir önyargım da yok. İki romanını okudum. Beğenmedim. Mutlaka değerlidir de, asla ‘benim yazarım’ diyebileceğim biri değil.

Konu şu:

Bir tarihte, bir İtalyan gazetesinde, ‘Zulüm gören yazarlar listesi’ yayınlanmıştı. Kemal Kerinçsiz taifesinin ‘Baba ve Piç’ romanı etrafında kopardığı gürültüden epey önce...

Listede dört Türk yazarın ismi yer alıyordu: Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Murathan Mungan, Elif Şafak.

Oray Eğin de haklı olarak sormuştu:

Bu yazarlar (özellikle Murathan Mungan ve Elif Şafak) ne zaman zulüm görmüşler? Kim bunlara zulmetmiş? ‘PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi’ Başkanı Müge Sökmen’in, aynı zamanda Mungan ve Şafak’ın yayıncısı olması (Metis Yayınları) bir tesadüf mü?

Evet, her fırsatta generallerini, polislerini, devlet adamlarını öven ve onore eden, yazarlarına ise mahkemelerle ve hapis cezalarıyla eziyet eden bir ülkede yaşıyorduk; 301 ve 216 gibi, her bünyeye, her şeraite uygun ceza yasalarımız vardı; farklılıklardan hoşlanmıyorduk; karşıtlıkları ‘tecziye nedeni’ sayıyorduk; Yaşar Kemal gibi ömrü mahkemelerde geçmiş ve hapse girmemesi karşılığında özür dilemesi sağlanmış uluslararası yazarlara sahiptik; Orhan Pamuk’un her cümlesinde ihanet vehmediyorduk; kısacası, sütten çıkma ak kaşık değildik...

İyi de, neredeyse münzevi bir hayat yaşayan Murathan Mungan’la, münzevi kalması kendi hayrına olacak Elif Şafak’a nasıl zulmediyorduk?

Nasıl bir tesadüftü bu böyle?

Neyse ki Elif Şafak çıkıp durumu açıkladı, ‘Benim ismim böyle bir listede olmamalıydı ve zaten böyle bir liste hiç olmamalıydı’ dedi. Ama Murathan Mungan özenli suskunluğunu korudu. Kimden ne görmüştü? Klanı dışında kimseyle görüşmeyen/görüşmemeyi tercih eden Mungan’a kimler nasıl gadretmişti? Müge Sökmen hanımefendiden de herhangi bir açıklama gelmedi. Ya da ben hatırlamıyorum.

Diyeceksiniz ki, ‘Oldu işte, kerinçli-kerinçsiz gayretlerle Elif Şafak’ımız da sonunda zulüm gören yazarlar listesine dahil oluverdi...’

Oldu evet.

Fakat, ‘Zulüm gören yazarlar listesi’ni yayınlayan aynı gazetenin (Corriere della Serra), aynı Elif Şafak’a ‘Uluslararası Gazetecilik Ödülü’nü vermesi hiç olmadı.

Esasında bir romancı olan Elif Şafak, bazı dergi ve gazetelerde yazmaktadır. Bir gazeteci değildir. İyidir, kötüdür, ayrı... Konumunun ve uluslararası şöhretinin ödülü olarak kendisine yazdırılmaktadır. Hilmi Yavuz gibi tıpkı, Selim İleri gibi, Enis Batur gibi...

Peki, bir gazeteci olmayan Elif Şafak, hangi uluslararası gazetecilik çalışması ya da başarısıyla bu ödüle layık görülmüştür? Bizim bilmediğimiz ne yazmıştır? Hangi gerçeği faş etmiştir?

Bu kadar tesadüf de fazla olmuyor mu?



Bu yazı 108 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,091 µs