En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Göbeğin bağını kim kesecek?





Seçimine daha bir yıldan fazla süre varken cumhurbaşkanlığı konusunu tartıştığımız yetmiyormuş gibi, tartışmayı da yanlış bir zeminde sürdürüyoruz. Sabah başyazarı Mehmet Barlas'ın hatırlatması yerinde: "Nasıl bir cumhurbaşkanı istiyoruz?" sorusuna cevap aramak yerine, "Kim cumhurbaşkanı olmamalı?" gevezeliğiyle vakit geçiriyoruz. Cumhurbaşkanı olabileceklerin şartları anayasada açıkça yazılı; o şartları üzerinde taşıyan bir milletvekili, yeterli sayıda milletvekilinin destek verdiği herhangi bir vatandaş aday olup seçilebilir...

Önemli olan hangi niteliklere sahip bir cumhurbaşkanına ihtiyaç duyulduğudur.

Aslına bakılırsa, yine Barlas'ın hatırlattığı üzere, cumhurbaşkanının nitelikleri ile o makama gelecek bir kişiden devletin ve milletin beklentileri anayasadaki 'yemin metni'nde yer alıyor. Kendisini o metindeki şartlara uygun gören kişilerin adları zamanı geldiğinde ön plana çıkacaktır. Adlar üzerinde bugünden tartışma açmanın ise kimseye bir yararı yok.

İnsan belleği zaten zayıftır da bizim siyasete dönük hatırlama gücümüz neredeyse sıfır. Oysa, çok değil bundan altı yıl önce, Türkiye, bugünküne benzer bir tartışma sürecini, neredeyse şimdiki gariplikleri birebir yansıtacak biçimde, yaşamıştı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in görev süresi beş yıl daha uzatılmak istendiğinde bir müddet '5+5' formülünü tartışmıştık; o girişim akamete uğradığında, ortaya dökülen adlara bakıp yine bazı hassasiyetleri ön planda tutan spekülasyonları dillendirmiştik, medya olarak...

Açın o günlerin gazetelerini, her kafadan bir ses çıktığını göreceksiniz... Benzerlik yalnız profesyonel görüş açıklayanların o gün ve bugün yazdıklarından ibaret değil; başka hassasiyetlerin tartışmaya karıştırılmasında da müthiş benzerlikler var. Bir yönüyle, 2000 ile 2006 arasında pek çok alanda dev ilerlemeler katedildiği bilinirken, bir başka yönüyle, tartıştığımız konular ve o konulara getirilen bakış açıları bakımından bir arpa boyu bile yol alamadığımız kendini belli ediyor.

Şimdilerde, bazı çevreler, ısrarla Türk Silâhlı Kuvvetleri'ni (TSK) de tartışmaya katmanın peşinde; bu hemen fark ediliyor. 2000 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de, bazı çevreler, ısrarla TSK'yı tartışmaların içine çekmeye çabalamıştı. Sonunda Genelkurmay Başkanlığı "Cumhurbaşkanlığı seçimiyle biz de ilgiliyiz" cümlesiyle özetlenebilecek bir açıklama yapmak zorunda kalmıştı.

Unuttuğunuz için bu hatırlatmaya şaşırmış olabilirsiniz...

Önce, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun, "Cumhurbaşkanlığı seçimi işinde biz yokuz" dediği bir yazarın sütunundan manşete taşınmıştı (14 Nisan 2000). Ertesi gün, Genelkurmay Başkanlığı, "Elbette işin içindeyiz" açıklamasıyla kamuoyu karşısına çıkmıştı. Açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu konuda hiçbir fikrinin veya değerlendirmesinin olmaması düşünülemez" denildikten sonra, "Cumhurbaşkanı olacak zat hakkında, ilkeler ve arzu edilen nitelikler bazında değerlendirmelerin mevcut olduğu" vurgulanmıştı.

Açıklamanın en önemli bölümü şurası: "Silahlı Kuvvetler, Anayasa ve kanunlarımız çerçevesinde, ülkenin yüksek menfaatlerini ve geleceğini ilgilendiren konularla yakından ilgilenmekte, gelişmeleri değerlendirmekte; görüş ve önerilerini, yasal zeminlerde ve doğrudan ilgili kişi ve makamlara ifade etmektedir. Bu kapsamda gündemde bulunan cumhurbaşkanı seçimleri ile ilgili olarak, Silahlı Kuvvetler'in bu konuda hiçbir fikrinin veya değerlendirmesinin olmaması düşünülemez." Bu açıklama 2000 yılı nisan ayında yapılmıştı.

Bizde Cumhurbaşkanlığı seçimleri hep sorunlu yaşanmıştır; Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya Köşkü'ne çıkmasını sağlayan seçim dahil... Tartışmalarda son sözü siyasî sistemin olağan aktörlerinin söyleyememesi ise bize özgü garipliklerdendir.

Bu defa siyasetçiler kendi göbeklerini kendileri kesmeli. Tartışmayı "Kim seçilsin?" boyutunda tuttuğunuzda süreci müdahalelere açmış oluyorsunuz; eğer gerçekten tartışmamız gerekiyorsa, konuyu kişiselleştirmeyip "Nasıl bir cumhurbaşkanı?" sorusuna cevap aramakla yetinmeliyiz...

Bu yazı 299 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,740 µs