En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Baykal da 301’in kapsamına giriyor...



Konu ilerleme raporu öncesi mutlaka gündeme gelecek. 301. maddeden söz ediyorum... Deniz Baykal da tabii, ne yapsın, Hükümet Türk kimliğe hakaret etmeyi serbest bırakma ayıbına ortak oluyor diyerek klasik muhalefetini sergileyecek.

Meselenin 301. maddeyi aşan boyutları da var. Asıl sorun, içinde 301 ve 216 gibi problemli maddelerin de bulunduğu yeni TCK’da...

Değerli Bakan Cemil Çiçek’in hararetli öncülüğüyle AB’yle uyum gözetilerek hazırlanmıştı ama, tecziye ifadeleri muğlak bırakıldığı için uygulamada sorunlar baş gösteriyordu.

Bir de dil...

Bu tür metinlerin dili de problemlidir. Metin yazarı bol bol Osmanlıca kelime kullanır ama bir türlü meramını anlatamaz. Bence yazım sürecine yazarları ve dilbilimcileri de katmak lázım.

Hatırlarsanız yeni TCK 1 Nisan 2005’te yürürlüğe girecekti. Tepkiler üzerine tarih 1 Haziran’a sarkıtıldı. Tepkiler dediğime bakmayın, kimsenin tepki gösterdiği filan yoktu. Bu satırların yazarının da müntesipleri arasında bulunduğu gazeteden (Yeni Şafak) başka muhalefet eden olmadı.

Fakir bile şu echel haliyle 3 (yazıyla, üç) adet yazı yazdı ve eski TCK’nın daha iyi olduğunu savundu.

AB ülkeleriyle uyum gözetilse de pek bir şey değişmemişti çünkü... Mahut 312, çok küçük bir değişiklikle 216’ya, meşhur 159 da 301’e dönüştürülmüştü. Üstelik, içinde, Türklüğe hakaret gibi tam olarak ne anlattığı bilinmeyen ifadeler vardı ve daha ağır yaptırımları içeriyordu.

Bir de millî yararlar meselesi vardı...

Bunun ne demek olduğunu da, 301. maddeyi değiştirmek ihanettir ve İyi ki hükümette Cemil Çiçek var noktasına gelen Deniz Baykal’ın cevaplamasını istemiştik; çünkü yeni TCK’nın en hararetli savunucularından biri de, özgürlükçü ve sosyal demokrat bir parti olduğunu söyleyen ama özgürlüklerin iadesi tehlikesine (!) karşı statükonun yanında yer alan CHP’ydi.

Bir hatırlatmada daha bulunalım:

Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, iş işten geçtikten sonra Zina meselesine takıldığımız için, yeni TCK’yla ilgilenemedik itirafında bulunmuştu.

Konuyla ilgilenmeyen, daha doğrusu yumurta kapıya dayandıktan sonra çıkıp lütfen bir açıklama yapan basın kuruluşlarından biri de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ydi...

Hadi Basın Konseyi zinaya takılmıştı, cemiyetteki arkadaşlar da geç uyanmışlardı.

Peki sendikası, cemiyeti, vakfı, dayanışmacı odaları ve her yıl sansürün kaldırılışının bilmem kaçıncı yıldönümünü kutlayan ama 28 Şubat yaptırımlarını derin bir tevekkülle izleyen diğer basın kuruluşları ne iş yapıyordu?

Muhalefet partilerini hiç arama...

Bir tek Doğru Yol Partisi’nin tepkisini hatırlıyorum. Biraz da utangaç bir tepkiydi sanki. O kadar...

Parlamento dışındaki partiler hepten ölüm sessizliğine bürünmüşlerdi.

Biz asıl sorundan geçtik, hiç değilse 301. madde üzerinde bir mutabakat oluşturalım ve ülkemizi düşünce suçu ayıbından kurtaralım.

Hemen itiraza yeltenmeyin, Türklüğe hakaret nereden de düşünce oluyor? diye...

159’dan tornistan edilen ve güya iyileştirilen 301. madde, sadece 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt kestik türünden boşboğazlıkları değil, kurumlara yönelik eleştirileri de cezalandırıyor...

Yani, Hükümet gaflet ve hıyanet içindedir diyen Deniz Baykal da bu kapsama giriyor.



Bu yazı 50 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,634 µs