En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Olana anlam kazandırmak



Daha önce pek yaşanmamış gelişmeler karşısında “Neler oluyor?” şaşkınlığına düşüyorsanız, kavrama eksikliğini sadece kendinizde aramayın. Gerçekten şu anda açıklanmaya muhtaç olağanüstü 'farklı' şeyler oluyor Türkiye'de...

Önce neler olduğunu görüp sonra 'farklı' gelişmeleri açıklamayı deneyelim.

ABD'nin PKK ile mücadele için bir koordinatör ataması Türkiye'de pek çok çevreden tepki aldı; ancak Türkiye'nin ayrılıkçı terörle ilgili şikâyetlerini hep kös dinlemiş Washington'un gecikmeli de olsa PKK'yı 'düşman' görmeye başlaması ciddi bir adım. Önceki gün İstanbul'da ASAM toplantısında dinlediğimiz ABD'li koordinatör Gen. Joseph Ralston'un ülkesinin konuya duyarsızlığına dair eleştirilere cevap verirken, “Amerika PKK konusunda duyarsız olsaydı ben burada olmazdım” demesi önemli.

Aynı toplantıda Türkiye'nin terörle mücadele koordinatörü Org. Edip Başer de, “Beni bu göreve Genelkurmay Başkanı uygun gördü; Cumhurbaşkanı'nın da desteği var” açıklamasını yaptı.

PKK konusunda birdenbire tavır değiştiriyor ABD ve atadığı koordinatörü en sert eleştirilerin soruya dönüştürüldüğü bir topluluğun karşısına gönderip samimiyet sözü verdiriyor... 'Koordinatörlük' kurumuna bizim askerler de karşı çıkmıyor, tersine destek veriyorlar. Bu duruma şaşırmamak mümkün mü?

Mehmet Ağar'a ve değişen söylemine de aynı açıdan yaklaşabiliriz. En bilinen özelliği, hayat çizgisinin sürekli 'terörle mücadele' ile kesişmesi olan bir 'devlet' adamı Mehmet Ağar; geçmişine baktığımızda onu hep “Devlet adına ölen de öldüren de şereflidir” deyişine yakın bir söylemin sahibi olarak görürüz. Genel başkanı olduğu DYP de o kişiliğe uygun bir parti; vaktiyle Tansu Çiller DYP lideri sıfatıyla 'Bask modeli' arayışına girdiğinde, en büyük tepkiyi partisi tabanından görmüştü.

O DYP'nin bugünkü lideri Mehmet Ağar, bilinen geçmişine rağmen, “Dağdakini ovaya indirip siyaset yaptırmak” gibi hayli 'ileri' bir tezi savunuyor... Gelin de şaşırmayın bakalım.

Diyarbakır'ın DTP'li belediye başkanı Osman Baydemir'in Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada yerel kaynakların yerel yönetimler tarafından kullanılması, vali ve belediye başkanının seçimle gelen aynı kişi olması talebi büyük gürültü kopardı. Basınımızda, günlerdir, istenenin bir tür 'eyalet sistemi' ya da 'federal yapı' olduğuna dair yorumlar çıkıyor.

Daha önce pek dile getirilmemiş talepler bunlar... PKK'nın ateşkes ilânı, ABD'nin Gen. Ralston'u ataması, Ağar'ın 'dağ-ova' söylemi ekseninde bu taleplerin sırıttığı şaşılacak bir biçimde görülebiliyor.

Bu gelişmelere, PKK tarafından ilân edilen ateşkesi, Kuzey Iraklı Kürt liderler Mesut Barzani ile Celal Talabani'nin Türkiye'de hoş karşılanmayacak sözler sarf ettikten sonra dediklerini geri almalarını, İran'a karşı eylemler yapmak üzere PJAK adlı yeni bir Kürt örgütünün ortaya çıkmasını da ekleyebiliriz.

Ne oluyor gerçekten?

Olan şu: Türkiye'nin 20 küsur yıl boyunca nefesini kesen ayrılıkçı terör belâsından kurtulmasına ramak kaldı. Teröre bulaşanlara iki seçenek sunuluyor: Ya bir daha teröre bulaşmama kararlılığıyla dağdan inmek, ya da PJAK saflarına katılıp enerjilerini o örgüte adamak... ABD, koordinatör atamak ve onu Türkiye'de kitleler önüne çıkarmakla bu yeni dönemi kime borçlu olduğumuzu anlatma çabasında... Ömrünü PKK mücadelesiyle geçirmiş Mehmet Ağar farkına vardığı bu değişim sürecine siyaseten sahip çıkmaya, DTP'li siyasetçiler de AB platformunu kullanarak gelişmeyi farklı bir yörüngeye oturtmaya çalışıyor...

Sürpriz gelişmelerin bizleri şaşırtması doğal da, süreç herhalde devleti yönetenler için şaşırtıcı değildir. Onların bu süreci ülke çıkarları istikametinde maharetle yönetmeleri gerekiyor çünkü.



Bu yazı 23 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,004 µs