En Sıcak Konular

Engin Ardıç


Engin Ardıç
0 0 0000

Bıyıksız Türk



Araştırma yapmışlar, gençlerin boyları uzuyor, bedenleri inceliyormuş; artık 'bıyıklı Türk' görüntüsünden de çıkmışlar, bıyık 'out'...

İnsanoğlunun boyunun giderek uzamakta olduğu doğrudur; ister bir Fransız kralının yatağını, ister Napoleon'un ceketini, ister bir Osmanlı padişahının kaftanını görün, şaşarsınız: Bunlar ne kısa boylu adamlarmış!

Fakat bıyık, yalnızca 'günün modasıyla' ilgilidir.

Türk delikanlıları arasında araştırma yapanlar anlaşılan bunu yalnızca 'şehirli' gençlere uygulamışlar, köylü bıyığını kolay kolay kesmez.

Fakat günümüzde ve Batı'da bıyığın modası yoktur.

Eskiden vardı.

Ne bıyık bırakmak 'kıroluktur', ne de bıyığını kesmek bir uygarlık belirtisi... Günün modası neyse ona uyulmaktadır.

Bizim çocukluğumuzda ve yeniyetmeliğimizde uzun saç ve sakal son derece yakışıksız karşılanırdı, Beatles topluluğunun o ünlü 'saç devriminden' sonra bu gibi konulara kuşkuyla ve tepkiyle yaklaşan halkımız hemen bu tür gençlere uygun gördüğü ismi takıvermişti: Beatles'ın okunuşundan kinaye, 'bitli'...

Sonra, yetmişli yıllarda hem paçalar bollaştı, ceket yakaları ve kravatlar yelkene döndü, hem de saçlar alabildiğine uzadı. O dönemde de saçını kısa kestiren tuhaf karşılanır oldu. O günlerde çekilmiş resimlerime şimdi bakıyorum, görüntüm bana çok 'kelek' geliyor. Ama o yıllarda çocukluk resimlerime baktığımda da saçım çok kısa göründüğünden 'çemiş' gelirdi ellili yıllar...

İki bin yılı çevresinde de çok kısa saç, hatta dazlak modası çıktı.

Günümüzde bıyık modası yok dedim, tövbe; günümüzde bıyık var ama çok hafif bıyık var.

Daha doğrusu 'pis sakal' modası var da, tüyler elbette yalnız yanaklarda kalmıyor, dudağın üstüne de uzanıyorlar.

Elbette buna gıcık olanlar da yok değildir. Oysa bu da alt tarafı bir moda cilvesidir ve mutlaka geçecektir. Belki 2010 yılından sonra gene uzun saça ve bol bıyığa dönülecektir.

Fakat bürokrasi gene kendi bildiğini okuyacak, saça ve bıyığa kızacaktır. Bu 'memur ideolojisinin' yansımasıdır.

Oysa Osmanlı subayları ve hemen bütün memurları da bıyıklı sakallı gezerlerdi, hatta bıyıklar yağlanıp geceden kalıba yatırılırdı, Alman imparatorunun saldığı modaya uygun 'Wilhelm bıyığı' ya da düpedüz 'Enver bıyığı' yaygındı.

Haa, demek ki 'matruş' surat, bir cumhuriyet modasıdır.

Ama bunun 'geçebileceğini' kimse düşünmemiştir. Atatürk 'şapka devrimini' yapmış ama günün birinde şapkanın neredeyse tümden ortadan kalkacağını aklına getirmemiştir belki de...

Dikkat edin, nasıl yüzyıllar içinde Osmanlı giyimi çok az değişmişse, en zor, en geç değişen moda da üniforma çizgileridir. Palaska kayışı kalkmıştır, o kadar. 1960 yılının bir subayıyla 2000 yılının bir subayı arasında ne saç, ne kravat, ne paça, ne de ceket yakası açısından belirgin bir fark göremezsiniz.

Ama biz siviliz ve buna uymakla yükümlü değiliz.

'Erkek dediğin kısa saçlı olur' falan diyen hatunlara da aldırmayınız, günümüzün göz alışkanlığıyla öyle konuşuyorlar. Bundan iki yüz yıl öncesine kadar Batı erkeğinde 'sexy' kabul edilen, çok uzun, atkuyruğu saç ve hatta bunun üzerinde kadife kurdeleydi! Bugün ben öyle gezsem ibne derler.

Ya 1830'lar ve 1840'larda yaşasalardı ne yapacaklardı, erkek modasına abartılı vatkalar ve 'evaze' redingot hakimdi, daha sonra iyice genişleyip kadın eteğine benzedi... Muslin kravatlar yatak çarşafı gibi büyük, elde sarı eldiven, hele pantalonlar... Önceleri sapsarı, sonra ekose (evet, pantalon da ekose), ve de 'tayt bandı' gibi bir pantalon bandı ki, ayakkabının altından geçiriliyor! Karı gibi herif, ay insanın gönlü bulanır kardeş, böğk...



Bu yazı 138 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Tayyip gitsin de Hitler mi gelsin?
    • 15 Ağustos 2012 Atraksiyon
    • 29 Temmuz 2012 Akşam diyordun Abbas
    • 23 Temmuz 2012 Özeleştirini yap Kemal arkadaş!
    • 16 Temmuz 2012 Fransa'nın Kılıçdaroğlu'su
    • 15 Temmuz 2012 Onları geri kazanalım
    • 4 Haziran 2012 Ay birbirinizden farkınız mı vardı?
    • 26 Mayıs 2012 İç savaş istediklerini söylemiştim
    • 29 Nisan 2012 Coşku duyulacaaak... Duy!
    • 13 Nisan 2012 Osmanlıca dersi de konulsun
    • 8 Nisan 2012 Osmanlı'da garaj mes'elesi
    • 23 Mart 2012 Hatırlayalım hatırlatalım
    • 7 Mart 2012 ''Haybeden Şef Gezisi''
    • 29 Şubat 2012 Senin de adın Kemal
    • 12 Şubat 2012 Lafının ardında dur
    • 19 Ocak 2012 Aman oğlum, vururlar ha
    • 6 Ocak 2012 Zurnanın zırt dediği yere henüz gelmedik
    • 5 Ocak 2012 İlker Paşa bize de ifade versin
    • 2 Ocak 2012 CHP'yi destekliyorum
    • 19 Aralık 2011 Olmayanı olduramazsınız

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,151 µs