En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Bu mazlum lâkin vakur millet (2)



Sevgili okuyucular, bu başlıklı ilk yazımı 15 Ocak 2006'da yayımladığımda çok ilgilenmiştiniz. Hadiseler öylesine gelişiyor ki, bu pazar da aynı
konuda sizlerle dertleşme ihtiyacı hissettim.

Dünyanın en eski kültür ve medeniyeti

Mensubiyetiyle iftihar ettiğim Türk Milleti, kökleri M. Ö. 4000 yıllarına kadar inen, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birinin sahibidir. Türk Milleti, tarihin en eski devirlerinden itibaren var olmuş ve dünya tarihinin şekillenmesine tesir etmiştir.

Türkler, tarihte 16'sı büyük olmak üzere 113 devlet kurmuş; bu devlet ve imparatorluklar, tarihin hemen her döneminde dünyaya hâkim olmuşlardır.
Türk Milleti, bu hâkimiyeti esnasında asla kan dökmemiş ve idaresi altındaki toprakları sömürmemiştir. Üç kıtada her gittiği yeri imar ve âbât etmiştir.
Bu şanlı tarihimizle ne kadar övünsek azdır.

Zalim değil mazlum olduk

Türk Milleti, binlerce yıllık tarihinde hep öncü olmuştur. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında, tarihin çeşitli devirlerinde bu rollerini oynarken hep öne çıkmıştır.
Türkler, Asya'da, Çin, Hint ve İran medeniyetlerini hâkimiyetleri altına almış; kavimler göçüyle Avrupa'yı şekillendirmiş; Ortadoğu ve Afrika'yı yönetmişlerdir.
Daha da önemlisi, 20. yüzyılın başlarına kadar tam 9 asır boyunca İslâm'ın bayraktarlığını yapmış ve her devirde, açık ya da gizli, Haçlı seferlerine muhatap olmuşlardır.

Türk Milleti, bu tarihi içerisinde daima öne çıktığı için de, inhitat dönemlerinde zulme en çok maruz kalan millet olmuştur.

Batı'nın hazmedemediği

Papa'nın başını çektiği Hristiyan dünyası ve özellikle Avrupa, Türkiye'yi 'bible land' (İncil'de bahsi geçen toprak) olarak görmekte ve Müslüman Türkler'in bu topraklardaki hâkimiyetini bir türlü hazmedememektedir. Türkiye'nin dünya üzerindeki siyasî konumunda, Batı'nın bu kompleksi daima tesirini hissettirmiştir.
Fransa'nın yediği son herzenin arka planında da, iç politika hesapları bir yana, bu hazımsızlık yatmaktadır. Demokrasi, düşünce özgürlüğü ve laiklik konularında başı çekme iddiasında olan Fransa, aslında geçen yüzyıldan beri bu maskenin ardında 'tek dişi kalmış canavar' dan başka bir şey olmadığını göstermiştir.

Vekarımızı bozmayalım

'Medeniyetler Çatışması'nı bitirmek için dostluk elini uzatmış Türkiye'ye karşı yapılanları bir düşününüz...

Bir tarafta, AB'ye girmek için Avrupa'nın her türlü kaprisini sineye çekerek hürriyetçi demokrasi peşinde koşan Türk Milleti, diğer tarafta, O'nu 'soykırımcı' olarak nitelendiren, parlamentosunda kararlar alan, demokrasiye ve düşünce hürriyetine aykırı kanunlar çıkaran Avrupalılar...

Bir tarafta, 70 bin kaçak Ermeni'ye kucak açan ve onları doyuran; hiçbir komplekse kapılmadan Van'daki Akdamar Ermeni Kilisesi'ni restore eden; Ermeniler'in de yoğun şekilde yaşadığı Lübnan'a barış için asker gönderen Türkiye; diğer tarafta böyle bir Türkiye'ye sırtını dönen Avrupa...
Lâkin vekarımızı bozmayalım. Biz, binlerce yıllık bir çınarız. Birkaç kendini bilmezin yaptıklarına aldırmayız. Bu millet bugüne kadar neler gördü geçirdi. Soykırım iftirasını kabul ettiği için kendisine Nobel verilen yazarımızı bile hoşgörelim.

'Canım, zaten çok iyi romancıydı' diyerek gülümseyelim.



Bu yazı 420 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,236 µs