En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Ağar'daki değişim



Mehmet Ağar'ın söylediklerini herhalde takip ediyorsunuzdur; hergün bir diğerini üstüste koyduğu yapı taşları medyanın ilgisini uyandırmayı başardı. Kendisi Yeni Şafak'ı uzağında tutuyor, ama olsun, dün bizim gazete de DYP liderinin açıklamalarına yarım sayfa ayırmıştı.

Kendi partisi yöneticilerini de şaşırtan bir tavır izliyor Mehmet Ağar; DYP genel başkan yardımcısı Saffet Arıkan Bedük "PKK'ya af mı olur?" itirazında bulunurken genel başkanın sözleri hatırlatılınca şaşırmış olmalı. Kendini toparlayıp, "Genel başkanın sözleri bizi de bağlar" demiş...

Türkiye 1984 yılından beri PKK terörüyle baş etmeye çalışıyor. Ayrılıkçı terör yüzünden en az 30 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Yalnız beşerî kaybı yok Türkiye'nin, kalkınmaya ayrılabilecek kaynaklar da bu alana kaydırıldı mecburen; kimine göre 100, kimine göre 200 milyar dolar... Zihinsel bölünmüşlük görüntüsünde terörün ve terörle mücadelenin payı da çok büyük.

PKK ile mücadele" denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biridir Mehmet Ağar... Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde Emniyet Genel Müdürü iken 'şiddete şiddet' yöntemine ek olarak, 'teröre bildiği dilden cevap' için de kolları sıvayan oydu. PKK'ya destek çıkan işadamları listesini onun hazırladığı duyulmuştu. O dönemde suikasta uğrayan işadamlarının isimleri o listede var mıydı, bilinmiyor...

Geçmişte PKK'yla en keskin mücadeleyi etmiş birinin şimdilerde benimsediği söylem, birlikte olduğu siyasî kader arkadaşlarını da şaşırtıyor. Diyarbakır'a gittiğinde karşısına çıkan topluluklara Kürtçe hitap etti Mehmet Ağar. PKK'yı sahada yenmenin yetmeyeceğini, bir yandan halkın gönlünü kazanırken bir yandan da dağdakileri aşağıya indirmenin gerekliliğini savunuyor...

Son çıkışları da 'dağdakileri indirme' amaçlı bir formülle ilgili...

Kendisinin hızlı bir biçimde PKK konusunda devreye girmesinde ne denli etkili olduğunu tam bilmesem de, DYP lideri Mehmet Ağar'ın bir grup liberal aydınla çok yakınlaştığından heberdarım. Bunlardan birinin adı başka bir vesileyle deşifre oldu: Prof. Ali Atıf Bir... DYP lideri Mehmet Ağar'a seçim kampanyası konusunda danışmanlık yaptığı için Hürriyet yönetiminin yazılarına son verdiği duyuldu Prof. Bir'in... Henüz seçimlere hayli zaman var; Ağar-Bir birlikteliği son çıkışların iletişim planlamasıyla ilintili olabilir gibime geliyor.

Konunun özüyle ilgili olarak bir grup aydınla sıkça biraraya geldiğini işitip duruyorum Mehmet Ağar'ın... Dikkatimi çeken, neredeyse düzenli periyotlarla gerçekleşen görüşmeleri iki tarafın da açık etmekten kaçınması. Mehmet Ağar'ın partideki yardımcıları bile görüşmelerden uzak tutuluyorlar; görüşlerini aktaran liberal aydınlar da bu işbirliğinin bilinmesini istemiyorlar sanki...

Bu durumda bana da isim vermemek düşüyor. Bu sebeple, televizyon tartışmalarında en aşırı liberal görüşlerini kamuoyuyla paylaşan öğretim üyesi ile aslında öğretim üyesi olduğu halde yazarlığı daha ağır basan bir başka aydının isimlerini kendime saklıyorum...

Siyasî rakipleri hiç hoşlanmadılar, ama son çıkışları basında olumlu tepkilerle karşılandı. Ben de çıkışını siyaseten hayli cesurca buluyorum doğrusu. Kimi yazar Mehmet Ağar'ın bilinen kimliğindeki müthiş dönüşümü coşkulu biçimde takdir ettiğini kayıtlara geçirdi. Kimi de iktidardaki Ak Parti'ye onun çizgisini izleme tavsiyesinde bulundu. Genel beklenti, seçim sonrasında koalisyon zorunluluğu ortaya çıkarsa, bunun Ak Parti ile DYP arasında gerçekleşmesi yönünde... Mehmet Ağar'ın niyetinin de bu olduğunu sanıyorum...

PKK çıkışları DYP'nin konuya hassas tabanını dönüştürebilecek mi? Ne de olsa, PKK ve terörle mücadele konusunda Mehmet Ağar hep farklı bir söylemin sahibi olarak bilindi; DYP'ye de o görüşleri bilinerek genel başkan seçildi.

Karmaşık bir tarafı yok Mehmet Ağar'ın yeni söyleminin; formülü olağanüstü basit: PKK militanları için "Dağda silâh tutacağına düz ovada siyaset yapsın" diyor... Bunun için de, hükümete, kapsamlı bir af çıkarma tavsiyesinde bulunuyor...

Hiç değilse benim için yabancı bir formül değil bu. İsteyen Zaman gazetesinin arşivine girip 19 Ocak 1996 tarihli Gündem köşesine göz atabilir. Şu satırlarla karşılaşacaktır: "Tansu Çiller'in başbakan sıfatıyla Washington'a ayak bastığı ilk gezide, Beyaz Saray adına verilen brifingte ifade edilenleri daha önce de kaydetmiştik... Milli Güvenlik Konseyi üyesi bir subay, açıkça, 'Biz, demokratik bir ülke olan Türkiye'de Kürtler'in de siyasi sisteme girmesini istiyoruz; PKK eline silâh alıp terör yapacağına, demokratik sistem içinde yerini alsın' demişti..."

Mehmet Ağar'ı izlemekte yarar var.



Bu yazı 294 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,769 µs