En Sıcak Konular

Ahmet Hakan


Ahmet Hakan
0 0 0000

Kakofoni



SORU şudur: "İrtica nedir, mürteci kime derler?"

Yanıt maalesef acayip çeşitlidir:

"İslamcı"ya sorarsanız...

Cahiliye Devri'dir. Peygamber'den önceki şirk düzenidir. Oraya dönüş özleminin adıdır irtica.

"Pozitivist"e sorarsanız...

Bilim dışı inanışların tümüdür irtica.

"Liberal"e sorarsanız...

Önemli olan AB standardıdır ve gerisi hikáyedir.

"Devrimci"ye sorarsanız...

Gericiliktir.

"Burjuva"ya sorarsanız...

"Bizim muhite gelmesin de ne olursa olsun" kayıtsızlığıdır.

"Bürokrat"a sorarsanız...

Kendisinin gelmesi gerektiği yere atanan "falanca bey" ya da "falanca hanım"ın bağlı olduğu ideolojinin adıdır.

"Muhafazakar demokrat"a sorarsanız...

Demirel'den Özal'a her sağ liderin hayatında mutlaka karşılaştığı bir suçlama biçiminin adıdır.

"Asker"e sorarsanız...

Mesela bir üst düzey yetkilinin "Laikliği yeniden tanımlayalım" demesidir.

"Laikliği yeniden tanımlayalım diyen üst düzey yetkili"ye sorarsanız...

Marjinal ve önemsiz bazı aklı evvelerin hayalidir.

"Başbakan"a sorarsanız...

Bazı aşırılıklardır.

"CHP"ye sorarsanız...

Okul kitaplarına "şifalı abdest suyu" türünden saptamaların yazılmasıdır.

Oktay Akbal'a sorarsanız...

Salaş bir esnaf lokantasında birçok seçeneği bir tarafa bırakıp "menemen" siparişi vermektir.

Turhan Abi'ye sorarsanız...

Bir takke, bir çarşaftır.

İlhan Abi'ye sorarsanız...

"Baba Erenler" tarzı fıkraların anlatılmasına ifrit olanların ideolojisiir.

"Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği"ne sorarsanız...

"Biz bilmeyiz, Sayın Cumhurbaşkanımız bilir" şeklinde bir yanıttır.

"Ankara Cumhuriyet Savcılığı"na sorarsanız...

Kayıtlarında rastlanılmamıştır.

Profesör Nilüfer Göle'ye sorarsanız...

Mahremdir ama aynı zamanda moderndir.

Profesör Celal Şengör'e sorarsanız...

Önce "emir" gelir, "tanım" ardından eklenir.

"Bedri"ye sorarsanız...

Menili peçete sergileme özgürlüğüne vurulan darbenin adıdır."Altemur Bey"e sorarsanız...

Türklük başında dumandır, kovaladıkça kaçandır.

***

Tamam, tamam.

Daha fazla uzatmayacağım.

Çünkü...

Ben uzattıkça...

Korkarım "sömürge" valimiz, yani Amerikan Büyükelçisi haklı çıkacaktır.

Bence de Bardakoğlu

KONUMUZ Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu.

Hürriyet yazarı Bekir Coşkun dünkü yazısında Bardakoğlu için şunları yazmış:

"Nur yüzlüdür. Ne zaman onu uzaktan görsem, ceketimi ilikleyip koşarak elini sıkmak gelir içimden. O bir din adamı. Onu uzun uzun dinlemek, söylediklerine kulak vermek, önerilerine-yorumlarına uymak isterim."

Güzel...

Ben de aynen böyle düşünüyorum.

Zekeriya Beyaz'ın dejenerasyonu, Yaşar Nuri Öztürk'ün kibri, Hayrettin Karaman'ın içe kapanıklığı, Mehmet Aydın'ın geri çekilişi...

Ve onların yanında Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun sorumlu yaklaşımları, vakur duruşu, nur yüzü, ciddiyeti, saygınlığı, bağımsızlığı, cesareti, insan sevgisi, bugünün insanının dilinden konuşması beni de etkiliyor.

Şimdi "Hadi canım sen de. Senin Bekir Coşkun ile aynı görüşte olman normal. İkiniz de bir noktada buluştunuz" falan diye tezvirat yapanlar çıkacaktır.

Tamam, o zaman, başka referanslara bakalım:

Ali Bardakoğlu'ndan...

Görüştüğüm AKP'liler de memnun, CHP'liler de.

İşte Bekir Coşkun da memnun, İslamcı cenahta kalem oynatanlar da.

Kısacası...

İslamcılık üzerinden ticaret yapan lümpenler ile "din" denilince tüyleri diken diken olanlar müstesna...

Herkesin güvenini kazanan bir Ali Bardakoğlu var karşımızda.

Demek ki neymiş?

Bir din adamı üzerinde hem ben, hem Bekir Coşkun, hem AKP'li, hem CHP'li ittifak edebiliyormuş.

Demek ki neymiş?

Nefret ettirmemek, sevdirmek...

Küstürmemek, kazanmak...

Uzaklaştırmamak, yakınlaştırmak...

Mümkünmüş.



Bu yazı 293 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Temmuz 2010 Yeter ki Tayyip gitsin duygusu
    • 3 Eylül 2009 Umreden mahrem notlar
    • 26 Şubat 2009 28 Şubat bitti mi?
    • 22 Şubat 2009 Aydın Doğan’la bir fasıl gecesi
    • 9 Şubat 2009 Hastasıyım bu istismarın
    • 18 Ocak 2009 Benim gözümle Kemal Gürüz
    • 24 Kasım 2008 CHP’nin Tayyip’i
    • 6 Ağustos 2008 Ahmedinejad’ın Anıtkabir’de ne işi var
    • 23 Temmuz 2008 Kandıra’dan mesaj var
    • 9 Temmuz 2008 Gaza gelme Latif Abi
    • 4 Haziran 2008 Önder Sav’a açık mektup
    • 25 Mayıs 2008 Kısa Türkiye tarihi
    • 19 Mayıs 2008 Ağustosta rapsodi
    • 7 Mayıs 2008 Asılmışların paylaşımı
    • 5 Mayıs 2008 Biri Tayyip’e fısıldadı: Parti kapatılmayacak
    • 10 Nisan 2008 Organize’de iki saat
    • 13 Mart 2008 Bayan Çölaşan yalan söylüyor
    • 7 Mart 2008 Da Vinci Baykal’ın şifresini çözdüm
    • 2 Mart 2008 Yaşar Paşa’ya da bir şey söylenir mi?
    • 17 Şubat 2008 Artık şu İranlılara yüz vermesek diyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,995 µs