En Sıcak Konular

Serdar Turgut


Serdar Turgut
0 0 0000

Beyaz Saray görüşmesi



İki liderin görüşmelerinde PKK lafını etmemiş olmaları da çok anlamlı değildir. Çünkü bize gelen istihbarat iki liderin PKK adını ederek örgütün gereksiz propagandasını yapar hale düşmemek anlaşmasına vardıklarıdır

Açıkça söylemeliyim ki; ben Başbakan Erdoğan'ın Beyaz Saray temasının son derece başarılı olduğunu düşünüyorum. Ben bu görüşmenin son derece sorunlu geçeceğini ve hatta iki başkan arasında sertleşme bile olabileceğini düşünmekteydim. İki liderin de birbirlerinden fazla hoşlanmadıkları çok büyük bir sır değil.

Buna rağmen ikisi de iyi bir siyaset adamı ve iyi devlet adamı olduklarını gösterip karşılıklı çıkarları ön plana çıkarıp gerektiği gibi konuştular ve her şeyi diplomatik bir tatlılıkla bağladılar.

Başbakan Erdoğan bu görüşmeden puan almış durumda dönmektedir. Somut ne oldu diye sorarsanız buna verilecek pek de cevap yok ancak bu düzeyde yapılan ikili görüşmelerde önemli somut adımlar atılmasını beklemek doğru değildir. Çünkü liderler görüşme anında ortaya atılan konularda somut anlaşmalara varıp ülkelerini ve kendilerini bir anlaşmaya bağlamak istemezler. Somut adımlar iki liderin konuşmalarından sonra bürokratlar ve uzmanlar tarafından atılır ki, bu da normal olanıdır.

Peki ne olmuştur da iki liderin görüşmesinin başarılı geçtiğini düşünmekte olduğumu sormalısınız? Liderler görüşmesinde iki ülke arasındaki ilişkilerin genel çerçevesi çizilir, geleceğe yönelik hedefler konulur. Görüşmede bu olmuştur. Daha da önemlisi ABD ile Türkiye birbirlerine karşı tekrar güven tazelemişlerdir. Beyaz Saray'ın AKP hükümetine karşı tavrı son dönemde hayli olumsuz olmaya başlamıştı. Hatta Beyaz Saray Türkiye ile bağlantısını iki ülke askeri yetkilileri arasında açılan özel bağlantıdan yürütmeyi tercih etmeye başlamışltı.

Kuzey Irak'taki Kürt oluşumuyla da somut bağlantıları olan ABD'nin Türk hükümetine karşı bu şekilde tavır almış olması Türkiye'yi hayli korkutmaya ve canını sıkmaya başlamıştı. AKP lideri bu ziyaretinde bu handikapı aşmış görünmektedir ki; bu da Türkiye için olumlu bir şeydir.

Bu bağlamda iki liderin görüşmelerinde PKK lafını etmemiş olmaları da çok anlamlı değildir. Çünkü bize gelen istihbarat iki liderin PKK adını ederek örgütün gereksiz propagandasını yapar hale düşmemek anlaşmasına vardıklarıdır. O nedenle lafın edilmemesinden yola çıkarak siyasi sonuçlara gitmek çok da anlamlı değildir.

Zamanlama yanlış

Bir de şunu da söylemeden bitiremeyeceğim; bu kritik ortamda yapılacak önemli bir görüşme gününde Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasını yapmayı tercih etmesi hiç de şık olmamıştır. Genelkurmay Başkanı'nın dedikleri doğru olabilir ama bunları söylemek için başka bir günü, en azından Başbakan'ın ülkeye dönmesini beklemesi gerekirdi. Başkan Bush ile görüşmenin gerçekleşmesinden birkaç saat öncesine denk getirerek yapılan Genelkurmay Başkanı konuşması Başbakan'ın kozlarını zayıflatmıştır. Şimdi arkadaşlar aradaki saat farkı nedeniyle Başbakan'ın konuşmayı dinleyemediğini ancak sabah saatlerinde konuşmanın özetinin kendisine verildiğini söylüyorlar. Ama aynı özetin Başkan Bush'a da adamları tarafından verildiği ve ayrıca Başkan Bush'un görüşmeye girmeden önce mutlaka bu konuda bir brifing aldığına da eminim. Bu tür gerçekleri de kimsenin unutmaması gerekir.



Bu yazı 190 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2009 Cemaat ile TSK diyaloğa girmeli
    • 22 Aralık 2008 Erdoğan’ın kızının resmini görünce utandım
    • 11 Aralık 2008 Modernizmin ölümü ve anlamsızlık
    • 11 Kasım 2008 Fehmi Koru’nun yazısının şifreleri
    • 3 Kasım 2008 Acımasız düzen
    • 31 Ekim 2008 Medya Faşizmi nedir?
    • 28 Ekim 2008 THY’nin devrimci kararı
    • 24 Ekim 2008 Krizi fırsata çevirmek
    • 22 Ekim 2008 Kriz komplo olabilir mi?
    • 2 Ekim 2008 New York şehrinin kapanması
    • 16 Eylül 2008 Doğan’ın büyük kötülüğü
    • 17 Ağustos 2008 Medya da temizlenecek
    • 7 Ağustos 2008 Taşlar yerine böyle oturur
    • 27 Temmuz 2008 Faili meçhul hayatım
    • 17 Haziran 2008 Derin devlet gurusu
    • 23 Mayıs 2008 S-muhtıra
    • 1 Mart 2008 ABD’ye nanik yapılmaz
    • 29 Şubat 2008 Bölgenin ‘Büyük Abi’si
    • 9 Şubat 2008 Fakirlik ebedi oldu
    • 15 Ocak 2008 Enerji güvenliğinde stratejik ortaklık

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,272 µs