En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Ters dalga



Olmaz sanılan oluyor Amerika'da. Birleşmiş Milletler (BM) Zirvesi, bu yıl, alışılmış düz konuşmalar yanında bayağı renkli çıkışlara da sahne oluyor. Amerikalılar Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ile İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın New York'a gelmesine izin verdikleri için pişman görünüyorlar.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın ABD'nin öndegelen dış politika kuruluşu Council on Foreign Relations (CFR) tarafından ağırlanması bir büyük olay aslında. BM genel kurulunda konuşan İran liderinin değişik televizyon kanallarına çıkıp görüş açıklaması da önemliydi elbette; ancak esas üzerinde durulmayı hak eden CFR ile buluşması...

CFR, Amerika'nın en önemli düşünce üreten kuruluşu. Bunun sebebi, iktidara kim gelirse gelsin, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı'nda en kritik koltukların CFR üyeleri tarafından işgal edilmesidir. Bill Clinton döneminde de bu böyleydi, George W. Bush döneminde de böyle. İki başkan da, kendilerinden önce gelenlerin çoğu gibi, itibarlı CFR'nin üyesidir zaten.

Böyle bir kuruluşun İran liderine görüşlerini açıklama fırsatı vermesi, tahmin edileceği gibi, CFR üyeleri arasında dalgalanmaya yol açtı. Önce yemekli bir toplantı olacaktı, itirazlar üzerine yemek faslından vazgeçildi. Pek çok dâvetli protesto edip toplantıya katılmadı. Anti Defemation League gibi Musevi kuruluşları, Elie Wiesel gibi Nobel ödüllü yazarlar sert açıklamalarla toplantıyı kınadılar. Onlar kınadı, katılanlar da kendisini sorularıyla sıkıştırdılar, ama Ahmedinejad konuşmasını yaptı ve vereceği mesajları vermekten de geri durmadı.

BM'deki konuşmalar televizyonla dünyanın her tarafına yayıldığı için, Ahmedinejad ve Chavez'in sert ifadeleri milyonlarca insana ulaştı. İranlı lider dünyadaki fukaralığın sebeplerini bazı ülkelerin açgözlülüğüne bağladı. Venezuela lideri ise, ABD'ye ve özellikle yönetici kadroya ağzına geleni söylemekten geri durmadı.

Şu sözler İran lideri Ahmedinejad'a ait: “Savaş ve çatışma çıkaran bazıları, başkalarını fukaralığa mahkum ederken, kendi egemenlik alanlarını hızla genişletiyor, daha zenginleşiyor. Bazıları dünyayı silâhlara ve tehditlere dayanarak yönetmeye kalkışırken, başkaları fakirlikle başetme derdinde. Bazıları başkalarının vatanını işgal edip içişlerine karışarak petrolünü ve öteki değerli kaynaklarını denetim altına alırken, başkalarının evlerine bombalar yağıyor, çocukları sokaklarda can veriyor.”

Dünkü New York Times, İran liderinin konuşmasından şu sorunun altını çizmeyi uygun bulmuştu: “BM Güvenlik Konseyi'nin sürekli üyeleri olan ABD ve İngiltere hükümetleri saldırganlığa kalkışır, işgalciliğe soyunur, uluslararası hukuku çiğnerlerse, BM'nin hangi birimleri onları hizaya getirebilir? İmtiyazlı üyesi oldukları Konsey şiddet kullanmaları konusuna eğilir mi? Bugüne kadar böyle bir şey oldu mu?”

Venezuela lideri, Bush'tan 'Şeytan' diye de söz ettiği konuşmasında, Washington yönetiminin canını sıkacak pek çok ifade kullandı. Şu cümleler o konuşmadan: “Sayın dünya diktatörü, ömrünün bundan sonraki günlerini bir kâbus gibi yaşayacağına dair içimde bir his var. Çünkü bizler ayağa kalkıyoruz. İnsanlar emperyalizme karşı ayaklanıyor, eşitlik, saygı ve ülkeleri için egemenlik hakkı talep ediyor...”

Şu kadarını ekleyeyim: Chavez'in konuşması başında kürsüden tavsiye ettiği Noam Chomsky'in yazdığı 'Hegemony or Survival: America's Quest for Global Dominance' (Hegemoni veya Varlığını Sürdürme: Amerika'nın Dünya Egemenliği Arayışı) kitabı ABD'de bir günde en çok satanlar listesine girdi.

ABD Başkanı iki liderin ülkesine gelmesine izin verdiğine pişman mıdır?



Bu yazı 29 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,353 µs