En Sıcak Konular

Halit Kakınç


Halit Kakınç
0 0 0000

Vatikan'ın skolastik ve dogmatik açmazları



Bu konudaki son yazıdır. Hem iğneli hem çuvaldızlıdır. Çuvaldızla başlayalım. Müslüman Türk Milleti, Museviliği bilmiyor. Hıristiyanlık hakkında da fikri yok. İslámiyet'in konseptinde Hıristiyanlık 12-13 yüzyıl önce ne idiyse, genel olarak bugün de aynı gözle bakılıyor.

Son 10 gün içerisinde Türkiye'de sadece Hadi Uluengin'in biraz ucundan kıyısından dokunması dışında, Papa'yı haksız çıkartacak tek rasyonel ses yükselmedi. Tepkiler duygusaldı ve hatta hafiften aba altından sopa da gösteriyordu. Kimse çıkıp da Papa'nın söylediklerini anlamlı bir tartışmaya açmadı. Hıristiyanlığa hakaretle geçiştirmek tercih edildi.

Katolik nedir, Ortodoks nedir - aralarındaki uçurumlardan habersiziz. Söz gelimi Katoliklik, aslında doğduğu günden bu yana laik olma iddiasındadır. Ortodoksluk ise devlet dinidir. Tarihte papaların çabası, laik prenslerin üzerinde bir yer tutmaktı. Bugün de değişen bir şey yok. Şimdi de laik devletlerin üzerinde kendine bir yer arıyor.

Tarihten hareket edelim. Vatikan gecikince, Protestan Reformu daha önce geldi. Vatikan kendini toparlamaya öncelik vereceği yerde, İspanya ile Fransa arasında denge tutturmaya çalıştı. Hispanik Engizisyon'un cinayetlerine göz yumarak bu kargaşanın içinde yanlış ata oynadı. Şiddete prim verdi. Kuzey'i kaybetti.

Ve bugün için Papa'nın elinde kala kala İtalya ile İspanya ve onların bulaşık suyunda boğulan Güney Amerika ve İrlanda kaldı. Görünen o ki, Papa da klasik destesindeki bitmiş gücünü diriltme alternatifinde karar kıldı.

İki arada kalmanın

çıkmazlarını yaşıyor

Vatikan'daki esas çağdaş çatışma, modern olan ile olmayan - rasyonel fikirler ile irrasyonel miraslar arasında. Batı, Antik-Yunan'ı dirilterek dogmaları aştı. Vatikan ise iki arada bir derede - komik bir yerde kalıyor. Geleneği itibarı ile irrasyonel. Skolastik ve dogmatik - doktriner düşünce kalıplarını kıramıyor. Moderniteyi tam olarak reddetmesi mümkün değil. Kabûl etmekte de zorlanıyor.

Bu arada laik düzlemdeki siyasi boyutta rasyonel geleneğin en irrasyonel temsilcisi G. W. Bush ve ekibi ile İslámiyet arasında açık bir savaş var. Papa da bu trenin içinde, Bush ile aynı kampta yer almak istiyor. Ne var ki çok önemli bir hata yapıyor. Sorunun İslámiyet ile Hıristiyanlık arasındaki bir medeniyet savaşı değil, modern olmak ile modern olmamak arasındaki mücadele olduğunu göremiyor.

Ratzinger; mutlakları, dogmaları zihin haritasından silemiyor. Bu açıdan köktendincilikte Usame bin Ladin'den bir farkı yok. Kaypak zeminde oynuyor.

Sosyal hareketlerin

kelebek etkileri var

Sosyal hareketler, kelebek etkisine tabiidir. Yani, her zaman beklenen neticeleri doğurmaz. Sosyal hareketlerde bir etkinin nerede ve nasıl başka bir etki doğurabileceğini bilemeyiz. Bu açıdan Ratzinger'in genel olarak ne etki yaratacağını şimdiden kestirmek zor.

Aslında Papa'nın büyük bir etkisi yok. İnsanlar, eleştirel şekilde dinliyorlar. Papa da insanların düşüncelerini kontrol edecek önemli bir şey söyleyemiyor. Olsa olsa Hıristiyan camiadaki İslámiyet aleyhtarı atmosferi biraz daha büyütüyor.

Öyle herkesin söylediğine kızmak yerine, Huntington'un zırvasından beri ortaya çıkan provokasyonları mantık çerçevesinde - Papa'nın papalık seçiminde şeyini avuçluyorlar mı? - gibi magazinden uzak boyutlarda ele almamızda yarar var.

Başbakan Erdoğan'a da, böyle hassas konularda hemen hükme varılmaması için kurmaya çalıştığı Medeniyetler Köprüsü açısından önemli işler düşüyor.



Bu yazı 67 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Eylül 2006 Vatikan'ın skolastik ve dogmatik açmazları
    • 20 Eylül 2006 Vatikan'ın karmaşık ve karanlık koridorları 2
    • 17 Mayıs 2006 Olay türbülans değil yeni fiyat düzenlemesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,000 µs