En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Satılık hastalıklar



İlaç endüstrisinin ‘ne pahasına olursa olsun daha fazla ilaç satma ve daha fazla kâr etme’ hedefiyle yaptıkları oyunlar, dalavereler, çevirdikleri fırıldaklar… gazetelerde sıkça yer alıyor.

Henüz geçen gün, kanser tedavisinde kullanılan bir ilacın ödeme kapsamı dışına alınmasıyla, rezil bir oyun daha ortaya çıktı. Ali Bayramoğlu’ nun Yeni Şafak’ taki köşesinde yazdığına göre, meğerse, daha önce de SSK’ yı ‘çarptığı’ iddiasıyla mahkemelik olan ‘gözü dönmüş firma’ 5 ampullük kutuları devlete, utanmadan, sıkılmadan… 10 ampullük kutu fiyatına satmıştı.

İşte, tam da bugünlerde Satılık Hastalıklar adını taşıyan ve okuduğunuzda ‘’Bu kadar da olmaz, sağlıklı insanlar üzerinde bu kadar da oyun oynanmaz’’ diyeceğiniz bir kitap çıktı.

Ray Moynihan ve Alan Cassels tarafından kaleme alınan ve hayykitap tarafından yayınlanan, ilaç endüstrisinde dönen dolapları gözler önüne seren bu eseri tüm doktorlar, eczacılar, hatta ilaç kullanan herkes mutlaka okumalı.

İLAÇ ENDÜSTRİSİNİN İÇ YÜZÜ

Yaklaşık 30 sene önce Ivan İllich isimli bir düşünür, genişleyen tıbbi yapılanmanın hayatın kendisini ‘’tıbbileştirdiğini’’, insanın ölüm ve acı çekme gerçeğiyle başa çıkabilme yetisinin çökertilmeye çalışıldığını ve gittikçe daha fazla sıradan insanın hasta sınıfına sokulduğunu söyleyerek dikkatleri bu konuya çekmişti. ‘’Henüz hastalanmamış ya da iyileşme umudunu kaybetmiş insanlar üzerinde nüfus kuran kurmaya çalışan’’ tıp sistemini eleştirmişti. On yıl önce tıp yazarı Lynn Payer ‘’ hastalık çığırtkanlığı’’ adını verdiği bir süreci tanımladı: Daha fazla hasta görebilmek ve daha fazla ilaç satabilmek için hastalık sınırlarını lüzumsuz bir biçimde genişleten doktorlar ve ilaç şirketleri. Daha sonraki senelerde bu yazılar daha da geçerli oldu çünkü endüstrinin pazarlama kükreyişi daha gür, sağlık sistemi üzerindeki pençesi daha da kuvvetli bir hâle geldi.

Bugün, dünyanın en büyük ilaç şirketlerinin pazarlama stratejileri saldırgan bir biçimde sağlıklı ve iyi durumdaki insanları hedefliyor. Günlük hayatın olağan iniş çıkışları sinir rahatsızlıkları oldu; genel şikâyetler korkutucu hastalıklara dönüştürüldü ve gittikçe daha fazla sağlıklı insan hastaya çevrildi. İçimizdeki ölüm, yaşlanma ve hastalık korkularını kaşıyan 500 milyar dolarlık ilaç endüstrisi, yaptığı promosyon kampanyalarıyla insan olmanın anlamını değiştiriyor. Hayat kurtarıp acıları azalttıkları için alkışlanabilecek ilaç devleri, artık sadece hasta insanlara ilaç satmakla tatmin olmuyor.

Bir yanda kuvvetli bir tedaviden fayda görebilecek, gerçekten ciddi bir biçimde hastalık acısı çeken veya çok yüksek risk taşıyan insanlar var. Diğer yanda ise göreceli olarak daha sağlıklı insanlar, kendilerine hastalık damgası vurulup ilaç yazıldığında büyük sakıncalara, aşırı derecede yüksek maliyetlere ve zaman zaman ölümcül olabilecek yan etkilere katlanmak zorunda kalıyorlar. Bu geniş saha, onmilyarlarca insanlık yeni potansiyel hastalıklar pazarını oluşturuyor. Bu pazar ise, ilaç endüstrisinin milyar dolarlık promosyon bütçelerinin ana hedefi.

SEVİYELİ İLİŞKİ

Bir araştırmacının açık yüreklilikle belirttiği gibi, hekimlerle ilaç endüstrisi arasındaki ilişki artık ‘bir yaşam biçimi’ halini aldı. Bu iç içelik, hastane çalışanları ve stajyerler için bedava pizzayla başlar, ondan sonra da hiç bitmez. ABD’li doktorlar eğitim hastanelerinden mezun olup uzmanlık alanlarında çalışmaya başladıklarında her gün karşılarına çıkacak seksen bin kişilik güçlü bir ilaç satış temsilcisi ordusu, yüzlerinde bir gülümseme, ellerinde sıcak çörekler, en yeni ilaçlar ve en son hastalıklar hakkında dostane tavsiyeler ile kendilerini beklemektedir. Bu ilişkileri araştıranlara göre bu adımlar, endüstri ile doktorlar arasında ömür boyu sürecek bir ilişkinin temelleridir.

HERKES OKUMALI

‘’Satılık Hastalıklar’’ kitabının amacı, adı zaten kirlenmiş ilaç endüstrisini veya bu endüstrinin birçok değerli ürününü karalamak değil. Amaç, dışarıdaki saygın meslektaşları gibi güvenilir ve etkin tedavi yöntemleri bulmaya çalışan, ilaç şirketlerinin dürüst ve prensipli çalışanlarını kötülemek de değil. Tam tersine, plânımız ilaç pazarını genişletebilmek adına endüstri tarafından kurulmuş promosyon makinesinin, olağan hayatı nasıl da hastalıklara dönüştürdüğünü deşifre etmek…



Bu yazı 933 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,893 µs