En Sıcak Konular

Hasan Celal Güzel


Hasan Celal Güzel
0 0 0000

Haçlı zihniyetini hortlatan papa



Sevgili okuyucular, Papa 16. Benedikt geçtiğimiz gün Almanya'da yaptığı konuşmasında resmen zırvaladı. İyi de oldu. Çünkü Papa 16. Benedikt'in şahsında, 'Hıristiyan Köktendinciliği'nin ve dogmatizminin gerçek yüzü ortaya çıkmış oldu.
Olay, 28 Ağustos'ta, Alman Başbakanı Merkel ve Alman Hıristiyan Demokrat Partisi ileri gelenlerinin Vatikan'ı ziyaretiyle başladı. Görüşmede Papa, Merkel'e Almanya'da yapacağı konuşmanın metnini verdi. Daha sonra Merkel ile yaptığı ortak basın toplantısında, Türkiye'yi kastederek, "AB'ye giriş vizesi Hıristiyanlık'tan geçer" dedi.

Kinini kusan 'baba'(!)

Efendim, bildiğiniz gibi 'Papa' kelimesinin aslı 'baba'dan gelir. Güya Papa cenapları, Hıristiyan âleminin, hatta bütün insanların babasıymış. Siz hiç bu kadar kin ve nefret dolu, başkalarının inançlarına bu derece saygısız bir 'baba' gördünüz mü?
Adam kalkmış İslâm'a ve Hz. Peygamber'e dil uzatıyor. 'İslâm'da Tanrı ile akıl arasında bağ yok'muş; 'Muhammed, sadece kötülük ve insanlık dışı şeyler getirmiş'miş ve daha bir sürü saçmalık... Bunlara zırva demez de ne dersiniz? Sanki, 10 asır önce I. Haçlı Seferi'ni başlatan Papa II. Urban ile Pierre Lermit hortlamışlar da 16. Benedikt'in bedeninde yeniden tecessüm etmişler...
Bugüne kadar başka bir din hakkında, özellikle Hıristiyanlık ve Yahudilik hakkında böylesine ağır sözler söyleyen bir halife, şeyhülislâm veya Diyanet İşleri Başkanı'na rastlanmış mıdır?
Değerli dostum ve Hıristiyan ilahiyatı uzmanı Aytunç Altındal, Papa'nın bu kin kokan uzun konuşmasını sonuna kadar dinlemiş; 'Konuşmada tam 17 defa Muhammed ve cihad dedi' diyor. Ayrıca, III. Manuel Paleologos'a da 8 defa atıfta bulunmuş. Aslında Avrupa'da Osmanlı yakını bilinen bu Manuel, 6 yaşındayken Bizans tarafından Papalığa rehin verilmiş ve 21 yaşına kadar Vatikan'ın İslâm ve özellikle Türkler aleyhindeki tezviratıyla eğitilmiş bir papalık yetiştirmesi. Kosova Zaferi'nden sonra İmparator olmuş. Onun, İslâm ve Türk aleyhtarlığı kadar tabiî bir şey yok. Anormal olan, 21. asrın başında, bilgi çağında, bir Papa'nın 7 asır öncesine atıfta bulunarak İslâmı karalamaya çalışması...
Papa'nın asıl hedefinin de Müslüman Türkler olduğundan kimse şüphe etmesin.
Güler misin, ağlar mısın?
Papa cenapları, Hıristiyanlıkla 'akıl' arasında sıkı bağdan bahsederken, 'rasyonalizm'in Kilise'ye karşı tepki olarak ortaya çıktığını ve 'akıl çağı'nın, Katolik Kilisesi'nin taassubuna karşı geliştiğini hatırlamaz mı? Galile'ye ve daha sonra Descartes'e kadar gitmeye lüzum yok; Sartre'ı, Umberto Eco'yu ve son zamanlarda romanlarıyla liste başı olan Dan Brown'ı olsun bilmez mi?
Bu kin o derece şiddetli ki, aradan 450 sene geçmesine rağmen, Martin Luther üzerindeki aforoz bile kaldırılabilmiş değildir. Eminim ki, içlerinden hâlâ Protestanlara, Ortodokslara diş biliyor; kapalı kapılar ardında kendilerinden başka herkesi 'kâfir' addediyorlardır.
İslâm'da 'tevhid' soyut ve akıl dışı oluyor da, Katolisizm'in mantıksız 'teslis'i somut olduğu için nasıl akılla sıkı bir bağ oluşturuyormuş?
Kur'an'da en sık geçen kelimelerin başında 'akl' (akıl) geldiğini bilir misiniz? (83 yerde geçmektedir).
Sakın yanlış anlaşılmasın. Biz kimsenin dinini, inancını eleştiriyor değiliz. Bilakis, her türlü dine, inanca ve hatta inançsızlığa karşı hoşgörü ile bakıyoruz. Kur'an-ı Kerîm'de 'Senin dinin sana, benim dinim bana' buyurulmuştur. Lâkin, bir dinî liderin, başka bir dine ve Peygamber'e bu şekilde saldırması karşısında, en azından hoşgörü adına sessiz kalamayız.
Diyanet İşleri Başkanı ne güzel cevap vermiş: 'Kilise, tarihte aklı devre dışı bırakarak, kendi çıkarlarını kendi hiyerarşik yükselmesini öne çıkardığı, insanların dindarlıkları üzerine tahakküm kurduğu, Tanrı ile fert arasına girip âdeta kutsalı sömürdüğü için, Batı bir aydınlanma ve reform süreci yaşadı. Bugün Batı'da din karşıtlığı varsa onun sorumlusu aklı devre dışı bırakan Kilise'dir?

'Diyalogcu' kilisenin sefaleti

Beni asıl çıldırtan da, Papa'nın 'cihad'dan söz ederek İslâm'ı terörle suçlamaya kalkışması... Papaz Efendi, aklı sıra Bin Ladin gibi meczupların yaptıklarını, İslâm'a mal etmeye çalışıyor.
İslâm'ın kelime anlamı bile 'barış' demektir. İslâm, her zaman barıştan yana olmuş ve diğer dinlerin mensuplarına kapısını açık tutmuştur. Osmanlı'nın bir 'Barış ve Huzur Medeniyeti' olduğunu söyleyen Bernard Lewis, Papa'nın bu saldırıları karşısında acaba ne diyecek, merak ediyorum.
Hiç, gayrı müslimleri 'zımmî', yani kendisine zimmetlenmiş, emanet edilmiş olarak kabul edip adaletle hükmedilmesini emreden bir din barış aleyhtarı olabilir mi?
Sözde 'diyalogcu' kilisenin geçmişine bakarsak, aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Şu sabıkalı geçmişten birkaç enstantane sayalım ister misiniz?
I. Haçlı Seferi'nde Haçlılar Kudüs'e girdiklerinde, Haçlı komutanları, 'Yahudileri yakın, mekruhturlar; Türkleri (Müslümanları) yiyebilirsiniz, etleri temizdir' diye emir vermişler; bunun üzerine binlerce çocuk kesilip pişirilerek bu yamyamlar tarafından yenilmiştir. Bu konuda çok sayıda Batı kaynağı gösterilebilir. İşte, bunu bilen Vatikan, geçtiğimiz yıllarda Haçlı Seferleri için özür dilemiştir (Bu arada, bu sefere katılanların tamamına yakınının Alman olduğunu da belirtelim).
IV. Haçlı Seferi 'nde, Katolik Latinler 1205'te İstanbul'u yakıp yıkmışlar; Ayasofya'da Ortodoks Bizans'lı kadınlara tecavüz edip işkenceyle öldürmüşlerdir.
Ortaçağ'da Katolik dogmatizminin Engizisyon işkencelerinde katledilen insan sayısı tahminlerin çok üstündedir. Hıristiyan taassubu, onbinlerce kadını meydanlarda diri diri yakmıştır.
Koskoca Endülüs medeniyetini yok etmiş, sayısız Müslüman üzerinde soykırım uygulamışlardır.
Bunların elinden binlerce Yahudi'yi biz kurtardık. Hugenot'ları, Bogomiller'i keserken de imdada biz yetiştik.
6 milyon Yahudi'yi öldüren Hitler de Katolik'ti (Aklıma gelmişken, Papa'nın babasının Hitler'in yakın dostu olduğunu biliyor muydunuz?).

Papa cenapları Türkiye'ye geliyor

Papa, bu talihsiz konuşmasından sonra Kasım'da Türkiye'ye ne yüzle gelecek, bilmiyorum. Üstelik aklında, 8 asır önce Latinler'in ırza geçtiği Ayasofya'da 'âyin' yapma düşüncesi varken... Bu arada, 'ekümenik' laflarıyla ortalığı karıştıracağından da hiç şüpheniz olmasın.
Bence, hiç vakit kaybetmeden Müslümanlar'dan özür dilemeli; Campanella'nın deyimiyle bu 'Güneş Ülkesi'ne (De Civitas Dei) gelmeyi, bundan sonra düşünmelidir.
Merak buyurmasın, biz 'hoşgörü'yü ona da öğretiriz.



Bu yazı 223 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Mayıs 2012 27 Mayıs'ın hesabı sorulmalıdır
    • 5 Mayıs 2012 Darbeciler! Ordu artık hizmetinizde değil...
    • 29 Ekim 2011 Dikkat! PKK'nın tuzağına düşmeyelim
    • 3 Aralık 2010 Hedefteki ülke: Türkiye
    • 26 Ağustos 2010 Kardeş Pakistan'ın yardımına koşmalıyız
    • 27 Haziran 2010 Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var (2)
    • 17 Haziran 2010 Terör ve politika
    • 27 Mayıs 2010 50 yıllık utanç: 27 Mayıs
    • 13 Mayıs 2010 Rusya ile tarihî anlaşma
    • 6 Mayıs 2010 CHP-MHP-BDP koalisyonu
    • 20 Nisan 2010 Kıbrıs'ta beklenen sonuç
    • 16 Nisan 2010 'Nerede muhabbet, orada Muhammed'
    • 11 Nisan 2010 CHP ve MHP'ye son Anayasa çağrısı
    • 8 Nisan 2010 Baykal'ın uzlaşma teklifi üzerine
    • 25 Mart 2010 Anayasa reformuna neden karşı çıkıyorlar? (1)
    • 12 Mart 2010 12 Mart Muhtırası
    • 4 Mart 2010 Ermeni iftiraları konusunda bayatlamış Amerikan politikası
    • 21 Şubat 2010 AK Parti'yi kapatma hazırlıkları
    • 31 Ocak 2010 Fişleme üzerine...
    • 21 Ocak 2010 Bu iddialar cevapsız bırakılamaz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,254 µs