En Sıcak Konular

Hayati Sır



Hayati Sır
0 0 0000

Bugünden, cehenneme bağlanmayın!



Ümidin düşmanı onlar… Hepimizin hayatına göz koydular… Kötülüğü, iyilik kisvesi altında yapıyorlar… Yüzlerce yıl önce başladılar bu oyuna… Şimdi, bu tehlikeli oyunun sonuna geliyorlar… Çünkü her yerdeler!

Reklâmlar onlara çalışıyor… Şuuraltımıza birlikte giriyorlar… Açıkça, gözümüzün içine bakarak, teknolojinin bugün ulaştığı en son noktadan, onun, gizli sahiplerinin mesajlarını zihnimize fısıldıyorlar…

Anlıyoruz, ama anlamamazlığa geliyoruz… Anlarsak, yapabileceğimiz hiçbir şeyin kalmadığı fikriyle yüzleşmekten korkuyoruz… Bugün anlamamazlığa gelirsek, ilerde, çok geç kalıp, çocuklarımızın her birinin bir cellocin olmasından hiç korkmuyoruz.

Bir varmış, hep varmış… Onlar, hep vardı sahiden… Bizden önce de vardılar, bu dünyada… Çok hızlı haberleşirler birbirleriyle… En büyük özellikleri bu hızdır… O sebepten nardan yaratıldılar… Dumanı olmayan ateşten! Şimdi, açıkça, o hızları sayesinde, gözlerimizin içine bakarak, çocuklarımızı kullanarak, bize, her zaaf gösterdiğimizde, bir vesile bularak, gizli sahiplerinin mesajlarını getiriyorlar…

Kapsama alanımız çok yakında memleketin her yanı diyorlar… Bu söyledikleri şu anlama geliyor, size her yerde ulaşabiliriz! Zihninize gireriz, frekans atışları ile beyninizi etkileriz, ruh durumunuzu bozar, vücudunuzun bağışıklık sistemini çökertip, sizi her an, hastalıklara açık hale getirebiliriz… Sonra da, kendi hastanelerimizde, özel donanımlı aygıtlarımızla, bütün çevrenizden ışınlarla kuşatıp, hücrelerinizin tamamını ele geçiririz… Bu da yetmez, yeni jenerasyon ilaçlarımızla hepinizi kendimize tam bağımlı yaparız.

Kurtuluşunuz yok…

Kurtuluşumuz VAR!

Ağaçları hatırlayın… Çocukluğunuzla birlikte, iklimlerin içindeki, o esrarlı yolculuklarını bu ağaçların… Yeşermelerini, çiçeğe durmalarını, meyve vermelerini… Dallarının arasında yaşayan sincapları, kuşları… Çocukken, meyvelerini yerken duyduğumuz mutlulukları…

Yine o eski günlerdeki “ağaçlarla çocuklar” gibi olmalıyız… Ne bir eksik, ne bir fazla… Ancak o zaman, biz yaşadıkça, bütün tabiat bizimle birlikte yaşar… Hakikî olmakla alâkalı herşey… Hakikî bir hayatı tercih etmekle ve önceliklerimizi buna göre yapmamızla alâkalı… Hepsinden önemlisi bunları gerçekleştireceğimize olan inancımızla… Bu inancımıza kavuşabilmek için, onların kapsama alanından çıkmamız gerekiyor.

Bunun için bir yere kaçmamıza hiç gerek yok… Onlarla ilişkinizi hangi araçlarla kuruyorsanız, kapatın düğmesini… İndirin şalteri… Çıkın onların kapsama alanından… Bırakın o zaman, çaresizlik içinde kıvransın, o gizli sahip, yüzlerce yıllık planının içinde, bir yılan gibi…

Sonra da, kendi hür iradenize bırakılmış olan, yaşamak istediğiniz, asıl kapsama alanınızın tercihini yapın ve bu işi artık sonuçlandırın.

Ya ateşten-nardan bir cehennem…

Ya ışıktan-nurdan bir cennet…

Ağaç olmayı seçmek, insan olarak, halife olarak, hep iyilik peşinde olan bir melek, bir ağaç, bir çocuk gibi yaşayabilmek isteği, günaha karşı durmakla alâkalı…

Allah’ın size çizdiği sınırlarda durun.

Ne olur, daha bugünden, cehenneme bağlanmayın!



Bu yazı 1,488 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Eylül 2014 Ey kâfirler! Okunabiliyor artık alınlarınızdan kimliğiniz!
    • 3 Eylül 2014 Ey dünyadaki dayanılmaz acılar karşısında sırıtan sırtlanlar!
    • 29 Ağustos 2014 Şeytan bilemez ki kimdir o! Şimdilik ‘bir’ meçhuldür!
    • 25 Ağustos 2014 Yeni Atlantis! Yeni Kudüs! ‘Oku’yun! Korunun!
    • 20 Ağustos 2014 İstanbul’un alnı şu an secdededir!
    • 13 Ağustos 2014 Manevi başkent İstanbul’dur! Yakındır!
    • 8 Ağustos 2014 Ey sır dolu ‘Bir’ kalbin ‘Hiç’ bilinmeyen yolcuları!
    • 4 Ağustos 2014 Yakındır! Ey müminler! ‘Bir’ ferahlık gelecek!
    • 28 Temmuz 2014 Gazze’de sustunuz! Mescid-i Aksa yıkılırken de susacak mısınız?
    • 23 Temmuz 2014 Ey tuğrul kuşu! Ey hakikatin kılıcı! Zaman bu zamandır!
    • 17 Temmuz 2014 Allah bize yeter ey müminler!
    • 12 Temmuz 2014 Rabbimizin huzurundayken Peygamber Efendimizi incitmeyin!
    • 7 Temmuz 2014 Şeytan için zorlu günler başlıyor! Elhamdülillah…
    • 1 Temmuz 2014 Dünyada şu an ne yaşanıyorsa yaşansın! ‘Hakikat’ budur!
    • 27 Haziran 2014 Hadi! Kurtulun bu Ramazan! Şeytana olan bağımlılığınızdan!
    • 23 Haziran 2014 Ey mazlumlar birleşin! Bitsin bu zulüm artık!
    • 19 Haziran 2014 “Hak geldi, bâtıl zail oldu.”
    • 14 Haziran 2014 Cin tasallutundan kurtulun! Huzur bulun!
    • 9 Haziran 2014 İnsanın ‘halife’lik sırrı Cennet’tedir!
    • 5 Haziran 2014 Rabbimizin ‘emanet’ini iyi koruyun ey müminler!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,154 µs