En Sıcak Konular

Hüsnü Mahalli


Hüsnü Mahalli
0 0 0000

Yine tezkere!



Hükümet Lübnan'a asker gönderme kararı aldı.

TBMM de salı günü toplanarak konuyu oylayacak.

Türkiye yeniden tezkere tartışmasını yaşıyor.

Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve halkın ezici çoğunluğu Lübnan tezkeresine karşı.

İsrail saldırısından bu yana konuştuğum AK Parti seçmenlerinin ezici çoğunluğu da tezkereye karşı.

'Lübnan'a asker gitsin' diyenler de papağan gibi hükümetin söylemlerini tekrarlıyor.

Son bir aydır hep bu konuyu yazarak Lübnan'ın ne denli riskli bir yer olduğuna dikkat çekiyorum ve 'Türk askeri, Lübnan'a gitmesin' diyorum.

Bunun gerekçelerini uzunca anlattım ve olayın mantığında bir sakatlık olduğunu vurguladım.

Çünkü 1701 sayılı karar Lübnan'da barış ve istikrarın kurulmasını değil, İsrail'in güvenliğini ve dolayısıyla bölgesel çıkarlarının korunmasını amaçlıyor.

Bunun tersi olsaydı ABD, bu kararın BM Güvenlik Konseyi'nden geçmesine izin verir miydi?

Kurulduğu günden bu yana hiçbir BM kararını uygulamayan İsrail bu kararı kabul eder miydi?

Ha bir de şu 'Türk askeri Bosna'ya, Afganistan'a, Kosova'ya, Somali'ye, Kore'ye de gitti' diyenler var.

Lübnan ile bu yerler asla karıştırılmamalıdır.

Çünkü bu yerlerde İsrail yok ve buralar Ortadoğu değil.

Ve yine de buralarda ne ABD'nin ne de genel olarak Batı'nın çirkin planları ve uğruna savaşılacak petrol yok.

Kore'de ABD, Türk askerini cephenin ön saflarına sürerek Çinlilere kırdırmıştır.

Bosna'da BM Barış Gücü Sırpların Bosnalıları katletmesine izin verdikten sonra Türk askeri oraya gitmiştir.

Sırplar kana doymuştu!

Somali'de ise BM yine ABD planını gerçekleştirmek için oraya asker göndermiş, sonra da bırakıp kaçmıştır.

Afganistan ise tümüyle farklı.

BM gücü yalnızca Kabil'de geziniyor.

Dönelim Lübnan'a ve coğrafyamıza.

ABD, Irak'ı işgal ederek bölgemizi çok riskli bir sürecin içine sürüklemiştir.

Hala bu gerçeği görmeyenlere söylenecek artık bir sözümüz kalmadı.

İsrail'in Lübnan'a saldırısı ve Filistin halkına yönelik son katliamları bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu tartışılmaz ve mutlak bir gerçektir.

Nedeni ne olursa olsun, hükümet ille de asker göndermekte ısrarlı ise o zaman mutlaka bunu neden ve hangi koşullarla yapacağını resmen ve inandırıcı bir şekilde açıklamalıdır.

Çünkü hükümetin bu davranış biçimini yalnızca Türk halkı değil coğrafyamızın tüm insnanları çok merak ediyor.

Tıpkı 1 Mart 2003'te olduğu gibi Arap ülkelerinde şimdi herkes Türkiye'nin kararını merak ediyor ve bekliyor.

TBMM 1 Mart'ta olduğu gibi bu kez de tezkereye 'Hayır' derse çok hayırlı bir iş yapmış olacak

1 Mart 'Hayır'ının Türkiye'ye neler kazandırdığı ortadayken hükümetin yeni bir tezkere için bu denli heyecanlı ve hevesli olması açıklanabilir değil.

Türk ordusu Lübnan halkı için ve İsrail ile ABD'nin planlarını bozmak için oraya gidiyorsa o zaman durum farklı!

TBMM'nin halk iradesi ile seçilen üyeleri mutlaka halkın eğilim ve inançlarına uygun bir şekilde davranacaklardır.

Hükümet de bu Meclis'in ve dolayısıyla halkın temsilcisi olduğuna göre benzer tutum içinde olmalıdır.

Hükümet ve TBMM'de tezkereye 'evet' diyecek olan milletvekilleri bunun hesabını halk ve tarih önünde veremezler.

Beklenen riskler ortaya çıkarsa AK Parti içeride Türkiye ise dışarıda çok şey kaybeder.

Son 4 yıl içinde Türkiye'nin kazandığı tüm saygınlık, prestij, onur ve çıkarlar bir 'evet' ile yok olacaktır.

Arap kamuoyu şimdiden Türkiye'nin bu olası 'evet'ini konuşuyor.

ABD ve onların bölgedeki yandaşları şimdiden bunun propagandasını yapıyor.

'Türkiye, yeniden ABD ve İsrail yanlısı politikalarına ve rolüne dönüyor' diyenler hızla artıyor.

Hükümet ve dolayısıyla Türkiye bunu göze alıyorsa buyursun tezkereyi çıkartsın.

Benden söylemesi, tezkere çıkarsa ve Türk ordusu Lübnan'a giderek kendisi için biçilen rolü yerine getirmek zorunda bırakılırsa AK Parti içeride hükümet de dışarıda bunu hiç kimseye anlatamaz.

İnanın bana İsrail ve ABD için değmez.

Bu yazıyı yazdığım Mevlana Türbesi'nin avlusunda bu cümle çok daha anlamlı!



Bu yazı 128 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Haziran 2012 Sona doğru...
    • 18 Haziran 2011 Zeka sorunu
    • 12 Mart 2011 Osmanlı Kaddafi
    • 20 Kasım 2010 Hukuk-guguk
    • 16 Kasım 2010 Bugün bayram
    • 6 Kasım 2010 Umutlar boşuna
    • 2 Ekim 2010 Zor süreç
    • 20 Mart 2010 Uğursuz Tepe
    • 26 Temmuz 2009 Kürt seçimleri, Irak ve Türkiye
    • 3 Nisan 2007 Propaganda! 
    • 20 Şubat 2007 Nükleer İran
    • 9 Ocak 2007 Irak, petrol, Somali ve... 
    • 26 Aralık 2006 Şantaj! 
    • 12 Aralık 2006 Sorumlu İsrail!
    • 5 Eylül 2006 1701 ve 1706
    • 1 Eylül 2006 Yine tezkere!
    • 7 Temmuz 2006 Türkiye ve Ortadoğu’dan!
    • 4 Temmuz 2006 Erdoğan ve ‘OGK’
    • 30 Haziran 2006 Hamas hükümeti!
    • 30 Mayıs 2006 Nefes borusu!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,753 µs