En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü



Alışıldık gerçek, Amerika Birleşik Devletleri’nin hâlâ ve açık ara dünyanın en büyük savaş makinesini kontrol ettiği, dahası, tüm sıkıntılara rağmen bunun ekonomisini göğüsleyebildiğidir. Acı gerçek ise, bugün Doğu Avrupa/Ukrayna üzerinde delirecek askeri bir çatışmanın Amerika’nın yenilgisi ile sonuçlanacağıdır! Vaziyet, ABD ve Batı’nın Ukrayna’da etkisini/hamlelerini zayıflatırken, Rusya’nın işin üzerine gitmesini rahatlatmaktadır. Bir boyut budur...

Haftalar önceden bu satırların okurlarına ‘yırtılma’, ‘dünyanın söküldüğü yer’ ifadeleriyle aktarılan; Batı’nın Kremlin’i hedefleyen ekonomik ve diplomatik baskısından gayrı, ‘stratejik’ kuşatma/‘savaş hattının yayılması’, Baltık’tan Japon Denizi’ne kadar alanda Rus güçlerinin karşısına mevzilenmedir! Bu noktada, bazı ülkelerin ‘kilit taşı’ olarak ortaya çıkışını ve bir ülkenin de ‘anahtar’ konumuna yükselişini izleyeceğiz...

Ukrayna’nın Rusya’nın askeri ve ekonomik kalbini tehdit eden açık bir yara olarak Batı tarafından kaşındığı Kremlin inancına ek olarak, bir iç politik prestij tehdidi olduğu da anlaşılmalı! Ukrayna sadece Rusya’yı tehdit etmiyor. Bizzat, ‘yeni Çar’ olarak görülen Putin’i de riskli alana itiyor. Tersine, Ukrayna’nın ‘düşmesi’ Rusya’nın Batı cephesini yararak Avrupa’nın göbeğine kadar etki alanını genişletmesine sebep olacak. Dahası, Rusya’nın tüm sınırları boyunca dizilmiş ülkeler de her iki olası halden bir mesaj çıkaracaklar! Yani ABD de yüzleşmeden kaçınamaz.

Tehlikeli karşılaşma, ABD’nin Rusya’yı çevreleme politikasının sinir noktaları ile Rusya’nın Ukrayna baskısını rahatlatmak hem de Batı’ya karşı kolay manevralar üretebileceği ülke/bölgelerin ‘talihsiz tesadüflerinden’ kaynaklanacak!

Bu yeni ‘soğuk oyunda’, ABD ve Rusya’nın kendi cephesine çekmek isteyeceği, dengelere göre hem havuç hem sopa göstereceği ülkelerin yeni kısa listesi bellidir. Bu ülkelerin çoğu şu an az veya çok taraftır. Hepsi, Ukrayna meselesinin hızla kendilerinin üzerine gelebileceğinin, milli güvenlik meselesi olduğunun, ekonomik dengelerini ve-dikkat-iç politik tahterevallilerini indirip kaldırabileceğinin farkındadır.

Ukrayna, Moldova, Bulgaristan, Gürcistan, Estonya, Ermenistan, İran, Kırgızistan, Türkmenistan. Artı, iki bölge: Kafkaslar (Hazar dahil) ve Karadeniz. (Daha önce yazdım, bu kuşağın bir de alt paraleli var. Akdeniz hattı da çok oyunculu olarak aynı denklemlere sahiptir. Üst kuşakla bağlantılıdır ve etkiler. Şimdi girmiyoruz.) Ve üç ülke: Romanya, Azerbaycan, Polonya. Bu son üçlü kritiktir. Azerbaycan ve Polonya kilit taşı konumuna yükseleceklerdir ve bu ülkelerin hem adının daha sık duyulduğuna hem de itibarlarının yükseldiğine şahit olacağız. Romanya Batı tarafından daha çok desteklenecek ve işbirlikleri artırılacaktır. (Ukrayna düşerse Moldova düşer. Moldova düşerse Bükreş düşer!) İlk listenin ‘üstündedirler’. Türkiye ise ‘anahtar’ konumundadır! Anahtar hem açar hem kapar! İlk ve ikinci listeden farkı budur. Bu önemlidir: anahtarı elinde tutan, bu hattın tamamının yollarını ve kaygılarını tutar. Ve söyleyebiliriz ki anahtar ‘şu anda’ Ankara’da! Washington veya Moskova’da değil. (Böylesi bir soğuk veya sıcak harp coğrafyası tanımlandığında, daha önce de burada hazır bulunmuş NATO’dan söz edilmeyecek mi? NATO ölüdür, zaman kaybetmeye gerek. Diriltmek için büyük para gerekiyor. O da ne Avrupa’da ne de ABD’de var.)

Bakü çok katmanlı ve pratik bir güç sunuyor oyuna. Artık sesinin daha çok çıktığını duyacağız... “Prag'da düzenlenen 'Doğu Ortaklığı' zirvesinde Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın sözde soykırım iddiaları ile iki ülke sınırının kapalı olmasına yönelik eleştirisinin ardından Türkiye'nin bu nedenlerle AB üyeliğinin kabul edilemez olduğunu ifade etmesine, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ‘Türkiye’nin bulunmadığı toplantıda bunları söylemek kolay. Ama ben buradayım’ dedi.”

Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik ve Batı tarafından hep bir ağızdan desteklenen taziye de bu oyunun parçasıdır! 2015 öncesine ve 24 Nisan’a denk geldiği için kolaylıkla bulunduğu sanılan ‘manidar zamanlama’ asıl burada aranmalıdır! Altı İran üstü Rusya batısı Gürcistan içi enerji olan Azerbaycan’ın ‘derdi’, ekonomisi boğazına kadar Moskova’ya bağlı Erivan’a feda edilemez! (Bu yüzden Ermeni diasporası 2015 yılına biriktirdiği umutları başka bahara ertelese iyi olur. Daha iyisi Ankara’ya havale etmesidir!)

Keza, “Azerbaycan Gülen Hareketi Yöneticilerini sınır dışı etti” başlıklı haber de iyi ‘okunmalıdır’; “Başbakan Erdoğan'ın Bakü ziyaretinde Gülen Hareketine karşı önlemler alınması şeklindeki talebine Bakü yönetiminin olumlu cevap verdiği anlaşılıyor. Eğitimci, yönetici ve işadamlarından oluşan 8 kişilik bir grup Azerbaycan'dan sınır dışı edildi.” Bu haberin World Bulletin ve Stratfor'da yayınlanmış olması, Cemaat’in, başına gelenler ve gelecek olanlarla ilgili daha çok düşünmesini tavsiye eder niteliktedir. Hâlâ ‘büyük resim’ görülemiyorsa, Batı’nın Rusya ile girdiği rekabetin tam ortasında İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’in, ‘Batı, Rusya ve Çin'le farklılıklarını bir kenara koyarak, radikal İslam'ın artan tehdidine odaklanması gerekiyor’ sözlerinin, ‘duvardaki tüfek’ olduğu anlaşılmalıdır. Aliyev’in ‘ben buradayım’ı, taziye, Blair, sınır dışı olayı hep yakın/aynı tarihli, 23 Nisan odaklıdır. Genelkurmay Başkanı bu tarihte hangi ülkelere gitti? O döndü, Cumhurbaşkanı hangi ülkelere gitti? Manidar zamanlama ve olaylar budur!

Nihayet, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un gerçekleşen Türkiye ziyareti önemlidir. Berlin, genel olarak uluslararası krizlerde özel olarak Ukrayna denkleminde daha aktif dış politika yürütme kararı-ABD’nin teşvikiyle(!)-almış ve bunun pratisyeni olarak Cumhurbaşkanı’nı görevlendirmiş bir başkenttir artık. Gauck’un ana haberlerde Maraş dondurmasını yakalamaya çalışan görüntüsünün ardında çetrefilli dosyalar bulunmaktadır. ABD’nin yeni Türkiye büyükelçisinin uzmanlık alanı da bu gözle okunmalıdır, hep hazırlıktır.

Ankara’nın tüm bu harita içindeki net yeri Amerika ile ilişkilerinde somutlaşacak. Adı geçen tüm ülkeler ve bu ülkelerin ulusal güvenlik kaygıları ve enerji bağlantıları üzerine bastığımız topraklardan geçiyor. Dahası, Ankara’nın ne Rusya ile ne de ABD ile kötü olmak gibi bir planı yok. Fakat burada ilk kez ‘ince ayarlı hissiyat’tan bahsediliyor. Bu ‘koku’; ‘kötü olmak istemeyen’ Türkiye’nin bunu bozmak için gelecek baskılarla ‘iyi geçinmek’ derdinin de olmayışı! Buna ‘bağımsızlık’ da diyebilirsiniz, ‘oyun bozma’ kapasitesi de.

twitter.com/nedretersanel



Bu yazı 2,931 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,962 µs