En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

ABD’nin Suriye planı



Küresel bir süper gücün planı, “Vuracağımız kesin ama zamanı belli değil. Zaten Meclis’ten de onay almamız lazım” olabilir mi?..

Suriye bir tarafa, İran ya da Kuzey Kore buradan neler çıkarır? Obama’nın dünkü iğdiş edilmiş konuşması İran’ı "vurabilir" veya İsrail’i "tatmin" edebilir mi?..

Bu mümkün mü?

Lafın yarısından, "rejimin değişmesini istemiyoruz" mesajı çıkar...

Tamamı şudur; “ama iktidar değişebilir!”

                                                       *           *           *
Geçtiğimiz 15 gün içinde, ayrı zaman ve ayrı kaynaklardan olmak şartıyla, Amerika'nın resmi ulusal güvenlik ve istihbarat belgeleri kamuoyuna yansıdı.. Bu bölgeler özetle şu konulara "işaret" ediyordu...

1. 1980’li yıllardaki İran-Irak savaşında Saddam Hüseyin’in kimyasal silah (“sarin” ve hardal gazı) kullandığı, ABD’nin bunu bildiği ve "destek verdiği".

2. 1988 yılında Saddam Hüseyin'in ABD'den aldığı istihbaratlarla Halepçe'ye saldırıması.

3. 1953’te İran Başbakanı Musaddık’ın devrildiği darbeyi ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA)'in yaptığı.

4. Nihayet, Snowden’ın ABD istihbarat camiasının "bordroları"nı dünyaya savurması da-Rusya ve ABD’nin bu yüzden gerilmesinin nedeni aynı zamanda-bu listeye eklenebilir!

Suriye krizi ve Şam yönetiminin kimyasal silah kullandığı ithamıyla bir müdahalenin hazırlandığı sürecin tam üzerine basan bu başlık ve zamanlamaların bir anlamı olmalı.

Beyaz Saray’ın ve danışmanlarının planlarını "bilenler"in çıkardığı bir anlam!..

Irak’ta Saddam Hüseyin’in devrilmesinden bugüne uzanan deneyim, Washington'un zihin-altında ağrılı bir yer kaplıyor.

"Ders çıkarma" şeklinde dillendirilse de, kapanmayan tüm yaralardan beslenen bu travma-tıpkı Vietnam örneğinde olduğu gibi-ülkenin yaratıcı/entelektüel sivil-asker bürokrasisini sindirmiş durumda.

Dün ABD Başkanı Barack Obama’nın "Gül Bahçesi"nde kurduğu, "Suriye’ye Amerikan postalı basmayacak" cümlesinin anlamı bu ve artık biliniyor.

O halde nasıl olacak?

Bugün ise Amerika ve Türkiye’deki Obama muhaliflerinin itiraz ettiği nokta, "sadece füzelerle Esad’ın düşmeyeceği gibi daha da güçlenmiş ve moral kazanmış olarak iktidarını sürdüreceği"dir. (Gerçekten de ilginç hem de ince ayarlı bir aralık mevcut: Türk hükümeti de, ABD’yi daha büyük adımlarla Suriye’ye davet ediyor. Amerikan planını görmüyor mu?. Değil, görüyor! Davutoğlu’nun herkesten önce vitrine koyduğu ve neredeyse “taahhütte” bulunduğu “Gönüllüler Koalisyonu” odur! Anlamak gerekiyor. Tuzak var, çalı dolanılıyor!)

Devam edelim; bu gerçek değil ve hayatın akışına uygun olmayan bir algı yaratımı..

Karşıt güçleri ve "bilmeyenler"i ayırt ederek okumak gerekiyor.

ABD, herhangi bir ülkenin "müesses nizamı"nın veya ayakta kalan en güçlü son kompartımanının yok edilmesi durumunda Pandora’nın Kutusu’nu kimsenin kapatamayacağını biliyor.

Suriye’de "o kim ise", işte ona baskı yapılacak. (“İstediğimiz zaman vuracağız” demek, “her an vurabiliriz, gözüne uyku girmesin” demektir.)

Açıkça yazalım, beklenen; Suriye Silahlı Kuvvetleri’nin "ağır baskıya dayanamayarak" bir "darbe" yapmasıdır.

Böylece.. Rejimin el değiştirmesi ama değişmemesidir!

Bu, biraz soğuk savaştır ve Amerikan "tradisyonuna" dönüştür.

Gerekli bağlantıların kurulduğu (ayrı bir yazı konusudur) anlaşılıyor ve Rusya için de bu uygundur!

Uymayan İran’dır!

Kimyasal silahtaki "hayalet" de odur.

http://twitter.com/NedretErsanel 



Bu yazı 6,329 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,084 µs