En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

Boston saldırısını, liderleri uzaylı Kalmukyalılar yaptı...



Boston saldırıları ile binlerce kilometre ötedeki Suriye krizi arasında-haklı-illiyet kuranların, 9/11’den 12 yıl sonra apartmanların arasına "indirilmiş" uçak iniş takımları arasında bağ kurmamaları ne kadar garip.

 

Oysa var...

 

Aynı bağ; Obama’nın Başkanlığının ilk döneminin sonunda, Pentagon, CIA ve Dışişleri Bakanları’nı terslediği, "Suriye muhalefetini silahlandıralım" teklifinde de var..

 

Daha daha önce, seri şekilde görevden alınan Amerikan generalleri ile Boston saldırısından üç gün sonra uçağı düşen Hava Tümgenerali’nin ölümünde de..

 

Zaten bundan sonrası "bağ" olmuyor.. "Network" diyorlar!

 

Çeçenler üzerinden Suriye rabıtası kurup Boston'a bağladığınızda, "ordu"yu işin içine katmışsınız demektir ama.. İkna olmayanlar, Kafkasya’dan gelip Afganistan’daki Barış Gücü/ABD ile Rusya arasında çatışmalara neden olabilecek Çeçenlere de bakabilirler!

 

Öyle ya, sadece Suriye’de yok ki Çeçenler.. Üzerine, "BM çekilse bile biz Afganistan’da tek başımıza kalırız" diyen Türkiye açıklamasını da eklemek gerekir.

 

Boston polisinin aklına kalırsak, deli-bozuk sayılan internet sitelerinin "Amca Çeçen”in ortaya çıkışını "Reşid Taşı"na benzetmelerine asla kafamız yatmaz!

 

Veya, kurukafalı bir güvenlik şirketi elemanlarının Boston saldırısı sırasında yakalanan görüntülerinin ne anlama geldiğini, hele hele basın toplantısında, "patlamalardan bir saat evvel bir patlama daha meydana gelip gelmediği"ni soran gazetecinin sorusunu, "sıradaki" diye atlatan yetkilileri hiç göremeyiz.

 

Alt alta sıralanan şu olaylardan bir sonuç çıkarılması gerekiyor ama nedense bir türlü çıkarıl(a)mıyor..

 

Biz çıkaralım!

 

* 17 Nisan’da, yani Boston’dan 48 saat sonra ABD Başkanı Obama’ya, içinde ‘Risin’ bulunan zehirli mektup yollandı.

* Aynı gün ABD Kongresi’nde, silah alacaklara geçmiş soruşturması yapılması engellendi ve Obama ağır bir siyasi yenilgiye uğradı.

* Bir gün sonra, Teksas eyaletinde bulunan bir gübre fabrikasında meydana gelen patlamada onlarca kişi öldü yüzlerci kişi yaralandı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi bölgede 2,1 büyüklüğünde deprem oluştuğunu duyurdu.

* Amerikan vatandaşı olan zanlılara sorgulama öncesinde okunması gereken ve anayasal gereklilik olan Miranda hakları “kamu güvenliği” nedeniyle askıya alındı. Çeçen kardeşe okunmadı! Bu çok basit görünen gelişme, Beyaz Saray ile Amerikan güvenlik mimarisi arasında bir mücadeleydi.

* Cumhuriyetçi senatörler John McCain ve Lindsey Graham, cuma akşamı yaptıkları ortak açıklamada, Obama hükümetine zanlıya “düşman muharip” muamelesi yapma çağrısında bulundu.

* Bu tanım, 11 Eylül saldırılarından sonra ABD, El Kaide gibi uluslararası örgütlere üye terör zanlıları için kullanılan bir ifade. Bu da, seçilmiş/demokratik iktidarı kaos yaratarak kendi güvenlik alanlarına çekmeye çalışan bir hamleydi ve Beyaz Saray’ın elindeki kontrolü önce katı güvenlik sistematiğine aktarıp, hükümeti yönetimden dışlamayı hesaplıyordu.

* Başkan Obama, saldırgan kardeşlerin ABD vatandaşı olduğunu belirterek, "Ülkemizde yetişen ve eğitim gören bu gençler, neden böyle bir şiddete başvuruyor" diye sordu. Bu bir gönül alma sorusu değildi ve hem ABD basını hem de küresel medya bu soruyu büyüttü. Obama adres gösteriyordu!

* 19 Nisan: ABD Hava Kuvvetleri’nin önemli bir komutanı, kritik alanlarda ve Türkiye’de de görev yapmış Tümgeneral Joseph D. Brown kendi kullandığı uçağının düşmesi sonucu öldü. Ya iz temizlendi ya da Beyaz Saray çok kızgındı!

* ABD Başkanı Barack Obama, ikinci Çeçen kardeşin tutuklanmasının ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i aradı. Dikkat, Putin aramadı! İkili terörle mücadele konusunda hem fikir olduklarını birbirlerine ilettiler. Bu fikir birliği ABD yönetimine bir destek anlamına geliyordu.

* Yine aynı gün, sadece bir gün önce "resmen" göreve başlayan (!), İsrail ile arasının pek iyi olmadığı söylenen ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel ilk kez İsrail'i ziyaret etti ve "Ülkesinin İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle imzaladığı 10 milyar dolarlık silah anlaşmasının, İran yönetimine verilmiş çok açık ve net bir mesaj olduğunu açıkladı." Bu İran’a değil, Amerikan Kongresi'ndeki bazı isimleri ve arkalarındaki lobiye uzlaşı mesajıydı.

* 22 Nisan: Boston bombacısı Dzhokar Tsarnaev "düşman savaşçı" ilan edilmedi ve Miranda hakları yüzüne karşı okundu! Beyaz Saray hem oyuna gelmedi hem de direndi; sözcü Jay Carney, "Tsarnaev ‘düşman savaşçı’ ilan edilmeyecek" dedi.

* Bu sırada Oval Ofis harıl harıl Çeçen kardeşlerin ABD içindeki bağını arıyordu ve bir tanesi de Putin tarafından takip ediliyordu; "Anne Zubeidat Tarnaev, ABD'li yetkililer en az 3 kez evime gelip Tamerlan'ın herhangi bir örgüt bağlantısının olup olmadığını sordular. Ayrıca FBI onu en az 5 kez sorguladı. ‘Lider kişilikli’ bir çocuk olduğunu söylediler. Oğlumu adım adım takip ediyorlardı. Böyle bir şey planlasa FBI'nın önceden haberi olurdu."

* Buradaki kritik bilgi "lider kişilikli" ifadesiydi. Amerikan istihbarat camiası "lider kişiliği" sadece operasyonlarda kullanacağı kişiler veya eğilimli kişileri tuzağa çekmek için kullanır!

* 25 Nisan’da uluslararası ajanslar bu tezi göze sokarcasına işaret eden-muhtemelen Obama’nın ekibi tarafından sızdırılan-çok ilginç bir haber yayınlandı ve Türk medyası da bu haberi gördü; "FBI’ın radikal eğilimli gençleri terör eylemine yönlendirip suçüstü yapma taktikleri yeniden gündeme geldi. FBI’ın son olarak ağına Chicago’da 18 yaşındaki Ahmed Tunisi düştü. Tunusi, FBI’ın açıp yönettiği ‘Suriye’de cihada çağrı’ başlıklı site üzerinden Suriye’de Nursa Cephesi’ne katılmak istediği mesajı verdi. FBI’ın yönlendirmesi ve yardımıyla cuma günü İstanbul ’a uçmak üzere havaalanına giden Tunusi tutuklandı."

* İşte bu gelişmenin ardından inanılmaz denecek bir olay gerçekleşti ve "2 milyon takipçisi olan haber ajansı AP’nin Twitter hesabının korsanlar tarafından ele geçirilmesi Washington’da ve New York borsasında kısa süreli paniğe neden oldu. Twitter üzerinden Beyaz Saray’ın saldırıya uğradığı, iki patlama yaşandığı, Başkan Obama’nın da yaralandığını bilgisi servis edildi."

* Hem Beyaz Saray’a hem de medya organlarına aba altından değil, alenen diş gösterildi ve bunlar büyük dişlerdi!

* Bu sırada rutin Boston soruşturması ve paralel garip olaylar devam ediyordu; Saldırının hemen ardından ABD Başkanı Barack Obama dahil biri senatör biri yargıç üç kişiye Risin maddesi içeren zehirli mektup yolladığı iddiasıyla yakalanan Paul Kevin Curtis serbest bırakıldı. Curtis durumu şöyle anlattı; "Risin’in ne olduğu hakkında da hiçbir fikrim yok. Önce ‘rice’ (pirinç) dediklerini sandım, onlara ‘rice (pirinç) yemem’ dedim".

* “Boston saldırısının ardından sosyal medyada yanlışlıkla 'işte bombacı' diye tanıtıldıktan sonra kayıplara karışan Brown Üniversitesi öğrencisi Sunil Tripathi’ye ait olduğu sanılan bir ceset Providence nehrinde bulundu.

* Beyaz Saray Boston saldırılarının ülke içindeki bağlantılarının üzerine giderken, Obama’ya yönelik bir güçlü işaret fişeği daha atıldı ki, bu vakanın bir benzeri olup olmadığından emin değilim!

* El Kaide'nin 11 Eylül 2001'de ABD-New York'taki İkiz Kuleleri vurduğu 2 yolcu uçağından birinin iniş takımları, olaydan 12 yıl sonra, yaklaşık bir kilometre ilerde iki binanın arasında ortaya çıktı.

* Bu parça tesadüfen bulunmadı ve oraya da tesadüfen konulmadı. Daha doğrusu sarkıtılmadı!

* Şimdi bir özel bilgiyi de paylaşmak isterim; bu olayların tümünün nedeni n-direkt olarak Obama’dır. Bu planın arkasındaki akıl bir şey istiyor! O şey muhtemelen Beyaz Saray’ın küresel politikaları ile ilgili.

* Ve yine o şey, ABD güvenlik yapısı ve savunma endüstrisi ile de bağımlı. Gerçekte bu, ABD için standart bir çekişmedir. ABD enerji ve savunma mekanizmaları Başkan’ı daha sert politikalara hep zorlar. Bunun için Cumhuriyetçilerle araları daha iyidir!

* Fakat bu sefer, buraya dikkat; Beyaz Saray içinde de bir cepheleşme var! Yeni Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Kuzey Kore’yi dahi kucaklayan, nükleer testlerin ardından "konuşabiliriz" diyen politikaları ile yine yeni göreve başlayan Başkan danışmanları arasında da bir problem var!

* Tekrar Boston muammasındayız; 28 Nisan: "Boston saldırısının Çeçen zanlılarının amcası Ruslan Tsarni’nin, bir dönem Türkiye'de de görev yapan eski CIA yetkilisi Graham Fuller’ın kızı Samantha ile 8 yıl evli kaldığı ortaya çıktı."

* ABD’deki ‘neo-con’ların Rusya’ya karşı Çeçen kartını kullandığı 1990’larda ABD yardım kuruluşu USAID’e danışman oldu. Önde gelen neo-con’lardan eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin yönetiminde olduğu Halliburton gibi şirketlere taşeronluk da yaptı.

* Türk işadamı Selami Şehsuvaroğlu’nun adı Çeçen kardeşlerin amcası Ruslan Tsarni’yle Kazakistan’da yönettiği şirket, uluslararası bir yolsuzluk davasına  karıştı.

* Tsarni, 2005’te Şehsuvaroğlu’nun CEO’su olduğu ve Kazakistan’da kayıp 6 milyar dolarlık petrol parası için hakkında soruşturma başlatılan Big Sky Energy firmasında Başkan Yardımcısı olarak çalışıyordu.

* Boston olayında kilit açıcı bir bilgi de Türkiye’de arşivlenmiş olabilir. Tsarnayev ailesi ABD’ye göç etmeden önce kısa süre Türkiye’de kaldı. ABD vizesi için onlara kimin sponsor olduğu bilgisi ortaya çıkarsa gizem çözülebilir. (Muhtemelen bu bilgi Beyaz Saray’da var!)

* İlginç bir soru da Mişa’da (Gerçek ismi Mikhai Allakhverdov’dur.) gizli! Bir Ermeni’nin radikal bir Müslüman’a dönüşmesi sık rastlanır bir durum değil. Aslında başka örnek var mı, doğrusu o da ayrı bir konu.

* Daha pek çok alacakaranlık sorusunu kronolojiye uygun olarak dizebilirim; Mesela, saldırıyla eş zamanlı yaşanan JFK kütüphanesindeki yangının sırrı çözüldü mü?

* Neden her gün bu Çeçen ailesinden bir başkasının ABD’de hırsızlık yaptığına ilişkin kayıt ortaya çıkmakta?

* Uzatmayalım; şu an ABD yönetiminin bu olaya koyduğu teşhis şu kadardır: "FBI’a göre Çeçen kardeşler kendi kendilerine radikalize olup cihatçıya dönüşmüşlerdir!"

 

Sihirbazların eli çabuk değil, insanların algısı yavaştır.. Boston saldırısı ile başlayan süreç bir tür "Coup de ta"ydı...

 

İktidarı devirmeyi değil ama yönlendirmeyi, diz üstüne çöktürmeyi hesaplıyordu. Şu an hâla devam ediyor!. Ancak Barack Obama'nın önüne isimler de geliyor!

 

Yukarıda sayılanlardan hangilerinin "komplo teorisi" olduğu hangisinin gerçek olduğu yönünde uzun tartışmalar yapılabilir. 

 

Yazının başlığına, yazıya başlarken müstehzi bir ifade ile gülmüş olabilirsiniz..

 

Gönül koymam ama... Eğer ben bir komplo teorisi yazsaydım; Tamerlan’ın Hazar Denizi sahillerindeki Kalmukya Cumhuriyeti'nde doğmuş olduğunu yazardım!.

 

Yani Boston saldırısını gerçekten Kalmukyalılar yaptı!

 

Bilmem bilir misiniz..

 

Kalmukya’nın yöneticilerini uzaylılar kaçırır.. Bir gün onu da yazarım...

   

http://twitter.com/NedretErsanel 



Bu yazı 8,246 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,410 µs