En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

Davutoğlu'nun İngiltere'deki hanedan portresine CIA ne der?



Ankara’nın bir süredir Ortadoğu, Arap Baharı ve 'Sıfır Sorun' politikası genelinde, Suriye-İran-Irak özelinde savrulduğunu hissediyor musunuz?..

 

Her ülkenin dış politik akslarının sıkıştığı dönemler olabilir.. Temel politikalarınız sağlam sütunlar üzerine kuruluysa zaman içinde tekerlekler yeniden dönmeye başlar. Sorunlar aşılır ve dış faktörler sizi yeniden aydınlatmaya başlar.

 

Fakat son dönemde, bölgesel ve küresel "taze şartlar"ın anlaşılıp anlaşılmadığı konusunda şüpheler var...

 

Günlük gazetelerin dış politika yazarlarına zaten sakın bakmayın.. Belli bir kısmı hiç oku(ya)mıyor.. Bir kısmı hiç anlamıyor.. Bir kısmı da sanki "Türkiye için" yazmıyor!

 

İşte Suriye; hesabı-kitabı çoktan yapılıp bağlanmış bir konuda Ankara hâlâ ve hâlâ ABD’ye ve bağlılarına/karşıtlarına gerekli "müdahalenin" yapılmadığı noktasında sızlanıp duruyor...

 

ABD Başkanlık seçimlerinden sonra Suriye'ye yönelik Beyaz Saray politikasının değişeceği kuvvetle ümit ediliyordu ama bir sürü akıllı adam da tersini söylüyor, yazıyordu.

 

Sonuç?

 

Hiçbir şeyi anlamayan, "ikinci Obama döneminde bakanlıklara kim niye geldi, kim niye gitti" diye baksa, yani Türkiye'de bakan değişikliklerini nasıl izliyorsa o aklı kullansa, meseleyi çözerdi.

 

Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Savunma Bakanı Leon Panetta ve CIA Başkanı David Petraeus gitti. Bu üç-ABD Başkan Yardımcısı’ndan bile önemli-stratejik bakanın ortak özelliği ne?..

 

Garip, "kadınlı" ve bol generalli skandallarla, düşüp başlarını vurmalarla gitmiş olmaları değil.. Hepsinin bir araya gelip, Başkan Obama’yı "karşılarına alıp"; “Suriye’ye müdahale edelim, muhalifleri silahlandıralım” demiş olmaları!

 

Gittiler.

 

Peki kimler geldi?

 

Dışişleri Bakanlığı’na John Kerry, Savunma Bakanlığı’na Chuck Hagel, CIA Başkanlığı’na John Brennan.

 

Peki bunlar kim?. Ortak noktaları ne?

 

Sadece Türkiye’de değil Amerika’da da şöyle anlatırlar; "ABD Başkanları’nın ikinci dönemi tarihe geçme dönemidir. Bir daha seçilmeyeceği için üzerlerinde baskı olmadan dünya meselelerine eğilebilirler”.

 

Yalan değil ama gerçeğin tamamı da değil.. ABD Başkanları ancak ikinci dönemde sisteme ancak tam hakim olabilirler.. İlk dönem seçilmenin borçlarını öderler! Mesela, Hillary Clinton odur.

 

İşte bu üç yeni bakan Obama’dır.. "Müesses nizam" değildir. Her birinin de önümüzdeki 4 yıllık ABD dış politikasında bir karşılığı vardır.. Türkiye için de bir karşılığı vardır!

 

Kerry, Rusya için geldi.. Gerekirse anlaşmak gerekirse çatışmak için.. Şu an anlaşıyor.

 

Hagel, Ortaasya, Çin-Pasifik’teki "soğuk savaş" için geldi.

 

Brennan, selefiler, kökten dinciler, hadi yazalım(!), S.Arabistan için geldi.

 

Bu üç parmaklı bir el.. Beraber çalışacaklar; Kerry "soft", Hagel "mild", Brennan "hard"dır...

 

Peki Suriye’de ortak noktaları?.. Gidenlerin neyse, onun tersi!

 

Göremeyecek ne var?

 

Peki ABD Suriye’de bir şey yapmayacak mı?. Yaptı, bitti!

 

Kissinger’ın, "10 yıl içinde İsrail olmayacak" sözleri o işte.

 

Ama "olmayacak"; "var olmayacak" değil.. "Eskisi gibi olmayacak"tır.

 

Obama da budur.

 

Bu daha işin başı.. Arkası dolu.

 

Burada keselim ama şunu ekleyelim; Londra’da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun verdiği hanedan portresi nereye, kime konuşuyor?..

 

İçeriye mi dışarıya mı?..

 

Kestik.

 

http://twitter.com/NedretErsanel 



Bu yazı 7,853 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,802 µs