En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

Çok baş yakan Rusya-İran-Türkiye-Almanya ittifakına ABD izin verirse?



ABD’nin siyasi ve askeri ağırlığını güney yarım küreye, Pasifik’e kaydıracağını, kuzey yarım kürede oluşacak boşluğun Washington müttefiklerinde ciddi sıkıntılar yaratacağını, çoklu kriz üreten alanlara model olarak gösterilen ülkelerin kendini zamanla yalnız, belki terk edilmiş hissedeceğini ilk bu köşede okudunuz...

 

Bunu aylar hatta yıllar önce, başta üstü kapalı sonra alenen çok yazdım..

 

Başkanlık seçimlerinir ardından Amerika’nın Suriye’ye yönelik askeri güç kullanacağını varsayanlar, bu gerçeğin en basit/ilk kâbusuyla yüzleşiyorlar bugün.

 

Devamında bütün bölgenin sorunlarıyla "yalnız" uğraşmak zorunda da kalabiliriz.

 

"Bütün bölgeyi" tarif etmek için bildik bir formülü anımsatayım; "Türkiye’ye pergeli koyup 3 bin Km.lik bir daire çizerseniz, içine 70’den fazla ülke girer."

 

Ama önce ilk bin Km. içindeki 20 ülke ve entegre sorunlarıyla uğraşmak zorundayız!

 

Bu köşenin müdavimlerinin günlük okuduğu gazetelerin listesini çıkarsak, okunmamış gazete kalmaz sanırım..

 

Peki, bu gazetelerin dış politika yazarlarının kaçı bu yüzleşmenin yaklaştığından bahsediyor?. Eğer cevap, "hiç biri" ise; tembellik, okumama, geleceği kestirmek bir yana, önünü göremeyen körleşme ile yüz yüzeyiz demektir.

 

Tehlikeler ve tehditler karşısında yalnızlaşma, arkasının boşalması riskiyle sadece Ankara karşı karşıya değil.. Avrupa da aynı korkuyu hissediyor.

 

İşte bu yüzden, Türkiye’nin AB üyeliğini müspet gören şirinlikler artmış durumda!

 

Fransa ve Almanya gibi düne kadar Türkiye’ye çelme takma yarışına giren ülkeler, "Türkiye’ye AB yolunda haksızlık yapıldı", "Şimdi üyelik zamanıdır", "Müzakere başlıkları hemen açılacak" türünden, duyar duymaz sırtınızı kollamanız gerektiği hissi uyandıran açıklamalar yapıyorlar.

 

Çünkü, ekonomik çöküşün yanında siyasi yalnızlığın gölgesi de onları yakalamak üzere... 

 

ABD elbette pılını pırtısını tamamen toplayıp, Avrupa ve Ortadoğu dinamiklerini boşaltarak gitmiyor.. Tamamen zaten terk edemez, çünkü çıkarları var.

 

"Ne kadar terk ediyor" sorusunun yanıtlanması lazım ve ben size net rakam vereyim: ABD "toplam ağırlının" %60’ını Pasifik’e kaydıracak!

 

Geri kalan bölüm Amerika kıtası, Avrupa, Ortadoğu, Ortaasya’ya gidecek.. Yani büyük boşluk oluşacak ki 'kara delik' sayabilirsiniz.

 

Bu yüzden, ABD’nin bölgeden çekilip, sorumluluğu "ilham kaynağı olabilecek" müttefiklerine daha çok vereceği, yine yardımcı olacağı ama fiilen içinde bulunmayacağı, hele askeri olarak varlık göstermeyeceğini hızla intibak etmek gerekiyor.

 

Peki, sonra ne olacak?..

 

Her yalnızlık nasıl aşılıyorsa öyle olacak; yeni arkadaşlıklar ortaya çıkacak!..

 

Yanlış anlaşılmasın, yeni "eksen"lerden bahsetmiyorum.. ABD’nin onaylayacağı, belki sorumluluğu devredeceği de denebilir, müttefik grupları ortaya çıkacak.

 

Bunlardan biri Türkiye-Rusya ittifakıdır.

 

Evet öyle ve Washington buna onay verecek. (“Hangi Rusya’ya onay verilecek” iyi bir sorudur. 2013’te cevaplanacak.)

 

Esasen yalnızlaşan ülkelerden biri de Rusya’dır.. Bu coğrafyada Çin’le tek başına kalmak yalnızlıktan daha zordur.

 

Böylece odağını bir ihtimal-yine ABD izin verirse-Almanya’nın oluşturacağı-Başbakan Erdoğan’ın son Berlin ziyareti böyle okunabilir-Rusya ve AB ile bütünleşmiş bir Türkiye yalnızlığını giderebilir. (Tavsiye ettiğim veya onayladığım için değil, vakayı anlatıyorum.)

 

Bu stratejik ortaklıktır. Türkiye, Moskova ile ortak bakanlar kurulu toplantısı yapıyor. Berlin’le yaptığı günü işaretleyiniz.

 

Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder, Neue Osnabrücker Zeitung gazetesine verdiği demeçte bakın neler söylüyor; "AB, Rusya ile Türkiye arasında ortaklık geliştirilmeli. Türkiye’nin AB’ye ortaklık zamanı da geldi. Avrupalılarla ABD'liler arasında siyasi ve ekonomik bağ, ABD Başkanı Barack Obama Pasifik işbirliğine yöneldiği için gittikçe zayıfladı."

 

Schröder bu sözlerini bir Alman gazetesine söylüyor ama dünyaya servis eden "Rusya’nın Sesi"dir.

 

İlginç bulacağınızı düşündüğüm bir notu daha paylaşayım.. Türkiye ile ABD’nin çözüm noktasında eksiksiz mutabık olmadığı konulardan biri de İran meselesi.

 

Gariptir, bölgeye yönelik politikalarında İran’la paralel çizgiye geldiklerini, örnek vermek gerekirse Irak konusunda Tahran’la aynı düşündüklerini söyleyenler var. İran’la ABD arasında “söylem birliği” kurulduğu bile dillendiriliyor kimi resim ağızlardan!

 

Bu durum bir yandan Irak ile Türkiye arasındaki gerilimde Ankara’yı huzursuz ederken, öte yandan yakın geçmişte çok adamın başını yakan; Türkiye-Rusya-Almanya ve "zaman içinde, bir ihtimal" İran'ın ekleneceği bir kompleksin, hem de ABD desteğiyle ortaya çıkmasını tetikler mi sorusunu akla getiriyor!

 

Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Namık Tan’ın dediği gibi; "ABD, Tahran Anlaşması yüzünden Türkiye’ye gösterdiği tepkinin hata olduğunu anlamış bulunuyor!"

 

Bunun bir anlamı da şu: ABD, İran’ı zaten vurmayacak. İsrail’in durumunu da, sayılı gün kaldı, yakında görürüz...

 

Yalnızlık zor.. Uzun süreli yalnızlık daha da zor ve insanı yanlış dostluklara sürükleyebilir.. Bu yüzden "bir süre yanımızda olmayacak" dostların tavsiyesi gerekiyor demek ki!..

 

İnşallah o dostlar, tavsiyelerinin, 2013-14 sürecinin iç dinamiklerine olası etkilerini hesap ediyordur!

 

http://twitter.com/NedretErsanel



Bu yazı 4,904 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,831 µs