En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

PKK, BDP’yi boşa çıkardı



PKK, Suriye olayıyla birlikte tüm gücüyle, çılgın bir şekilde saldırıyor. Gaziantep’te olduğu gibi asker, polis, sivil, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden ölüm kusuyor.
Bunu yaparken çok ağır kayıplar veriyor.
Buna rağmen Kandil, ısrarla, “öleceksiniz, dönmeyeceksiniz, dönerseniz biz öldürürüz” diyerek teröristleri ölmeye-öldürmeye göndermeyi sürdürüyor.
İçerideki tüm gücü ve dışarıdaki tüm desteğiyle saldırıya geçen PKK, hedeflerine ulaşabilmiş değil. Suriye konjonktüründen yararlanarak, dünyaya Türkiye’de de durum aynı görüntüsü vermeyi başaramadı.
Uygulamaya çalıştığı, “vur-kal” yönteminde sonuç alamadı. Herhangi bir yerleşim yerinde tutunamadı.
Tekrar “vur-kaç” yöntemiyle, pusuyla, mayınla saldırılarına geri döndü.
Bingöl’de arka arkaya polis ve askere saldırdı. Polis aracı geçerken mayın patladı ve 8 polisi şehit etti. Dün de izinden dönen silahsız askerleri taşıyan konvoya roketle saldırarak 7 askeri şehit ederken, bazıları ağır olmak üzere onlarcasını da yaraladı.
PKK’nın, bu vahşetle, Ankara’da ve uluslararası toplumda istediği etkiyi yaratması, Türkiye’yi bir Suriye’ye, bir Irak’a çevirmesi mümkün değil.
Askeriyle, jandarmasıyla, polisiyle Türk güvenlik güçlerini de silahlı saldırılarla alt etmesi de mümkün değil.
PKK, asimetrik savaş yürütüyor. Terör örgütü, güvenlik güçlerinin hassasiyetini kullanıp sivillerin paçasına yapışarak yerleşim yerlerinde saldırılar düzenlerken, kırsal kesimde de mayın ve uzaktan kumandalı bombalarla mümkün olduğu kadar şehit sayısını artırmaya çalışıyor.
Bu tür saldırılar da güvenlik güçlerinin silahlı mücadeledeki etkinliğini ve azmini zayıflatmış değil.
Ankara, Türkiye’yi zayıf düşürmeye çalışan iç ve dış güçlerin işbirliğinin de farkında olarak PKK’yla mücadeleyi sürdürmeye kararlı.

BDP yine boşa çıktı
PKK, döktüğü kanla siyaset alanını tahrip ediyor.
Terör örgütünün bu saldırılarla yaptığı, BDP’yi kendi eliyle boşa çıkarmak oldu.
Bir süredir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, hükümete müzakere çağrısı yapan, masaya oturma davetinde bulunan BDP’yi açığa düşürdü. Çağrılarını anlamsız kıldı.
Leyla Zana’nın Başbakan Erdoğan’ı ziyaretinden sonra da terör eylemlerini tırmandırarak, bu yolu kapayan PKK, şimdi de, “Başbakan isterse iklim değişir” diyen BDP sözcülerini tekzip etmiş oldu.
Suriye ve İran gerginliklerini fırsat bilerek teröre dört elle sarılan PKK’nın, Kandil’den veya BDP eliyle Ankara’dan yapacağı “barış” çağrılarının artık hiçbir inandırıcılığı olmayacaktır.
PKK’nın amacının barış değil, savaş olduğu; BDP’nin de PKK karşısında hiçbir gücü olmadığı ve bir değer taşımadığı da bir kez daha ortaya çıktı.
BDP’nin, PKK’nın kontrolünden çıkıp bağımsız hareket edebilen bir siyasi güç durumuna gelmedikçe muhatap olarak kabul edilmesi de mümkün değil.
PKK’nın kanlı saldırıları sürerken BDP’nin terör örgütünü değil, hükümeti suçlamasının hiçbir inandırıcı yönü yok.
PKK’nın en fazla kan akıttığı günlerde ortaya çıkıp, bunun üzerinden “barış” çağrısı yapması, siyaset kurmaya çalışması bir anlam taşımıyor.
Toplum nezdinde bir karşılık oluşturmuyor.
Karşılıklı suçlama faydasız
Ankara, terörün dış desteklerini de bölgesinde yaşananları da dikkate alarak hareket etmeli, resmin bütününü görmelidir.
Türkiye, hem içeriden hem dışarıdan bekasını etkilemeyi hedefleyen bir saldırı altındadır.
Böyle bir ortamda, terörle mücadele konusunda hükümetin geçmiş hükümetleri ve muhalefeti, muhalefetin de şehit sayısı üzerinden hükümeti suçlamasının Türkiye’ye bir faydası yoktur.
Siyaset kurumu; iktidarıyla, muhalefetiyle teröre karşı ortak akıl geliştirebilmeli, ortak çalışma yürütmeyi başarabilmelidir.
 
milliyet


Bu yazı 805 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,419 µs