En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Hem okudum, hem de yazdım



Uluslararası gelişmeleri uzun yıllar görevi gereği yakından izleyen, önemli siyasi aktörleri de tanıyan siyasetçi bir dostum, ikidir, “Colin Powell’ın yeni çıkan anılarını okudun mu?” diye soruyor.

‘It Worked For Me: In Life and Leadership’ (Hayatta da liderlik yaparken de benim işime yaradı) adlı eseri

 iPad’ime indirdim, ama bir türlü okumaya başlayamadım.


“Newsweek’te önemli yerlerinin özeti yayımlandı, hiç değilse onu oku” dediğinde derhal göz attım. Başka önemli yerleri de var kitabın, ama

Newsweek’in yakaladığı bölüm

 bu günlere ve galiba bize de ışık tutacak çarpıcılıkta...

1992 yılının ağustos ayında Beyaz Saray’ın ikametgâh olarak kullanılan bölümünde Irak krizini konuşuyorlarmış... “Savaşalım, alalım, demokrasi götürelim” tezine yanaşır görünüyormuş

George W. Bush... Tez sahipleri “Hemen devrilir

Saddam, biz de 90 gün içinde demokratik kurumları oluşturur, Irak’tan ayrılırız”

diyorlarmış...

ABD’de yükte hafif pahada ağır kırılacak eşya satılan mağazalarda “If you break it, you own it” uyarısı göze çarpar. “Kırarsan, parasını ödersin” demenin kibarcası... Dışişleri bakanı

Powell, uyarıyı hatırlattıktan sonra, “Irak’a müdahale edersek sorumluluk bize geçer, kolumuzu kurtaramayız” anlamına gelen görüşünü aktarmış

Bush’a...

Öyledir; başka bir ülkenin içişlerine karışmaya başlarsanız üzerinize kalabilir. Irak macerası ABD’ye kimbilir kaç trilyon dolara mal oldu. Beşbinden fazla Amerikalı hayatını Irak’ta kaybetti. Ülkenin kaybolan itibarını hiç hesaba katmıyorum. Son Amerikan askeri Irak’tan ayrıldıktan sonra Bağdat’ta oluşan hükümet Washington’un hoşuna gidiyor mu? Sanmıyorum.

Irak’a müdahaleye karar verdiklerinde Amerikalılar bir plan hazırlamışlar. Buna ‘sözde hazırlamışlar’ desem yeridir.

Saddam döneminde

Baas Partisi’nin her alana hâkim olmasından, basit bir memuriyet veya ithalat-ihracat belgesi alabilmek için bile parti üyesi olma gereğinden hareketle, herkesi dışlamamayı amaçlayan bir yaklaşımı tercihi kararlaştırmışlar...

Plan öyleymiş, ama gelişmeler farklı olmuş... Savunma Bakanı

Donald Rumsfeld ile Irak’ı yönetsin diye gönderilen

Paul Bremer halkı kendilerine düşmanca bakmaya sevk edecek farklı bir politika izlemeye koyulmuş...


“Vazoyu kırdık, onu sahiplendik, ama beceremedik” diyor

Powell... Çünkü

Bush, kendisi tarafından belirlenmiş planı emrivâkileriyle bozan

Rumsfeld-Bremer ikilisinin çizgisine kaymış... En başta belirlenen stratejiden sapıldığı için de işler sarpa sarmış...

Libya’ya baktığımızda sürecin bir başka yerde de aynı sonucu doğuracak biçimde devam ettiği anlaşılıyor. ABD kendisini gerçekte çok fazla işin içine sokmadı ‘Arap baharı’ sırasında, ama algılama öyle değil. Bu sebeple her yanlışlığın sebebi olarak görülüyor ABD. Fatura da diplomatlarına, askerlerine, hatta sıradan vatandaşlarına çıkartılıyor.


Powell’ın anlattıklarına kulak verirken aklıma ister istemez şu düşünce üşüştü: “Acaba aynı durum bizim başımıza Suriye’de gelmiş olabilir mi?” Çok yakınlaşınca sahiplenmiş olduk ülkeyi, vazo kırılınca da sorumluluk üzerimizde kaldı... Ne dersiniz, olabilir mi?

Suriye ile yakın olduğumuz dönemde ülkenin ne tür bir sisteme sahip olduğuyla ilgilenmekten çok belli başlı siyasi figürlerle dostluğa daha fazla önem verdik galiba. “

Beşşar Esad ve çevresi dediklerimizi dinlerse rahatlama gelir, halkını dinleyen bir lider olarak gideceği seçimde

Beşşar demokratik biçimde seçilir”

diye mi düşündük?

Neyse...

Powell Suriye’yi veya Libya’yı değil, Irak’ta kendilerinin başına geleni anlatıyor anılarında...

Dostum, “Irak’ta her şey kötüye giderken dengeyi ABD lehine değiştiren ne olmuş, ona da dikkat ettin mi?” diye sorunca uyandım.

Powell, “Yönetim

‘surge’ emri verene kadar yokuş aşağıya gittik”

diyor...

‘Surge’ yani asker sayısını artırarak, varolan yerel unsurların da desteğiyle savaşa yeni bir boyut kazandırmak...

Yoksa PKK’ya karşı mücadeleyi kast etmiş olabilir mi?

star

Bu yazı 939 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,933 µs