En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

PKK'yı kim cesaretlendiriyor?



Şırnak çevresinde iki aya yakındır devam eden çatışmalar yeni bir dönemin habercisi gibi. Terör örgütü alışılmışın dışında bir usul ve motivasyonla saldırıyor.


Arzuladığı sonucu alamayışına aldırmadan yeniden deniyor. Yüzlerle ifade edilen kayıplarına rağmen aynı noktaya bir daha yükleniyor. Bu saldırıları üç açıdan değerlendirerek doğru sonuçlara ulaşabiliriz. İlki güvenlik güçleri ve onları yöneten siyasi akıl, ikincisi KCK/PKK'nın hedefleri, üçüncüsü çatışmanın tarafı haline gelen uluslararası güçler.

Üçüncüden başlayalım. Prof. Dr Sedat Laçiner, Vatan gazetesine dün verdiği mülakatta şunları söylüyor: "Burada ben somut olarak tahmin ettiğim şeyleri söylüyorum. PKK'ya anlık, çok nitelikli istihbarat aktığı anlaşılıyor. Aynı zamanda çok nitelikli silah ve mühimmat verildiği de anlaşılıyor. PKK, İran, Irak ve Suriye topraklarında çok rahat bir şekilde hareket ediyor. Hatta İran, bazı karakollarını PKK'ya terk etmiş durumda. Suriye ve İran'da PKK'lılara askerî eğitim veriliyor. Yüzlerce, hatta binden fazla PKK'lı bu askerî eğitimden geçti. Özellikle de Irak üzerinden ciddi silah akışı oluyor. Bunun kaynağı İran da olabilir, Suriye de olabilir, bir başka ülke de olabilir. Ama şurası açık; bir nokta, bir yer, Türkiye'nin bölünmesi gerektiğine karar vermiş. Birileri bu konuda çalışıyor, PKK da ikinci halka tarafından teşvik ediliyor ve destekleniyor." Laçiner, istihbarat vermeye teknolojisi yetecek devletleri ABD, Rusya, İsrail, Fransa ve İngiltere olarak sıralıyor.

Diğer iki maddenin açılımı da aslında burada gizli. Terörle mücadeleyi teröristle mücadele olarak algılıyoruz; ama onu bile tam başaramıyoruz. Mısır'da sağır sultanın duyduğu baskınlar için yeterince tedbir alınmadığından bir anda 10 şehit veriyoruz. Savunmada kaldığımız her çatışma bu tür kayıplarla sonuçlanabilir. İnisiyatifi örgüte bırakıyoruz, ne zaman, nereden saldıracağını belirliyor. Biz bazen iyi savunup püskürtüyoruz, bazen ise ağır kayıplarla ancak geri çekilmeye zorluyoruz. 'Terörle mücadele teröristle çatışmadan başka bir şeydir' sözü dillerde dolaşıyor. Ekonomik ve sosyal politikaları kastediyoruz, doğru fakat eksik. Terörle mücadelenin dış politika ayağı konusunda ne yapıyoruz? 'Bunların kökü dışarıda' edebiyatı dışında 30 yıldır hiçbir somut politikamız olmadı. Terörü destekleyebilecek ülkelerle ilgili somut bilgi ve doğru analizlere rastlamıyoruz. Bizim gibi bu işin uzmanı olmayanların el yordamıyla söyledikleri ile uzmanlar ve sorumluların rapor ettikleri arasında fark yok. Diplomasi ne tür çabalar içinde, onunla ilgili de yeterince bilgiye sahip değiliz. Bilmesek de olur ama sonuç alındığını görelim. Yapabildiğimiz en ileri şey ABD'yi istihbarat verme konusunda ikna etmek.

PKK'nın son bir ayda 400'e yakın kayıp verdiği ileri sürülüyor. İyi haber mi? Bence çok da iyi değil. Bu kadar kayba rağmen Kandil'deki terör lordları ellerindeki çocukları ölmek üzere sahaya sürmeye devam ediyor. Zaten politikası 'her eve bir kara haber' şeklinde ve onu böylece başarıyor. PKK/KCK böylesine zayiatı göze alabilecek hangi sonucu almayı umuyor? İki toplum arasındaki duygusal kopuş ilk akla gelen. Lakin bununla sınırlı olması mümkün değil. Onu Gaziantep saldırısı benzeri eylemlerle daha kolay yaparlar. 'Suriye'de yaşananların benzeri Türkiye'de cereyan ediyor' cümlesinin içini dolduracak fotoğrafı çektirme çabasındalar. Suriye ve İran aynı anlama gelecek açıklamalarda bulundu bile. Fotoğrafa halk karesi eklenemediği için diğer dostları henüz renk vermiyor. Allah'tan her şeye rağmen halktan böyle bir desteği alamıyorlar..
 
zaman
 

Bu yazı 639 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,851 µs