En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

Barışı kirletmemek lazım



Bugün bayram... Bu bayrama silahların gölgesinde girmemeyi çok isterdim. Ama olmadı. Hâlâ barış umudumu yitirmiş değilim. Bu nedenle söylenen her söze, yeni bir başlangıç olabilir diye bakıyorum.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün dağa kaçırılışı ve dönüşüne de bu gözle baktım. Sürecin seyrine ilişkin "gariplikler" olduğu gibi söylenen sözler de şaşırtıcı...
"Asker olsun, dağdaki genç olsun ölen bütün çocukların bu ülkenin çocuğu olduğunu ve bu savaşı başta kendilerinin anlamsız bulduklarını söylediler. 'İstediğimiz demokratik özerklik planı, hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen demokratik bir taleptir ve Avrupa'da pek çok ülkede vardır. Bu bakımdan biz de yürüdüğümüz mücadelenin artık çok anlamsız olduğunu biliyoruz' dediler."
Bir yandan Foça'da ve Van'da şiddete, öldürmeye devam edip, öte yandan "yürüttüğümüz mücadele anlamsız" demek bir çelişkiler yumağı olarak karşımıza çıkıyor.
Buna rağmen o satırları okuyunca, 2009'da başlatılan "demokratik açılım" sürecini ve sonraki Oslo görüşmelerini düşündüm.
O günlerde hep yazıldı, Kürt meselesini yaratan vesayet rejimi gerilerken, Türkiye AB kriterlerini hayata geçirirken "demokratik özerklik" için "silahlı mücadele" vermenin anlamı yoktu.
İngiltere'de IRA meselesi ele alınırken dönemin başbakanı Tony Blair'in bir tek şartı vardı:
"Ben sizden silahı bırakmanızı istemiyorum, şiddeti durdurmanızı istiyorum..."
Geçen yıl 17 Kasım'da, 1999'da Öcalan'ın yakalanmasını hatırlatarak şunları yazmıştım:
"(PKK) Tam 4 yıl süren bir ateşkes ilan ediyor ve tek kurşun atmıyor. Sorunun çözüm beklentisi var ama Öcalan'ın yaşam güvencesi de önemli bir etken... Yani o koşullarda bunu yapabiliyor.
Şimdi PKK yönetimi çıksa ve "Silahları sınır dışına çekiyorum ve tek kurşun atmayacağım" açıklaması yapsa ne olur?
Buyurun "Türkiye toplumunun demokratik anayasasını yapın" dese tüm ezberler bozulmaz mı?"
PKK aklı bu yaklaşıma silahları susturarak değil, 14 Temmuz saldırısıyla cevap verdi. Şimdi eli silahlı gençler silahların gereksizliğinden söz ediyor. Peki, dağdakilerin fark ettiğini BDP neden fark etmiyor?
Demokratik hakların güvencesi sivil siyasettir. BDP parlamentoda var ve yüzlerce belediyeyi yönetiyor.
BDP bir kez olsun "Demokratik özerklik planı, hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen demokratik bir taleptir" sözünü neden etmedi?
Yaptığı tek şey, sürekli "devlet çözüm istemiyor" argümanını bıktırıcı biçimde söylemek. Gerçek şu ki, bu argümanlar şiddet devreden çıktığı gün çökmeye mahkûm.
Eğer samimiyetle barış istenirse devlete -soğuk savaş döneminde belki zordu amaküresel çağda demokratik talepleri kabul ettirmek hiç de zor değil.
Şimdi bir kez daha geriye dönüp bakalım, bugün söylenenleri aylar önce MİT adına konuşan bugünkü müsteşar Hakan Fidan Oslo'da söylemedi mi?
"Ben demokratik mücadele içine girip de dünyada sonucuna ulaşamamış hiçbir hareket görmedim."
Fidan, bununla da yetinmedi, şiddeti devreden çıkarmak için bir şey daha söyledi:
"Ben modalite önerisi olarak şunu dedim, şimdi bir defa eylemsizliği çok samimi olarak söylüyorum -başbakanın da fikri budur- bir zaman kazanma parametresi olarak ortaya koymuyoruz. Biz eylemsizliği var olan konuşmaların bir sağlayıcısı olarak görüyoruz."
Dün bu yaklaşıma "ihanet projesi" olarak bakanların bugün barıştan söz etmesi şaşırtsa da hayır denmez ama hayatta samimiyet diye de bir şey var.
Hepinizin Ramazan Bayramı'nı kutluyor, ülkemize ve insanlığa barış getirmesini diliyorum.

sabah

Bu yazı 447 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,977 µs