En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

PKK ile ilgili yanılgılar



PKK’nın Şemdinli saldırısı, Foça eylemi ve milletvekili Hüseyin Aygün’ü kaçırmasıyla artırdığı şiddet, Ankara’ya, bir “hatırlatma” olarak da okunabilir.
 Henüz PKK terörünü çözememiş, içeriden ve sınır ötesinden terör saldırılarına açık Türkiye’nin komşu ülkelerini dizayn etme gayretine girmesine karşı bir hatırlatma...
 Türkiye’nin saf tuttuğu cephenin karşısında yer alan ülkeler, PKK eliyle karşı atağa geçmiş görünüyorlar. Türkiye ile aynı safta görünen ülke ve güçlerin ise, “tarafsız” tutum ve söylemleri de Türkiye’yi yalnız bırakıyor.
“Sen kendi işine bak” mesajı verilen Ankara’ya karşı PKK destekleniyor.

Yanılgılar
 PKK’nın ulaştığı silahlı güç, siyasal ve lojistik destek, uluslararası ilişkiler gerçek boyutlarıyla ve derinliğine kazınamadığı için siyaset kurumu sık sık yanılgıya düşüyor.
 Eğer bilinçli bir tercih değilse bu bazı siyasiler, siyasi partiler ve aydınlar için de geçerli...
 Yanılgıların başında PKK’nın mağdur bir konumda görülmesi ve Türkiye’yi bölmeden Türklerin ve Kürtlerin bir arada barış ve huzur içinde yaşamalarını amaçladığının sanılması geliyor. Bu yanılgıdan hareketle daha önceki hükümetler döneminde izlenen bütün politikaları bir kalemde mahkum etmek, kültürel alanda atılacak birkaç adımla terör ve Kürt sorununun çözüleceğini sanarak hareket etmek durumu değiştirmiyor.
 Eskiye yükleneyim derken devlet kurumlarını ve değerlerini ufalamak, PKK ile mücadeleyi güvenlik boyutunda zaafa uğrattığı gibi zihinlerde de güvenlik güçlerini suçlu, PKK’yı ise masum göstermek gibi bir başka büyük yanılgıya yol açmıştır.

PKK’nın istediği
 Bu yanılgılar bazen öyle boyutlara vardı ki fiyaskoyla sonuçlanan Habur skandalının sorumlusu olarak basın gösterildi. Hem de meslektaşlarımız tarafından...
“Aslında Habur’da ve Oslo’da barışa çok yaklaşılmıştı ama basın bu olayları büyüterek süreci sabote etti” diyen yorumlara şahit olduk. Oysa, PKK’nın barış istediği, barışa çok yakın olduğu Kürtçe üzerindeki baskılar kalktığında, Kürtçe eğitime geçildiğinde, Abdullah Öcalan ev hapsine çıkarıldığında tartışılmaz bir barış sağlanacağı savunuldu.
 PKK’nın 30 yıldır dağlarda Kürtçe eğitim için savaştığı yanılgısına düşüldü.
 Terör örgütünün derdinin Türkiye’de Kürtlerle Türklerin barış içinde yaşamaları değil, Güneydoğu’nun koparılması ve bağımsız bir Kürt devleti oluşturması olduğu ya görülmedi ya da gözardı edildi.

Barış aranırken
 Ankara; açılım süreci, Habur projesi ve nihayet Oslo’da PKK’yla masaya oturarak barış ararken, terör örgütü, seçim taktikleri, ödün koparmaya yönelik geçici dönemler dışında terörden vazgeçmediği gibi bir yandan idari ve siyasi yapılanmaya diğer yandan da uluslararası desteğini artırmaya gayret etti. KCK sözleşmesine uygun olduğu anlaşılan örgütlenmeler bu gayretlerin somut sonuçlarıdır.

ABD ve Barzani
 PKK konusunda bir yanılgı da bu sorunun ABD’nin desteğiyle ve Barzani’nin marifetiyle çözüleceğini sanmaktır. Kuzey Irak’ta fiili otorite olan ABD, askeri açıdan Türkiye’yi kendi sınırlarında savunma pozisyonunda tutuyor. Sonuçsuz hava operasyonları dışında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hareketine olanak tanımıyor. Diğer yandan Barzani üzerinden siyasal çözüm diye bastırıyor.
 Ankara ise, PKK’ya karşı kılını kıpırdatmayan Barzani’nin terör örgütünü Kandil’den indireceğine inanarak politika kuruyor. Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin kurulmasına PKK’nın uzantısı olan PYD ile birlikte öncülük eden aynı Barzani’den terör örgütünün Kuzey Suriye’ye yerleşmemesi için de medet umuyor.
 Türkiye; ABD ve Barzani’ye güvenerek yol almaya çalışırken izlediği Suriye politikası, Şemdinli’nin basılması, ilçenin hakimiyetini ele geçirmek için 20 gün süren çarpışmaların yaşanması, Foça’da TSK’nın en gözde birliklerinin göbeğinde bombalar patlatılması ve nihayet milletvekilinin kaçırılması olarak karşılık görüyor.
 Tablo bu iken Ankara, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplanıp toplanmamasını tartışabiliyor. İktidar ve muhalefet, birbirini suçlamaya devam ediyor.
İktidar partisinin Sözcüsü Hüseyin Çelik, “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis toplanmaz” diyebiliyor. PKK, Meclis’i toplatmış olur, çıkışları yapılabiliyor. Siyaset kurumunun bu sonuçsuz tartışmaları, Türkiye’nin karşılaştığı tablonun vahametini değiştirmiyor.

Aygün’e geçmiş olsun
 PKK, CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ü 48 saat sonra kaçırdığı yere yakın bir bölgede serbest bıraktı. Bıraktığı yerin bir köy karakoluna yakın olduğu anlaşıldı. Aygün’e ve ailesine geçmiş olsun. Aygün’ün serbest bırakılmış olması kaçırılma olayının önemini azaltmıyor. Siyaset kurumu ve güvenlik birimleri, PKK’nın Tunceli’de bazı alanlardaki hakimiyeti ve hareket serbestliği üzerinde düşünmeliler.

milliyet

Bu yazı 860 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,468 µs