En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır



Sularda mikrop varlığı ancak laboratuar tahlilleriyle gösterilebilir; suyun tadı, kokusu veya rengine bakarak içinde mikrop olup olmadığını söylemek mümkün değildir.

Sağlıklı içme sularında hiçbir mikrobun bulunmaması gerekir.

Suya karışmış olan her mikrobu tek tek aramak pratik olarak mümkün değildir; bu pahalı ve çok zaman alıcı bir iştir.

İçme sularında herhangi bir mikrobik kirlenme olup olmadığının anlaşılması için önce ‘total koliform bakterilerin’ varlığı araştırılır.

Bunlara ‘indikatör mikroplar’ yani ‘gösterge mikroplar’ da denir ve tüm koli mikroplarının özelliğine sahiptirler; araştırılmaları kolay ve ucuzdur.

Bu sebeple içme sularında önce ‘total koliform bakterilere’ bakılır.

Total koliform bakteriler, çevrede yani toprak ve bitkilerde bulunanlar ve hayvan veya insan bağırsağında bulunanlar olmak üzere iki grupta değerlendirilebilir.

Eğer içme suyunda sadece çevrede bulunan koliform bakteriler bulunursa, suya lağım sularının karışmış olması söz konusu değildir ama suyun kirlenme ihtimâli olduğunu gösterir.

Bu koliform bakterilerin suya nereden, nasıl geçtiklerinin araştırılması icap eder.

Suda ‘total koliform bakteri’ tespit edilmesi, suya insan veya hayvan dışkılarının karışmasının da bir göstergesi olabileceğinden ikinci aşamada o suda ‘fekal koliform’ veya ‘E. koli’ mikroplarının olup olmadığına bakılır.

Eğer bu mikroplardan herhangi biri varsa suya sıcakkanlı hayvanların veya insanların dışkılarının karışmış olduğu anlaşılır.

Fekal koliform bakteriler, total koliform bakterilerin bir alt grubudur ve insanların ve hayvanların bağırsaklarında dolayısıyla da dışkılarında bol miktarda bulunan bakterilerdir.

Suda fekal koliform bakterilerin varlığı o suya insan veya hayvan dışkısının karışmış olduğunu ve dolayısıyla da hastalık yapıcı mikropların da karışabileceğini gösterir.

E. koli de fekal koliform bakterilerin bir alt grubudur. İnsan ve hayvan bağırsağında yaşayan bu bakterilerin de çoğu zararsızdır ama hastalık yapan türleri de vardır. Mesela E. koli O157:H7 gibi.

Suda E. koli bulunması o suda mutlaka hastalık yapan tehlikeli mikropların var olduğunu göstermez fakat dışkı karışmış olduğunun işaretidir.

Böyle sular dezenfekte edilerek veya kaynatılarak içilebilir.

Gelelim neticeye

İçme sularında ‘koliform mikrop bulunması, bunlar hastalık yapıcı mikroplar olmasa bile önemlidir; suya hayvan veya insan dışkısının karışmış olabileceğinin işaretidir.

Önce bunların fekal koliform veya E. koli türü mikroplar olup olmadıkları araştırılır.

Eğer bunlar ne fekal ve ne de E. koli türü bakteriler ise suda bulunan koliformların kaynağı çevre, yani toprak veya bitkilerdir.

Bu suya lağım suyu karışmamıştır ama çevresel kirlenmenin sebebi de araştırılmalıdır.

Suda fekal koliform veya E. koli tespit edilirse bu suya hayvan veya insan dışkısı karışmış demektir.

Bunların çoğu hastalık yapan mikroplar olmamakla beraber, insan veya hayvan bağırsağında bulunan ve hastalık yapan mikropların bulunması durumunda çok ciddi hastalıklar (mesela tifo kolera, hepatit, dizanteri.. gibi) ve salgınlar görülebilir.

Bu yazı 1,119 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,310 µs