En Sıcak Konular

Abdülkadir Selvi


Abdülkadir Selvi
0 0 0000

Yeni parola



"Ayşe tatile çıksın" Kıbrıs çıkarmasının parolasıydı

1974 yılıydı. Dışişleri Bakanımız Turan Güneş, Londra'da Kıbrıs görüşmelerinin çıkmaza girdiği bir anda Ankara'yı arayıp, "Ayşe tatile çıksın" demişti.

Bu şifre üzerine Kıbrıs'a çıkarma başladı.

 Yeni parola, "Ahmet tatile çıkmasın."

 Sakın, "Yoksa bu da Suriye çıkarmasının parolası mı?" diye sormayın.

 Anlatacağım.

 Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ailesiyle ne zaman bir tatile çıkacak olsa, bir yerde savaş patlıyor, bavulları toplayıp geri dönüyorlarmış.

 2008 yılında Konya'da, Karadut'un üzerindeyken, Rusya Gürcistan'a girmiş.

 Tabii çocukları orada bırakıp, Ankara'nın yollarına düşmüş.

Geçen yıl Libya savaşı patlak vermiş. Bu yıl "tatil" diyecek olduğunda çocukları, "Aman baba" demişler. 'Tatil planı yapma. Sen ne zaman tatile çıksan bir ülkede savaş patlak veriyor."

 Davutoğlu bunu paylaşınca, Radikal Ankara temsilcisi Deniz Zeyrek, "O zaman yeni parola Ahmet tatile çıkmasın oldu" dedi. Gülüştük.

Ahmet Davutoğlu da öyle tatil meraklısı bir insan değil. Resmi görüşmeler için gittiğimiz ülkelerde bile erken saatlerde kalkıp, sahafları geziyor. Tatil planı yapacak hali yok. Ama şu sıralar onu, Şam ya da Halep'te tatile göndermek için yanıp tutuşanların sayısının az olmadığını düşünüyorum.

 O da farkında. "Nasılsınız" diye sorduğumuzda, "Halep gibiyim" yanıtını verdi. Her taraftan bombardıman.

 Bir de dostların attığı güller. En fazla yaralayanlar da onlar..

 Ankara temsilcileri olarak iftarda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikteydik. İftarda başlayıp, gece 01.00'e kadar sürdü sohbetimiz. Sahuru bulurduk da Ahmet Bey'in gece bir kabulü vardı. Dışişleri Bakanı şu günlerde bir gece yarısı gelen gizemli konukları ağırladığı için, kimle görüştüğünü merak ettim doğrusu.

 Ama biz 5 saate yakın süren iftar sohbetini dolu dolu değerlendirdik. Daha oruçlar açılmamıştı ki, Suriye'de düşen uçağımızı sorduk.

 "Uçağın kritik parçası çıktı. Onun üzerinde çalışılıyor" dedi, Davutoğlu. Kritik parça, kara kutunun da bulunduğu bölüm olsa gerek.

 Suriye'den hemen İsrail'e uzandık. İsrail'in, özür konusundaki yeni yaklaşımına dikkat çektik.

 "Bizim için anlam ifade etmiyor" dedi, Dışişleri Bakanı.

 "Ne istediğimiz belli. 3 madde halinde açıkladığımız şartlar geçerli."

Oradan hemen Hatay'daki olaya geçtik.

"Maalesef üzüldüm" diye kestirip attı.

 Biz Hatay'ı sorduk ama Bakan'ın kafasında Halep vardı.

 Öyle bir, "Ben Halep'e âşığım" deyişi vardı ki, sanki 18 yaşında bir delikanlı sevdiği kıza ilan-ı aşk ediyor.

 Halep söz konusu olunca daldı gitti Davutoğlu. "Halep'te üzerime güneş doğmamıştır" dedi. "Güneşin doğuşunu seyrederim Halep'te olduğum zaman. Muazzam bir şehirdir" diye ilave etti.

 Şimdi bu şehir Esed'in tankları, topları, savaş uçakları tarafından tahrip ediliyor. İnsan katliamına tepkisiz kalan Batı dünyası, tarihi mirasın yok edilmesine de gözlerini kapıyor.

 BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'la, Halep'in UNESCO korumasına alınmasını görüşmüş Davutoğlu.

 Bir yanda gece uyanıp, Halep'teki çocukları düşünen bir Davutoğlu diğer yanda Suriye'yi masasındaki su bardağı ya da gündemdeki bir maddeden ibaret olarak gören Kofi Annan ya da Ban Ki Moon...

 Bunlardan harekete geçip, Suriye'deki katliamı önlemelerini bekliyoruz.

Ne Esed'in zulmü, ne de uluslararası camianın duyarsızlığı, Kılıçdaroğlu'nun "Hakaretleri" kadar üzmemiş Davutoğlu'nu.

 Uzun iftar sohbeti sırasında sık sık dönüp, CHP liderine cevap verdi.

Esed dara düşünce, destek vermek için heyetler gönderen CHP lideri, Halep'te insanlar katledilirken sesini çıkarmıyor.

 İnsanlığın çığlığını duymak o kadar zor mu?

 CHP liderinin yeni incisi, "Ben konteynır kent kurmam" oldu. Neymiş bela getiriyormuş.

 Türkiye'ye gelen 43 bin mülteciden 11 bin 288'ini kadın ve çocuklar oluşturuyormuş.

 Bu sayıyı verdikten sonra,

 "Kılıçdaroğlu'nun bela dediği bu kız çocukları ve kadınlar mı?" diye sordu Davutoğlu.

 Davutoğlu bir süredir sistematik bir saldırı altında. Kılıçdaroğlu ise, haysiyet cellatlığına soyundu.

Onu hayalci, maceracı, ülkeyi savaşa sokmaya çalışan, tehlikeli biri olarak göstermeye çalışıyor.

 Psikolojik savaşın en önemli unsuru olan, tehlikeli bir imaj yüklemeye çalışıyor.

 Davutoğlu elbette ki eleştirilebilir. Dış politikasına yönelik tenkitler yapılabilir. Ancak Kılıçdaroğlu, hakaret ediyor, kimi zaman kendini tutamıyor küfrediyor.

 Bu üslup CHP gibi bir partinin liderine yakışmıyor.


yenişafak

Bu yazı 660 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Başbakan'ın açılımı ne olacak?
    • 25 Eylül 2012 Karakolda teknoloji var
    • 24 Eylül 2012 21 Eylül demokrasi bayramı
    • 19 Eylül 2012 Yetmez ama evet
    • 17 Eylül 2012 Suriye, Bosna mı?
    • 13 Eylül 2012 Yazamayacağım takvim...
    • 12 Eylül 2012 Kılıçdaroğlu adına açılan sayfada ne yazıyor?
    • 10 Eylül 2012 Kuruculara 3 dönem muafiyeti
    • 5 Eylül 2012 Numan Bey neye şaşırdı
    • 4 Eylül 2012 Beytüşşebap göstere göstere geldi
    • 30 Ağustos 2012 İstihbarat var, operasyon yok
    • 27 Ağustos 2012 Cumhurbaşkanı'nın sağlığı
    • 22 Ağustos 2012 Melisa'nın katili Esed
    • 16 Ağustos 2012 Suriye şoklaması
    • 15 Ağustos 2012 Bedel
    • 6 Ağustos 2012 Gül, görüşmeyi hangi hareketle anlattı?
    • 5 Ağustos 2012 Şura'nın sürprizleri
    • 2 Ağustos 2012 Sever'in açıklamaları nasıl karşılandı
    • 1 Ağustos 2012 Komutanın durumu
    • 31 Temmuz 2012 Yeni parola

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,463 µs