En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...



Bu köşeyi izleyenler, Türkiye-İsrail ilişkilerinin ne kadar önemli olduğunu defalarca okumuşlardır. Son gelişmeler bu ilişkinin önemini biraz daha ortaya koydu.
 Biraz dikkatli uzmanlar İsrail’in bölgedeki eski etkinliğinin nasıl giderek azaldığının farkındalar ve bu durumun saklanacak yanı da kalmadı.
Türkiye’yi arkasına alamayan, belirli konularda diyalog kuramayan bir İsrail’in ne kadar askeri gücü olursa olsun, ABD’yi ne kadar arkasına almış olursa olsun, yine de bölgede kendini yalnız hissetmekte, hiç değilse böyle algılanmaktadır.
İsrail, bizim gibi, bölgenin dev sorunlarıyla boğuşmak zorundadır.
Suriye’de rejim değişikliği süreci başlamıştır ve Esad’dan sonra kimin başa geleceği en çok İsrail’i düşündürmektedir.Müslüman kardeşler veya radikal dinci bir partinin iktidar olması bu ülkenin en büyük kaygısıdır. Esad‘ ın aksine agresif bir politika uygulayacak yeni bir Suriye, İsrail’ in başındaki dertleri arttırır.
 Böyle bir durumda, İsrail’ e arka çıkabilecek tek ülke Türkiye’dir. Oysa, Suriye’ deki gelişmelerin en yakın adresi sayılan Ankara ile ne bilgi alış verişi yapabiliyor, ne de işbirliği.
“Arap Baharı” nın nerelere doğru gittiğini kimseler tahmin edemiyor.
 Umutla beklenen “Demokratikleşmenin” daha çok uzun yıllar süreceği de apaçık ortada. Böylesine bir belirsizlik içinde, acaba İsrail’ in Türkiye’ den başka danışacağı-dayanışacağı kim vardır?
İran’ın “Nükleerleşmesi” konusu hepsinden daha büyük bir sorun. Topun hedefinde de İsrail var. Yakında bu tartışma daha da büyüyecek ve gerginlik biraz daha artacak. İran konusunda da, İsrail’in bölgede “Dayanışmasına” yine en çok ihtiyaç duyacağı ülke Türkiye’dir. Dikkat ediyorsanız, bu listeye, Irak’ın bölünme olasılığını ve Filistin sorununu katmadım dahi…
 
Netanyahu kibirli tutumundan vazgeçip bir karar vermelidir...
 Bütün bu gerçeklere rağmen, Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Lieberman’ın Mavi Marmara konusundaki kibirli tutumları değişmemektedir. Özellikle Lieberman‘ ın Türk gazetecilere açıklamalarının hala eski tutumda ısrar ettiklerini gösteriyor.
 Çok yazık…
Bu sorunun üstesinden gelebilmek ve ilişkileri “Tekrar konuşulabilir” bir noktaya getirebilmek için, iki ülke diplomatları 15 ay süresince müzakere ettiler. 3 defa anlaşmaya varıldı ve her defasında bu Başbakan Netanyahu ve Lieberman tarafından siyasi nedenlerle veto edildi.
 Türkiye, en sonuncu anlaşma olan Haziran 2011 metnini imzalamaya hazır olduğunu bildirdi, ancak aldığı yanıt işe şuydu: “…Biz daha önce reddettiğimiz bir metni şimdi kabul edersek, burnumuzu sürttürmüş oluruz…”
İsrail artık bir karar vermelidir.
 Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek çıkarlarına uygun mudur, değil midir?
 Türkiye ile diyaloğu açmak yarar sağlayacak mı, sağlamayacak mı?

İsrail'siz bir Türkiye de zarar görüyor...
 Madalyonun öbür yanına baktığımız zamanki manzara da pek parlak değil.
 Kavgalı olmaktan dolayı sadece İsrail kaybetmiyor.
 Türkiye de zarar görüyor.
 Unutmamamız gereken en önemli unsur, İsrail ile hiçbir diyaloğu kalmayan Türkiye, bölge ülkelerinin gözünde artık eskisi kadar ilginç değildir. Sonuç olarak Davudoğlu eskisi gibi taraflar arasında gidip gelememekte, diyalog kuramamaktadır.
 Erdoğan ünlü “ One minute…”çıkışıyla omuzlarda dolaştırıldı, posterleri asıldı. Ancak bugün artık o hava yok.
 Arap dünyasındaki değişim Türkiye’ ye de yansıyor.
 O zaman da eski etkinliğini ister istemez kaybetmektedir.
İsrail’siz bir “Orta Doğu politikası” yapılamayacağını artık herkes biliyor.
 Orta Doğu’ daki satranç oyununda sadece Suudi Arabistan  ve Körfez ülkeleriyle bir yere varılamayacağı veya “Sunii cephe” kurarak etkinlik kazanılamayacağı da ortada.
 Neresinden bakarsak bakalım, İsrail’ in karşı karşıya kaldığı her sorun bizi de son derece yakından etkiliyor. Suriye’ de iktidar değişiminden İran’ ın “Nükleerleşmesine”, “Arap Baharı” ndan Irak’ın bölünmesi ve Filistin konusunda çözüm olasılığına kadar her konu Türkiye ile İsrail’in yakınlaşmasını, hiç değilse diyaloğunu gerektiriyor.
 Türkiye  de artık bir karar vermelidir.
İsrail ile ikili ilişkileri hareketlendirmek için koyduğu “ Gazze’den ve sınırlarını 67 harbi öncesine çekilme “ koşulu, adeta “Biz sizinle bir daha görüşmek istemiyoruz. Böyle kalmayı tercih edeceğiz” anlamına geliyordu.
 Diplomaside yol bitmez.
 Kendinizi ne kadar köşeye sıkıştırmış olsanız dahi, sonunda bir çıkış bulunur.
 Önümüzde daha çok çetin yıllar var.
 Gerçekçi olmak ve çıkarlarımıza göre hareket etmek gerekiyor.
İsrail ile kapıları açma zamanı gelmiş, geçmektedir.

posta

 

Bu yazı 1,230 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,001 µs