En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

Üç CHP'li anlaşamıyorsa...



Meclis'teki yeni anayasa "Uzlaşma Komisyonu" çalışmaya biraz ara verdi ama bu kısa sürecek. Ağustos sıcağında bile çalışmaya devam edecekler.
Doğrusu çalışacaklar ama ortaya nasıl bir anayasa çıkacağını komisyon üyeleri dahil kimse bilmiyor. Çünkü asıl gerginlik yaratacak ilk üç madde, vatandaşlık tanımı ve ana dilde eğitimi yasaklayan maddelere henüz dokunulmadı bile...
Onlara sıra geldiğinde çok farklı tartışmalar göreceğiz. Bu maddelere en sert muhalefeti MHP'nin yapacağı biliniyor. Ama CHP'lilerin ne yapacağı bilinmiyor.
Bu da nereden çıktı demeyin. Bir komisyon üyesine göre 4 partinin anlaşamamasından daha önemlisi CHP'lilerin anlaşmaması.
Komisyon üyesi CHP'lilerin durumunu şöyle anlatıyor:
"Her partinin maddelerle ilgili yeterli yetersiz önerileri oluyor ve bu zaman zaman tartışma da yaratıyor. Ama CHP'lilerin kendi aralarındaki tartışmaları bitmek bilmiyor."
Bu sözler bana CHP'nin son kurultayında seçilen Parti Meclisi tablosunu hatırlatıyor. Orada da birbiriyle anlaşacak insan sayısı çok az.
Aslında bu tespiti CHP'nin bütünü için yapmak mümkün. Çünkü CHP içinde birbiriyle anlaşan siyasi bir ekipten söz etmek zor. Ne Ulusalcı-Kemalistler kendi aralarında bir bütün, ne sosyal demokratlar, ne "sosyal liberaller" ne de sosyalistler.
Sadece CHP değil, içindeki 4 eğilim de çok parçalı. Sanıyorum son iki yılda Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP Parti Meclisi'nin deneme tahtasına çevrilmesinin bir nedeni de bu.
İşte bu durum Uzlaşma Komisyonu'na daha vahim ve hazin bir biçimde yansıyor.
CHP'yi anayasa uzlaşma komisyonunda üç kişi temsil ediyor: Rıza Türmen, Süheyl Batum ve Atilla Kart... Biri hukukçu, biri merkez sağdan gelen bir akademisyen, biri de CHP içinden gelen bir avukat. Hiçbiri de Parti Meclisi'nde yok. Batum aday oldu ama seçilemedi.
Bütün partiler üç kişiyle temsil ediliyor ve aralarında ufak tefek yaklaşım farkları olabilir. Ama CHP'lilerinki farktan öte bir şey.
Bir komisyon üyesi "farktan öte şeyi" şöyle anlatıyor:
"Bazen birinin söylediğine öteki kökten karşı çıkıyor, bazen de 'bu CHP'nin görüşü değil ben katılmıyorum' deniyor. Bizler önce onların anlaşmalarını bekliyoruz."
Aynı partiden olmalarına rağmen CHP'li üç ismin kendi aralarında fazla tartışmaları hatta bazen işi kopma noktasına getirmeleri komisyonun geleceği açısından kaygı yaratıyor. Yeni CHP yönetiminin, önce kendi içinde sonra da Türkiye toplumunun heyecanla beklediği yeni anayasa komisyonunda daha uyumlu bir ekip kurup kuramayacağı merakla bekleniyor.

CHP'liler 'çizik'ten korkmaz
CHP kurultayı geride kalırken, en çok tartışılan şeylerden biri de "çizik" meselesi. Kim kimi çizecek ve kim liste dışı kalacak? Yıllarca örgütü elinde tutan adam olarak Önder Sav, en çok çizik yiyen isimdi. Son yıllarda onun yerini Gürsel Tekin aldı. Şimdi ona Nihat Matkap ve Erdoğan Toprak da katıldı.
Çizik meselesi aslında CHP siyasetinin eski bir alışkanlığı.
Peki, çizik yemek neyin ölçüsü? Dışarıdan bakınca, güç kaybetmenin elbette. İçeriden ise "teselli" mahiyetinde şu anekdot anlatılıyor.
CHP'nin bir dönemler önemli isimlerinden Erol Çevikçe, ilk girdiği Parti Meclisi seçiminde yüksek oy alır ve hemen rahmetli Turan Güneş'e koşar, "Sayın Güneş ilk seçimimde çok yüksek oy aldım" der. Güneş hiç tepki vermez. Bir sonraki kurultayda ise bu kez en fazla çizik yiyen isim olur.
Yine Güneş'e koşar ve şu kısa cevabı alır: "Bak şimdi siyasetçi oldun."

sabah

Bu yazı 549 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,533 µs