En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Erdoğan'ın kurgusu ne?



Eylül'de son kez AK Parti Genel Başkanlığı...

Sonra Çankaya. Yani cumhurbaşkanlığı.
 Halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı...
 
Acaba başkanlık, yarı başkanlık sistemi istikametinde bir anayasa değişikliği gerçekleşebilecek mi?
 Gerçekleşemeyecekse, halk tarafından seçilmiş ve icranın içinde olmak isteyen bir cumhurbaşkanı olarak Tayyip Erdoğan nasıl yapacak?
 
Bunlar önümüzdeki dönemin siyaset soruları.
 
Bu sorular, AK Parti Genel Başkanı'nın kim olacağı, başbakanlığa kimin geleceği, onun "etkin olmak isteyen" ve AK Parti liderliğinden Çankaya'ya çıkan Tayyip Erdoğan'la nasıl uyum içinde çalışacağı sorularını da getiriyor.
 
İsimlendirmeler yapılıyor.
 Numan Kurtulmuş ismi bu arada devreye giriyor.
 Siyasette bir hafta uzun bir zamandır, denir.
 Yani önümüzdeki en azından iki yılın meselelerini konuşmuş oluyoruz.
 Düşünün ki Numan Kurtulmuş hadisesi henüz sımsıcak. Yani devreye her gün yeni bir etkin madde giriyor.
 
Tayyip Erdoğan'ın oyun stratejisi
 
Belki okunması gereken şey, Tayyip Erdoğan'ın oyun stratejisi.
 
Çin gezisinde onu sormuştum: "Yoksa Fatih Sultan Mehmet gibi, gideceğim yeri sakalımın teli bilse koparıp atarım" diye mi düşünüyorsunuz?" Gülmüştü.
 
Bilmiyorum AK Parti'nin kurucu babaları, bu oyun stratejisini oturup istişare etmişler midir?
 
Hani bu arada Abdullah Gül'ün ne yapacağı da hesaba dahil ediliyor.
 Şunda herkes müttefik:
 -Tayyip Erdoğan aday olursa, Abdullah Gül ikinci defa seçilmek hakkını Anayasa Mahkemesi vermiş olsa da, aday olmaz.
 
Bence de Gül, böyle bir adaylığı aklından bile geçirmez.
 Ama ne olur?
 Emekli mi olur?
 Bence o da "normal" olmaz. O da insan israfı olur. O da, harcanmak gibi olur.
 Gül birikiminde bir insanı atıl hale getirmek, AK Parti gibi bir misyon hareketinin göze alacağı bir israf olamaz. Bir yandan "Türkiye'nin geleceğini inşa misyonu"nda görev almak üzere Numan Kurtulmuş'u davet edip, bir yandan da Gül'den yararlanmamak vefa, dostluk, kardeşlik adına çok iyi yorumlanmaz.
 Zaten onun için Putin-Medvedev rolleri üzerinde duruluyor. Yani Erdoğan'la Gül'ün yer değişimi...
 
Partinin geleceği
 
Tayyip Bey'in, kendisinden sonra AK Parti'nin var olmasına ve güçlü olmasına, artı kendisini Çankaya'da destekliyor olmasına da önem verdiği muhakkak. Bunu daha önceki bir konuşmasında, Özal-ANAP farklılaşmasına işaret ederek belirtmişti. Çankaya'ya çıkıp boşlukta kalma riski. Bunu asla istemiyor Erdoğan. Ama bu nasıl sağlanacak? Hani denir: İktidar tecezzi kabul etmez. Tecezzi yani, bölünme, parçalanma, cüzlere ayrılma kabul etmez iktidar. İktidar olan muktedir olmak ister, parti genel başkanı ise de, başbakan ise de... Yani Tayyip Erdoğan merkezli düşünürsek, onun partiyi ve başbakanlığı kendisine çok çok çok bağlı birisine emanet etmek isteyeceği kesin.
 
Kim o?
 Bence orada, kurucu babaların istişaresi devreye girer. Kadim arkadaşlık-kardeşlik yani. Bir yerde AK Parti'yi AK Parti yapan şey o çünkü.
 
Ben, Abdullah Gül'ün bu sürecin planlanmasında devre dışı olduğunu düşünmüyorum.
 Numan Kurtulmuş... Hiç şüphesiz önemli bir katılım. Hiç şüphesiz ciddi sorumluluklar üstlenmesi beklenir. Genel başkanlık mı? Gene diyorum, siyasette bir hafta uzun süre ama bence genel başkanlık için erken bir ihtimal.
 
Belki de "Üç dönem tırpanı" her şeyin dengesini değiştirecek.
 AK Parti sancılanmadan Erdoğan sonrasına ulaşabilmek de sadece parti için değil Türkiye için bir sınav. Lider değişimleri zor iştir.

bugün


Bu yazı 628 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,082 µs