En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Üç vakitte CHP'nin hali



İlginç bir seyir izliyor Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı...

Gürsel Tekin onu İstanbul'da parlatmıştı. Şimdi o yok.
 Önder Sav, Baykal'ı bitirirken yanındaydı, şimdi o yok.
 Nereye varacak ya da CHP'yi nereye götürecek bu dökülmelerin sonu?
 Benim bir değerlendirmem var:
 -Aslında CHP miadını doldurmuş bir partidir.
 Evet, Tek Parti döneminde bir anlamda politik serada bir taban üretmiştir.
 Sonra o tabanın çocuklarıyla işi götürmüştür.
 Ama artık o eski taban önemli ölçüde hayata veda etti, çocuklar, bu ata mirasına sahip çıksalar da zorlanıyorlar.
 Zorlanmanın bir sebebi, belli ki CHP yönetimlerinin Türkiye'nin sorunları karşısındaki kapasite yetersizliği ile ilgili.
 Bakıyor insanlar, diyelim muhafazakâr bir parti olan AK Parti'nin çözüm kapasitesi karşısında CHP çok ilkel kalıyor.
 
Birinci, ikinci, üçüncü nesil
 ...
 Almanlar'ın gurbetçilerle ilgili bir sözü nakledilir: İlk nesil sizin, ikinci nesil ortada, üçüncü nesil bizim. Yani onları Almanlaştırırız.
 Bu oldu mu olmadı mı tartışılabilir ama bu CHP'ye uyarlanırsa, ilk nesil tamam CHP'li, ikinci nesil eh biraz ama üçüncü neslin hâlâ CHP'li kalması zor. Çünkü CHP'nin ülkenin hangi derdine deva olacağı noktasında hiçbir netlik bulunmuyor. Bu noktada muhafazakâr AK Parti çok daha ilgi çekici konumda.
 .....
 Zorlanmanın diğer sebebi ise CHP'nin ideolojik çizgisindeki zikzaklar ve bunun, klasik CHP kitlesini başka başka alanlara savuruyor olması.
 Şu, CHP bünyesindeki Alevi-Sünni ayrışması meselesi.
 Belli ki bu ayrışma Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasından sonra daha da keskinleşti.
 Öteden beri ya da Baykal zamanından beri konuşulur bu iş. Hatta Baykal'ın, partinin Aleviler'in eline geçmemesi için örtülü bir mücadele verdiği rivayet edilir.
 Soru şu:
 Acaba Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra partide Aleviler'in ağırlığı arttı mı?
 Böyle bir kuşku var ve derinleşiyor her çevrede.
 CHP içinden iyi haber almasıyla tanınan ve kendisi de Alevi olan Sabah gazetesi yazarı Sevilay Yükselir, CHP'nin Elazığ eski İl Başkanı Ethem Gülbay'ın kendisine gönderdiği bir mesajı aktarmış yazısında.
 Şöyle deniyor mesajda:
 "Alevi-Kürt ittifakı partiyi ele geçirmiştir. İstanbul'da 629 delegenin 439'u Alevi'dir. Bu durumda Sünni bir adayın il başkanlığında şansı sıfırdır. Çünkü Alevi mantalitesi, 'Odun olsun, Alevi olsundur!"
Bu müthiş bir iddia hiç kuşkusuz.
 Öteden beri gündemde olan İstanbul teşkilatında "TSE damgası", yani Tunceli-Sivas-Erzincan damgası ise bu iddiayı derinleştiriyor.
 
Tekin harcanınca...
 
Şu sorulabilir:
 -CHP içinde Sünni diye bilinenler, bilinen manada Sünni duyarlılığa sahip mi?
 Bunun böyle olmadığı biliniyor.
 Aslında genel anlamda, Türkiye boyutunda da, Alevi kesim daha bilinçli bir aidiyet duygusu taşıyor. CHP içinde de böyle bir farkındalığın olduğu muhakkak. Ve siyasi klikleşmenin o farkındalıkla yürüdüğünü düşünmek yanlış olmaz.
 Sünni kesim, biraz da bu mezhebi farkındalık karşısında kendi farklılığını keşfetmiş olanlardan oluşuyor. Dolayısıyla "Partiyi birileri ele geçiriyor" paniği ortaya çıkıyor.
 Kılıçdaroğlu belki de böyle bir noktaya gelinmesini istemedi. İstemez. Şu anda medyanın etkin kesimi Gürsel Tekin'i harcayıp, kendisinden yana tavır koysa da istemez.
 Çünkü böyle bir durum, partiyi bir mezhep örgütlenmesine dönüştürür ve CHP'nin zaten aşınmış olan tabanını daha da bitirir.
 CHP için böyle bir risk gittikçe daha belirgin hale geliyor.
 Gürsel Tekin'in istifası, hiç kuşkusuz ciddi bir dönüm noktası. Tabii ki istifa edenin yeri doldurulur ama CHP'de böyle her istifanın genel başkanın yaldızını aşındırdığı da bir gerçektir.
 "Üç vakitte CHP'nin hali nice olur" şeklindeki bir sorunun cevabı, şu an hiç de parlak gözükmüyor. Bunu görmek için de falcı olmaya hacet yok.
 
bugün


 

Bu yazı 547 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,679 µs