En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Fatih Camii’nden Taksim’e giden yol



Son birkaç yıldır yeniden ‘bayram’ olarak kutlanan son 1 Mayıs’ın önceki 1 Mayıs’lardan farkı var mıydı? Yine emekçiler yürüdü... Yine günün anlam ve önemine dair konuşmalar yapıldı... Yine her çeşit örgüt “Biz buradayız” mesajı verme çabasına girdi... Başta Ankara olmak üzere bazı illerde göstericiler ile polis arasında çatışma çıktı; yine..
 
Bakıldığında, görünürde belirgin bir fark yok yani...

Geçmiştekiler ile son 1 Mayıs arasında önemli bir fark olduğu ısrarla belirtiliyor oysa: ‘Devrimci İslâmcılar’ veya ‘anti-kapitalist Müslümanlar’ diye anılan bir grup Fatih Camii’nden başlattıkları yürüyüşlerini Taksim Meydanı’nda toplanmış diğer göstericilere katılarak tamamladılar...

Fark bu...

Yürüyüşlerini iş kazalarında hayatlarını kaybedenler için gıyapta cenaze namazıyla camiden başlatan grubun varlığı bazılarını çok şaşırttı. ‘Emek’ ile ‘İslâm’ arasında irtibat kurulması, sömürü üzerine oturan kapitalizm ile araya mesafe konulması, kendilerini ‘sosyalist’ olarak tanımlayanlarla aynı safta bulunmaktan rahatsızlık duyulmaması...

Şaşırtıcı gelen bunlardı.

Oysa inanç sistemimizin özünde varolan ilkelere ters düşmüyor grubun tavrı. Emeği bütün değerlerin merkezine koyuyor İslâmiyet; emekçiyi övüyor, hakkının yenilmemesini öğütlüyor. İstediği üretim düzeni, herkesin karnının doyduğu bir toplum özlemine dayalı... Herkesi eşitleme derdi yok, ama fakirleri bulundukları durumdan kurtulmaya teşvik ederken mallarındaki fakirin hakkı konusunda zenginleri uyarıyor.

Emeğin kutsandığı bir inanç sistemidir İslâmiyet...

Peki de bazılarına şaşırtıcı gelen ne?

Her yönüyle şaşırtıcı olan şaşıranların durumu bence... Bir günlüğüne aynı saflarda buluşup benzer sloganlar attıkları insanları farklı bir kategoriye yerleştiren, dinî söylemler ve tavırlar konusunda sürekli kuşku belirten, ağzından masum bir ‘Besmele’ çıktığını gördüğü herkesi belli partilerin taraftarı olarak yaftalayıp ‘irtica’ ile suçlayan tipte insanlar var aralarında...

28 Şubat’ta (1997) etkin görevler üstlenmiş sendikalar ile 27 Nisan (2007) sonrasında düzenlenen mitinglere topluca katılmış sivil toplum örgütleri sözgelimi...

Sürekli suçlayageldikleri bir kesimin içinde farklı renkler ve eğilimler bulunduğunu sonunda görüp anladılarsa ne mutlu. Tek bir yorumu yok İslâm’ın, kendisini ‘Müslüman’ olarak tanımlayan herkes aynı kalıptan çıkmış değil...

Elinde elma şekeriyle küçük kızların peşinden koşan başı takkeli, eli tespihli, mürteci sakallı ‘Müslüman’ tiplemesine kendini koşullamış olanlar için doğrusu büyük bir keşif bu...
 
Tabii bu keşfi geç de olsa yapanlar için...
 
Dün gençleri bağırlarına basanların bir bölümü, biraz da onların tavırlarını ‘Ak Parti karşıtı’ saydıkları için bunu yaptılar; yaparken niyetlerini fazlasıyla belli de ettiler...

Acaba 1 Mayıs törenlerine ‘devrimci’ veya ‘anti-kapitalist’ iddialı inançlı insanların da katılması Ak Parti iktidarını rahatsız etmiş midir?
 
Etmemeli. ‘İktidar’ olgusu, günlük kararlar alma zorunluluğu, siyasi kadroları, çoğu kez, başlangıç noktalarından uzağa sürükleyebiliyor. 1 Mayıs yürüyüşünü Fatih Camii’nden başlatanların eylemi, Ak Parti kadrolarına, geçmişlerini hatırlatan bir ‘ince ayar’ yerine geçmelidir.

star


 

Bu yazı 521 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,576 µs