En Sıcak Konular

Abdülkadir Selvi


Abdülkadir Selvi
0 0 0000

Dünya darbeleri böyle yargıladı



Darbe mağduru olan demokrasimiz tarihinde ilk kez darbeleri yargılayacak.

 4 Nisan 2012 tarihi şimdiden, "Demokrasimizin şeref levhaları" arasında yerini aldı.

 Ancak bu noktaya kolay gelinmedi. 27 Nisan e- muhtırasına 28 Nisan günü verilen cevapla başladı bu süreç. 12 Eylül referandumu ile ete kemiğe büründü. Öyle ki, o gün Anayasa değişikliğine karşı çıkanlar, bunlar 12 Eylül'ü yargılayamaz diye meydanları inletenler dahi, müdahil olmak için sıraya girdi.

 Bugün Ankara Adliyesi'ne gelin.

 Mübaşirin sanık Ahmet Kenan Evren dediğini kulaklarınızla duyun. İster, "Yetmez ama evet"çi olun, ister, yüreğinin derinlerinden gelerek gümbür gümbür "evet" diyenlerin safında yer almış olun. Gelin ki, o gün karşı çıkan CHP'nin, hayır kampanyası yürüten MHP'nin düştüğü durumu görün. 12 Eylül öncesinde," "Kanlar Evren'i Çankaya'ya taşımak için aktı" diyen ama mahkeme kapısından sıvışan, devrik Süleyman'ın bile yüreği yetmezken, "gerçek demokratlar" siz adliyenin önünde olun.

 Çünkü bu başarı sizin eseriniz.

 Sulandırmak isteyecekler, 92 yaşındaki adamı cezaevine mi atacaksınız diyecekler, inanmayın. Tıpkı yargılayamazsınız dedikleri gibi.

 Çünkü siz bu yolda yalnız değilsiniz.

 Darbe mağduru ülkeler 30-40 yıl önce yargıladılar diktatörlerini. Geçmişleriyle yüzleşip, geleceklerini inşa ettiler.

 O yüzden darbe tehditleri altında değil demokrasileri.

 Bu yola biz yeni çıkıyoruz.

 O nedenle darbeler konusunda benzer tarihe sahip olduğumuz ülkelerin hesaplaşma süreçlerini paylaşmak istedim.

 Bu çalışmayı yaparken, "Geçmişle hesaplaşma" kitabından ve kendisiyle yaptığım söyleşi ile Prof.Dr. Mithat Sancar'dan yararlandım.

Hitler dönemi Nazi zulmünü, Mussolini devrindeki faşist diktatörlüğü yaşayan Avrupa'da uzun bir resmi suskunluk, bastırma ve unutturma dönemi yaşandı.. Ancak kişiler unutmadı, toplumsal hafıza bir dip dalga gibi vurdu. Toplu mezarları, gaz odalarını, kitlesel kıyımları, sistematik işkenceyi unutturacak bir güç henüz icat edilmedi.

 Almanya-Hitler dönemi Nazi uygulamaları nedeniyle örnek ülke.

 1-Suskunluk ve bastırma dönemi 1945-49

 2-Hatırlama ve hesaplaşma dönemi ise, 1960-90 arası.

 Müttefiklerin Almanya'nın geçmişiyle hesaplaşması ve Almanların kendi geçmişleriyle kurdukları ilişki olmak üzere Almanya'da bu süreç iki yönlü işledi. 200 bin kişi gözaltına alındı. SS ve Gestapo mensupları ile parti görevlileri tutuklandı. 150 bin kişi kamu görevinden, 70 bin kişi ekonomik faaliyetten uzaklaştırıldı.

 1945 yılında Nürnberg Mahkemesi kuruldu. Nazi partisi insanlığa karşı işlenen suçlar ve dünya barışına karşı suçlar açısından yargılandı. Hitler ve Goebbels intihar ettiği için yargılanamadı ama yargılama sonucunda 12 kişi idam cezasına çarptırıldı. 11'i infaz edildi, biri cezaevinden kendini astı, 3 kişi müebbet hapis cezasına çarptırıldı, diğerleri de değişik oranlarda ceza aldı. Ama sadece Nürnberg Mahkemesi kurulmadı, "Einsatzgruppen davası" ve "Auschwitz davası" gibi ünlü olanların yanısıra Alman mahkemelerinde ceza davaları açıldı.

İtalya- Mussolini sonrasında, 1943-46 arasında yargılama yapılmadan faşist rejimin önde gelenleri ve mensupları başta olmak üzere 12 bin kişi öldürüldü.

 Ayrıca bir komisyon kurulup Mussolini yandaşlarından binlerce kişi tutuklandı, işten atıldı.

 Temizlik operasyonunun üçüncü ayağında ise olağanüstü mahkemeler kuruldu. 1945-57 arasında faşist rejimin temsilcilerine yönelik 20-30 bin arasında dava açıldı. Bu yargılamalar sonucunda bin idam ve müebbet cezası verildi. Ama bir süre sonra af çıkarılınca, hesaplaşma süreci yavaşladı.

 Hitler tarafından Viyana'ya kaçırılan Mussolini 1945 yılında burada İtalyan Mukavemeti'nce öldürüldü. Mussolini, sevgilisi ve birkaç yandaşının cesetleri Milano'da Loreto Meydanı'nda sallandırıldı.

İspanya- İspanya iç savaşının ardından 36 yıl ülkeyi demir yumrukla yöneten Franco diktatörlüğü, Franco'nun ölümüyle sona erdi.

İspanya'nın demokrasiye geçiş süreci Francocu kurumların yönetiminde gerçekleştiği için hem iç savaş hem de Franco diktatörlüğünü unutturmak, resmi politika oldu. "Geleceği kazanmak için geçmişi geride bırakmak" sloganı bir politika haline dönüştü. Ordunun reformlar konusundaki isteksizliği 1981 yılında Albay Tejero'nun darbe girişimine neden oldu.

 Hiçbir şey Franco dönemiyle hesaplaşmaya engel olamadı. 2000 yılında, "Tarihsel Hafızayı Yeniden Kazanma" adlı yurttaş girişimi kuruldu.

Zapatero hükümeti Bask ve Galiçya bölgelerindeki kayıpları manevi ve maddi olarak tanıma ve telafi talebini içeren bir önergeyi kabul etti. Savaş çocuklarına maaş bağlandı. Hitler'den Rusya'ya kaçan 500 İspanyola 500 euro maaş bağlandı. Diktatörlüğün sembollerinin tasfiyesi kararız alınıp, Franco heykelleri yıkıldı.

 Şili- Türkiye'ye benzerlik arz eden süreçte Pinochet , 1978 yılında bir af çıkarıp, bizim darbecilerin geçici 15.Madde ile yaptığı gibi 1973-78 arasındaki OHAL dönemindeki cezai takibatları engelledi. Kendisini kongreye daimi senatör atayıp, dokunulmazlık zırhına büründü. 27 Mayısçıların tabii senatör olması gibi. Ayrıca ordu kendisine bağlı olduğu için hiçbir Cumhurbaşkanı'nın Silahlı Kuvvetlerin komutasını değiştirmemesini garanti altına alan düzenleme yaptı. Bizdeki YAŞ sistemini çağrıştıran bir şekilde. Ama mücadele sürdü. "Hakikat ve Uzlaşma Ulusal komisyonu" kuruldu, Pinochet döneminde 2279 kişinin katledildiği tespit edildi. Buna rağmen 1998 yılında Londra'da gözaltına alınmasıyla orduya rağmen Şili'de korku duvarı yıkıldı. Bu sırada bir af yasası çıkarıldı ama insanlığa karşı işlenen suçların af kapsamına girmediği belirtilerek, yargılama yapıldı. 2004 yılında Anayasa Mahkemesi diktatörün dokunulmazlığını kaldırdı. Ama bu kez bizdeki GATA benzeri hastaneye yatan Pinochet yargılanamadan öldü.

 Arjantin: Bize benzer bir örnek. 12 Eylül'ü 5 general yapmıştı. 1976 darbesini ise Videla önderliğinde 5 general gerçekleştirdi. İngiltere ile girdikleri Falkland savaşını kaybedince cunta yönetimi çöktü.1983'te seçimleri kazanan Alfonsin'in ilk işi 5 generali yargının huzuruna çıkarmak oldu. Ağır cezalara çarptırıldılar ancak "El Türko" lakaplı Carlos Menem gelince af çıkarıp, bunları salıverdi. İnsanlık suçları cezasız kalmamalı diye yürütülen mücadele sonucunda Yüksek Mahkeme, "İnsanlık suçlarına af olmaz" gerekçesiyle kararı iptal etti. Darbe lideri Videla tekrar hapse atıldı. Halen cezasını çekmeye devam ediyor.

 Yunanistan- İngiltere'nin Falkland savaşının kazanması Arjantin'deki cuntanın yıkılmasına neden olduğu gibi Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesi de Yunanistan'daki Albaylar cuntası için sonun başlangıcı oldu. Papadopulos liderliğindeki cuntanın 19 üyesi 1975 yılında idam cezasına çarptırıldı. Cezaları müebbet hapse çevrildi. 1990 yılında cuntacıların 15'i yunan halkından özür dileyince bırakıldı, diğerlerinin ölümü ise cezaevinde oldu.

Dünya bu defteri kapattı.

 Biz ise darbecileri yeni yargılıyoruz.

 Yine de 4 Nisan demokrasimiz açısından tarihi bir günün adı oldu.

yenişafak



Bu yazı 203 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Başbakan'ın açılımı ne olacak?
    • 25 Eylül 2012 Karakolda teknoloji var
    • 24 Eylül 2012 21 Eylül demokrasi bayramı
    • 19 Eylül 2012 Yetmez ama evet
    • 17 Eylül 2012 Suriye, Bosna mı?
    • 13 Eylül 2012 Yazamayacağım takvim...
    • 12 Eylül 2012 Kılıçdaroğlu adına açılan sayfada ne yazıyor?
    • 10 Eylül 2012 Kuruculara 3 dönem muafiyeti
    • 5 Eylül 2012 Numan Bey neye şaşırdı
    • 4 Eylül 2012 Beytüşşebap göstere göstere geldi
    • 30 Ağustos 2012 İstihbarat var, operasyon yok
    • 27 Ağustos 2012 Cumhurbaşkanı'nın sağlığı
    • 22 Ağustos 2012 Melisa'nın katili Esed
    • 16 Ağustos 2012 Suriye şoklaması
    • 15 Ağustos 2012 Bedel
    • 6 Ağustos 2012 Gül, görüşmeyi hangi hareketle anlattı?
    • 5 Ağustos 2012 Şura'nın sürprizleri
    • 2 Ağustos 2012 Sever'in açıklamaları nasıl karşılandı
    • 1 Ağustos 2012 Komutanın durumu
    • 31 Temmuz 2012 Yeni parola

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,084 µs