En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

İntikam



İntikam duygusu, adalet arayışının düşmanıdır.


Bu yüzden hukukun en temel prensiplerinden biri şudur: Kimse kendi davasının yargıcı olamaz.

Artık Sivas Katliamı'nı değil, dava gündeme geldikçe otomatiğe bağlanan tepkileri mercek altına yatırmamız lâzım. Bu tepkilerde bir anormallik var.

Cem Vakfı Başkanı Profesör İzzettin Doğan yıllar önce, Madımak Oteli'nde öldürülen 37 kişinin neredeyse yarısının Alevi olmadığını söylemiş, sonra ortalık birbirine girmişti. Sivas Katliamı'nı Alevi-Sünni kutuplaşması çemberinin içine hapsetmek iyi niyetle açıklanamaz. Maraş'ın, Çorum'un hapsedilemeyeceği gibi.

1980 yılının Mayıs ayında Çorum'da 57 kişi hayatını kaybetti. Resmî rakamlara göre öldürülenlerden 17'si Sünni, 30'u Alevi idi. Peki provokasyonu başlatanlar kaç kişiydi ve hangi inanca mensuptu? Alevi-Sünni çatışması şeklinde tarihe geçen kitlesel olaylardan hakkında en çok bilgi sahibi olduğumuz olay Çorum olayları. O dönemi yaşayanları, hatta çatışmanın iki karşı cephesinde yer alanları konuşturduğunuz zaman geride hiçbir şüphe kalmıyor. Alevi mahallesine gidip Sünnilerin baskın yapacağını söyleyenle, cuma vakti camiye gidip Alevilerin camileri yaktığını söyleyen aynı kişi. Kullanılan ağır silahların, hatta Ordu'ya ait iz fişeklerinin nerden geldiği konusunda da kimsenin şüphesi yok.

Türkiye'de mezhep çatışmalarının hiçbiri kendiliğinden çıkmadı. Bir amaca matuf olarak planlandı ve kışkırtmalarla başlatıldı. Hepsinde olayları yatıştırmak, hatta önlemekle görevli olan resmî görevlilere dair inanılmaz ihmal hikâyelerinin tekrarlanması bu yüzden tesadüf değil. Bu olaylar, sivil siyasî iktidarlar için bir otorite boşluğu yaratmak ve ancak zecrî tedbir kullanacak silahlı otorite ile durdurulacağını göstermek için çıkartıldı. Ergenekon davası içinde yer alan Alevi önderlere suikast faslını neden unutuyoruz? Alevi-Sünni gerginliklerini, darbe planlarından ayrı yere koyanların niyetlerinden şüphe etmemiz lâzım. Nerede Alevi-Sünni gerginliği varsa, orada darbeci parmağı aramak gerekir. Aramayanlara ise peşinen darbeci işbirlikçisi olarak bakmalıyız. Bakmazsak? Tekrarlanmasına izin vermiş oluruz.

Alevi düşmanlığının merkezleri camiler değil sigara dumanı altında okey oynanan kahvehaneler. Sünni düşmanlığının merkezleri ise cemevleri değil, Marksist illegal örgütler. Herhangi bir inanca mensup olmaktan önce Türkiye'de insan olmanın bir ölçüsü var: Hem Sivas hem de Başbağlar için aynı acıyı hissetmek. Gidenler can. Canımızdan bir can. Bunu hissetmediğiniz zaman 1993 yılında Sivas Katliamı ile Başbağlar'ı planlayanların aynı kişiler, aynı merkezler olduğunu fark edemezsiniz.

İnsan olmak, aklın üstüne çöken intikam gölgesini kaldırmakla mümkün. Sivas hakkında konuşanlar, benzer olayların olmaması için çıkartılması gereken derslerden bahsetmiyorsa mutlaka başka niyetler arayın. Hatta frensiz bir öfkeyle, kinle konuşanların bu tezgâhlardaki rollerini sorgulayın.

Önceki ay Dev-Yol davası 30 yıllık zamanaşımı yüzünden düştü. Düşen bu davanın sanıkları, çok sayıda ülkücünün katili olmaktan yargılanıyordu. MHP'den tek bir ses bile çıkmadı. Ülkücülerden hesap soran olmadı. Hiç olmazsa hatırlanmalıydı. Geriye kalan sadece bu katillerin mağduriyet hikâyeleri oldu. İntikam duygusuna rastlayan oldu mu?

1993 yılında Sivas'ta Madımak Oteli'nde yaşananlar hepimizin davası. Bu dava üzerinde tekel kurmanın ve başkalarını ötekileştirmenin Alevi-Sünni çatışmasından çıkar sağlamak dışında bir açıklaması yok.

5 firari hakkındaki zamanaşımı kararını, bir Sünni düşmanlığına çevirenlerin hiç ihmali görülenlerden hesap sorduklarını duydunuz mu? İntikam mı? Peki neyin intikamı?

zaman

Bu yazı 546 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,061 µs