En Sıcak Konular

Abdülkadir Selvi


Abdülkadir Selvi
0 0 0000

Siyaset şekilleniyor



28 Şubat ürünü 8 yıllık kesintisiz eğitim siyaseti şekillendirmişti.

 8 yıllığın taşeronu Mesut Yılmaz, siyasi jübilesini yaparken, imam hatip olayı 28 Şubat'ın unutulmamasını sağladı. Haksızlığın vicdanlarda diri durmasını sağladı.

Benzer bir süreç yaşanıyor. 12 yıllık kesintisiz eğitim Türkiye üzerine verilen kavganın bir simgesi.

 Yeni kuşaklar hatırlamayabilir, ama işin özü şu; Akif'in ideali olan, "Asım'ın nesli mi" yetişecek, yoksa Tevfik Fikret'in, papaz olan oğlu "Haluk" mu?

 "Asım'in nesli... diyordum ya...nesilmiş gerçek:

 İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek"

 Diyordu Akif, Çanakkale şiirinde.

Mücadelenin temelinde ise ülkenin geleceğine kimin hakim olacağı kavgası yatıyor.

 Bir elinde kalem diğer elinde Kur'an olan Asım'ın nesli mi, yoksa gayesiz, idealsiz popçu gençlik mi?

 Bu mücadelede minarelerden ezanı, camilerden Kur'an-ı Kerim'i yasaklayan CHP'nin, tavrında anlaşılmayacak bir şey yok.

 İlginç olan MHP'nin tavrı.

 "Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman olan" bir misyonun temsilcileri ne yazık ki, imam hatip düşmanı CHP ile aynı safta.

 CHP, varlığını ortaya koyarak 12 yıllık kesintili eğitimle ilgili teklifin çıkmasını engellemeye çalışıyor. MHP ise, CHP'den rol çalma yarışında. Meclis Başkanlığı'na başvurarak, Milli Eğitim Komisyonu'nda kabul edilen yasa teklifinin, "yok sayılmasını "istediler.

 CHP'nin tavrı anlaşılabilir.

CHP, 8 yıllık kesintisiz eğiti dayatan 28 Subat'ı desteklemişti. O gün, CHP'si ve DSP'siyle sol, 8 yıllık kesintisiz eğitimin yasalaşması için mücadele vermişti. 28 Şubat sürecinde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "TSK bir sivil toplum örgütü olarak çalıştı" demiş, DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit ise, "Gelen tankları görmüyorlar mı?" diyerek, ara rejim hükümetinde görev üstlenmişti.

 MHP ise Anayasa referandumunda olduğu gibi, bu konuda da tarihi ve mefkureleri ile karşı karşıya geldi.

 Bahçeli bu süreçten partisini, "Sağduyu"nun adresi haline getirip, büyüterek çıkabilirdi. Ne yazık ki, MHP'yi bir kez daha sol'un koltuk değneği yaptı.

8 yıllık kesintisiz eğitimi çıkarırken muhafazakar kesim ve o sırada ANAP milletvekili olan Cemil Çiçek, Abdulkadir Aksu ve Ali Coşkun Mesut Yılmaz'ı uyarmışlardı. Ama o, "Siyasi hayatıma malolsa da çıkaracağım" dedi ve kendi elleriyle partisinin siyaset mezarlığındaki yerini hazırladı.

 Benzer bir yanlışı MHP yönetimi yapmak üzere.

 Bahçeli reel politik açısından bakıp, imam hatiplerin tarihi incelese ülkücü gençliğin en büyük kaynaklarından birinin imam hatipler olduğunu görecek. Ama onda bunu görecek göz, anlayacak feraset var mı şüpheliyim.

 Başbakan'ı eleştirme adına, 4 Mart tarihinde İstanbul'da ülkücü gençliğe yaptığı konuşmada, Necip Fazıl'ın, "Kindar gençlik" idealini, "Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, kininin, evinin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsedenlerin maksatları arızalı ve marazlıdır" diye ilan etmedi mi?

O Necip Fazıl ki, Başbuğ Türkeş'le birlikte miting meydanlarına çıkmış, Türk-İslam sentezi ile Milliyetçi Hareket'in fikriyatına büyük katkı yapmıştı.

 MHP lideri ülkücülere, "Eli kanlı katiller" diye saldıran Rahşan Ecevit'e gösterdiği saygının binde birini Necip Fazıl'a gösterse bunları söylemezdi.

 Bahçeli bir kez daha şaşırtmadı. MHP'yi götürdü, sicilinde ikna odalarının bulunduğu ve üzerinde imam hatip düşmanlığı yazan CHP trenine vagon yaptı.

 Siyasi tablo bu. Bir de bu işin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü boyutu var.

 CHP ve MHP'nin talep ettiği gibi, teklifin komisyona geri gönderilmesi ya da yok sayılması mümkün mü? Meclis Başkanlığı başvuruları değerlendiriyor.

 Anayasa'nın 148.Maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin şekil şartlarından incelemesi konusunda, "Son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı" diyor. Son oylama olarak komisyon değil, genel kuruldaki son oylama esas alınıyor.

 Bu demek ki, Anayasa açısından komisyon değil, genel kurul esas alınıyor.

 TBMM İçtüzüğü'nde komisyon çalışmalarının düzenlendiği 29,37 ve 46. maddelerinde ise Meclis Başkanı'na yok sayma ya da geri gönderme yetkisi vermiyor.

 Peki bunun uygulaması var mı? Var. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 4-5 kez yaşanmış. Ancak komisyon kendi iradesine sahip çıkmış. Meclis Başkanı'nın talebini, "oy çokluğu" ile reddetmiş. Bayındırlık Komisyonu ise, "Oy birliği" ile geri çevirmiş. Bu durumda Meclis Başkanlığı'nın yapacağı bir şey yok.

Meclis Başkanı Cemil Çiçek nihayetinde Anayasa ve İçtüzük'le sınırlı.

Siyasi durum ve vaziyet ise şöyle, Kasımpaşalı Başbakan, "Hangi dilden anlıyorsanız o dilden' dedi. Yani bu, "Durmak yok yola devam" demek. CHP, ise tek sermayesi olan gerilime oynayacak.

 Ortada kaygılanacak bir durum yok. CHP'liler önceden savaş tankı atıyorlardı, şimdi eh fazla bant tankı atabiliyorlar.

yenişafak






Bu yazı 537 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Başbakan'ın açılımı ne olacak?
    • 25 Eylül 2012 Karakolda teknoloji var
    • 24 Eylül 2012 21 Eylül demokrasi bayramı
    • 19 Eylül 2012 Yetmez ama evet
    • 17 Eylül 2012 Suriye, Bosna mı?
    • 13 Eylül 2012 Yazamayacağım takvim...
    • 12 Eylül 2012 Kılıçdaroğlu adına açılan sayfada ne yazıyor?
    • 10 Eylül 2012 Kuruculara 3 dönem muafiyeti
    • 5 Eylül 2012 Numan Bey neye şaşırdı
    • 4 Eylül 2012 Beytüşşebap göstere göstere geldi
    • 30 Ağustos 2012 İstihbarat var, operasyon yok
    • 27 Ağustos 2012 Cumhurbaşkanı'nın sağlığı
    • 22 Ağustos 2012 Melisa'nın katili Esed
    • 16 Ağustos 2012 Suriye şoklaması
    • 15 Ağustos 2012 Bedel
    • 6 Ağustos 2012 Gül, görüşmeyi hangi hareketle anlattı?
    • 5 Ağustos 2012 Şura'nın sürprizleri
    • 2 Ağustos 2012 Sever'in açıklamaları nasıl karşılandı
    • 1 Ağustos 2012 Komutanın durumu
    • 31 Temmuz 2012 Yeni parola

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,085 µs