En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

CHP'de anomali doğumun yan etkileri



Anamuhalefet partisi, beklenmedik anda ve beklenmedik şekilde genel başkan değiştirmişti.

Beklenmedik derken kamuoyunu kastediyorum, yoksa bazıları için çok planlı bir değişim olduğu ortada. Deniz Baykal'ın kaset komplosu ile alaşağı edilmesiyle Kemal Kılıçdaroğlu liderlik koltuğuna oturtuldu. Oturtuldu diyorum, zira başta kendisi bile beklemiyordu. Eldeki fotoğrafa bakarak, oturtan iradeyi Genel Sekreter Önder Sav zannetmiştik. Kısa süre içinde oyun dışına atılınca Sav'ın da sadece bir manivela görevi yaptığı anlaşıldı. Hem Baykal hem de Sav'ın intikam ve rövanş duygusuyla yanıp tutuştuğunu söylemek için kâhin veya büyük analist olmaya gerek yok. Vekillik listelerinden silinenleri de eklersek bu duyguları paylaşan epey insan toplanıyor. Genel merkez ve Kılıçdaroğlu'nu olağanüstü tüzük kurultayına zorlamaya yetecek imza toplandı. Kemal Bey ise 'zaten toplayacaktım' manevrasıyla psikolojik kaybı telafi etmeye çalışıyor. Aynı zamanda kurultay gündemini belirleme hakkını muhalefetin elinden alma niyetinde. 'Kurultayda ne olur?' sorusuna cevap aramadan önce parti ne âlemde ona bakalım. Son genel seçim Kemal Bey ve ona yatırım yapanlar açısından hayal kırıklığı oluşturdu. CHP biraz daha yüksek çıkar bekliyorlardı ama daha önemlisi AK Parti'yi yüzde 40 civarında düşünüyorlardı. Kapanabilir bir fark umut ve yeni yatırımcı anlamına geliyordu. CHP yüzde 26, AK Parti ise yüzde 50 şeklinde gerçekleşti.

Umutları kıran sadece seçim sonuçları değil. Üç büyük ilde CHP büyük krizler yaşıyor. İstanbul il başkanlığına kısa sürede 4 kişinin atanmış olması "23 Nisan çocukları gibi biri oturuyor, öbürü sıra bekliyor." esprilerine yol açtı. Ve bu eleştiriyi yapanlar partililerdi. İzmir'de belediye ile teşkilat arasındaki kavga mahkemelere taşındı. Eski Ankara İl Başkanı Ali Yıldızlı muhaliflerin başını çekiyor. Bir önceki il başkanı Tarık Şengül, yolsuzluk içerikli iddialarla partide deprem etkisi oluşturarak ayrılmıştı. Üç büyük ilde henüz teşkilatını bile kuramamış partinin umut vaat etmesi mümkün değil. Kılıçdaroğlu, en büyük destekçisi bilinen Gürsel Tekin'i de seçimlerden sonra pasif göreve kaydırmıştı. Kemal Bey, önümüzdeki kurultayı hasarsız atlatırsa perde arkasındaki destekçilerinin gücüne inanmak kaçınılmaz olacak. Muhalif cepheye baktığımızda tablo şöyle okunabilir: Deniz Baykal hâlâ partide bir güç ama her daim ısıtılan bir 'varan2' meselesi var. Oda TV dinleme kayıtlarında bile gündeme gelmişti. İlk kasetten sonra istifa için direnç görününce de aynı iddia fısıltı gazetesine manşet olmuştu. Baykal'a blöf mü yapılıyor yoksa gerçekliği var mı şimdi ortaya çıkabilir. Baykal, Önder Sav'a en az Kılıçdaroğlu kadar kızgın aslında. Zira kendini indiren operasyonun dümeninde zahiren Sav görünüyordu. Ama barışmaları sürpriz olmaz. Gürsel Tekin kırgınlığına rağmen ehven-i şer olarak Kılıçdaroğlu'nun yanında durmaya devam eder. Fakat kendi hesaplarını tamamen kapattığı anlamına gelmez.

Muhalifler kurultayda önce genel başkanın etrafını boşaltmaya çalışacak. Baykal için hazırlanan sınırsız atama yetkisini geri olmaya ve genel kurulu yetkili kılmaya çalışacaklar. Liderlik koltuğunu daha sonra tartışmaya açmak istiyorlar. Kemal Bey ise bu raundu kaybettiğinde maçı kazanamayacağını biliyor.

 
zaman


Bu yazı 532 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,279 µs