En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

Bakış açın yoksa, sen yoksun



Arthur Schopenhauer’a göre, bir can sıkıntısı var. Mutluluğun büyük düşmanı, can sıkıntısıdır. Mutluluğun öteki büyük düşmanı, acıdır.

İki sosyal sınıf var. Zenginler ve Fakirler.

Fakirler, yokluk içinde yaşarlar. Yokluk acıya neden olur. Zenginlerin herşeyi vardır. Zenginlerin canı sıkılır. Fakirlerin savaşması gerekli şey yokluktur, zenginlerin baş etmeleri gereken şey sıkıntıdır. Yokluk, insan aklının kabul edebildiği bir şey değildir. İnsan, yokluk karşısında zorlanır. Acı çekmemek için kafa kütleşmeye başlar, duyarsızlaşır. Bönlük, içte boşluk oluşturur. İç boşluktan kurtulmak için dış uyarıcı aranır. İpe sapa gelmez eğlence tipleri, ilgi alanları, davranış biçimleri, yıkıcı hâyâller, hakikatten uzaklaşma, tembellik, sorumsuzluk, hastalıklar ve başka şeyler.

İnsanların saçmalarının nedeni budur.

İçteki boşluk, kredi kartları ile harcamaya neden olur, gelirden çok harcama yapmaya, kırmızı ışıkta geçmeye, korna çalmaya, kaldırıma çöp atmaya, olmadık yerde cep telefonu ile konuşmaya, küfürlü konuşmaya, yalan söylemeye, dinlememeye, verdiği sözde durmamaya, boş konuşmaya, neden olur.

Bir şey yapmak gerek.

Picasso’nun söylediği gibi, altı yaşına kadar her çocuk bir sanatçıdır. Her insan bir sanatçıdır, kaybettiği şeyi hatırladığı ve yapması gerektiğini hissettiği şeyi yaptığı sürece.

Altı yaşından sonra bir şey oluyor. İnsanlar sanat yeteneklerini yitiriyorlar. Mesela kâğıt oynuyorlar. Kağıt oynamak, Schopenhauer’a göre ahlakı bozuyor, çünkü oyun, ötekinden başkasına ait olanı kazanmak, her türlü numarayı kullanarak kazanmaktır. Oyunda kazanılan alışkanlık günlük hayata taşınıyor, hukuk izin verdiği ölçüde hırsızlık normal sayılıyor.

Varoluşun anlamdırılabileceği tek şey olan boş zaman herhangi bir şey için erdem için kullanılacak yerde harcanıyor, yok ediliyor.

Kişi kendini yükseltmelidir. Sonsuz bir şekilde.

Bu yazı 1,577 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,397 µs