En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Şaşırtıcı ittifak



Şu an Türkiye'de dünyanın en şaşırtıcı ittifaklarından birisi yaşanıyor.
Bunu Hrant Dink ile ilgili mahkeme kararı gerçekleştirdi dense yeri...
İttifak, hükümete yani AK Parti iktidarına karşı.
İttifakı şaşırtıcı kılan şey, taraflardan birisinin AK Parti'yi yapmadığı şey için eleştirmesi, diğer tarafın da yaptığı şey için...
Şaşırtıcı olan bir başka şey ise taraflardan birisinin, iktidarı, daha kararlı adımlar atmaya çağırması, diğerinin ise açıkça belirtsin belirtmesin, iktidarı yıkmayı amaçlaması...
Peki kimlerden oluşuyor bu taraflar?
Bir kesim, Hrant Dink'in dostları şeklinde tanımlanabilir. Ailesi, medyadan arkadaşları, Ermeni camiası, belki ideolojik yakınlığı bulunanlar...
Bunlar, Dink'in devlet içindeki bir örgüt tarafından öldürüldüğünü, başından beri iktidarın bunu ortaya çıkarması gerektiğini, bu noktada gerekli ve etkin adımların atılmadığını ifade ediyor, en azından davanın bundan sonraki safhasında iktidarı etkili olmaya çağırıyor.
Bu kesimin suçladığı, devlet içindeki yapılanmanın adının Ergenekon olduğu biliniyor.

İttifakın öteki ayağı

Öteki kesim ise, başından beri AK Parti iktidarına karşı çevrelerden oluşuyor.
O çevrenin en bariz vasfı ise Ergenekon davalarına karşı olmaları. Bu karşıtlığın en sembolik olanını, hatırlanacağı üzere CHP liderleri sergiledi. Eski lider Deniz Baykal "Ergenekon'un avukatlığı"na soyundu, yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise "Neredeymiş o örgüt, gidip üye olalım" gibi akla ziyan bir şeyi söyledi. Ergenekon sanıklarından milletvekili adayı gösterdi, seçtirdi.
CHP'nin bu kategorik muhalefetinin, medyada da uzantıları var. Maalesef muhalefet kolektif yürütülüyor ve sadece bir "siyasi muhalefet" olmanın ötesinde cereyan ediyor. "Siyasi muhalefet olmanın ötesinde" dedim yani Ergenekon davalarını baltalamak, bunun için de, bu davaların arkasındaki siyasi iradeyi çökertmek gibi bir hesap gözleniyor.
Türkiye'nin en azından son 30 yılında, darbeler dahil kanlı karanlık olaylar bulunduğu çok net bir gerçeklik olmasına ve bu herkes tarafından bilinmesine rağmen, bu kategorik karşı çıkışın anlamı ne olabilir?
Bu karşı çıkışın yorumunu, kanaatimce, bugün mahkeme kararını protesto amacıyla aynı yürüyüşte yan yana duran Hrant Dink dostlarının tamamı biliyordur.

İttifakın şaşırtıcılığı

"İttifakın şaşırtıcılığı" da tam burada şekilleniyor.
Birisi Ergenekon yargılansın diye yürüyor, sesini yükseltiyor, diğeri Ergenekon'u kurtarmak için iktidarı devirmek üzere yürüyor, sesini yükseltiyor.
Bu tezgâha bir de Susurluk zamanında tanık oldu Türkiye.
Susurluk'ta derin güçlerin yüzü, cinayet gibi bir kaza ile ortaya çıktı ama ardından öyle bir kumpas kuruldu ve öyle bir ittifak gerçekleşti ki, bedeli Refahyol iktidarı, daha doğrusu Refah Partisi ödedi.
Evet, Refah Partisi süreci yönetemedi ve karambolden gol yedi.
Şimdi yine bir karambol var.
Ve derin odaklar AK Parti iktidarına gol atmak istiyor.
"Hrant Dink"in yakınları, dostları ya da Türkiye'deki o derin-kirli yapılanmanın farkında olup da, bu işin kolayca halledilivereceği zehabına kapılanlar, sağlarına sollarına, yani birlikte yürüdükleri insanlara baksınlar...
Yeni bir Ergenekon kumpası ile karşı karşıya olabilirler mi acaba?
Onlara "Yetmez ama evet" dediniz, bakın başınıza ne geldi" diye seslenenler, halen Ergenekon'dan sanık kaçırmak için canla başla çalışanlar olmasın? Ergenekon davalarını çökertmek için siyasi iktidarı yalnızlaştırma hesabının içinde bulunuyor olmasınlar?
Şunu sormak gerekiyor mu bugün?
AK Parti iktidarını tasfiye ettikten sonra acaba sıra neye gelecek? Derin odakların yeniden at oynattığı bir Türkiye'ye mi? Evet, neye sıra gelecek?

bugün



Bu yazı 531 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,815 µs