En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Fikir adamı hüviyetiyle...



Ben, Büyük Değişim Partisi'nin kuruluşu münasebetiyle yaptığı temaslar sırasında yakından görüştüm Aydın Menderes'le...
Doğrusu, siyasi çıkışında ümit görmedim. Ama düşünce derinliği dikkatimi çekti.
O dönem, daha çok İslam okuyor, İslam üzerinde düşünüyordu. Oldukça radikal sonuçlara ulaşmıştı.
Zaman zaman, bazı başka düşünce adamlarımız gibi, keşke aktif siyaset içinde yer almasaydı diye düşündüğüm olmuştur.
Aydın Menderes'in, İslam üzerine düşünmesini önemsedim. Klasik "İlahiyat eğitimi" almamış ama çok farklı kaynaklardan beslenmekle birlikte, İslam üzerinde de, "iman"la tefekküre yönelmiş olanların, İslam düşüncesine çok farklı açılımlar getirebileceği gibi bir değerlendirmem var. Aydın Menderes'te öyle bir derinlik gördüğümü söylemeliyim.
Yayın yönetmenliğini yaptığım Altınoluk Dergisi'nde iki mülakat yapmışız Aydın Menderes'le... O mülakatlardan kimi alıntılar yaparsam, bahsettiğim Aydın Menderes portresi daha iyi anlaşılacaktır.

Menderes'in düşünce dünyası

Mülakatlardan, 1989 Ocak tarihli dergide yer alanın başlığı şöyle: "Onaylanmış İslam yerine vahiy İslamı. "
Bu mülakatta Menderes'e "İslam'ın Türkiye ve dünyada sıklıkla gündeme gelmesi"nin sebepleri soruluyor. Şöyle cevaplandırıyor bu soruyu:
"İslam'ın gündeme gelişindeki temel nedeni öncelikle ilahî hikmete bağlamak durumundayım. Bu, Rabbimizin bir takdir senaryosudur. Çünkü kulların, yani yaratılmış olanların sürekli olarak kendi kendilerine ürettikleri sistemlerle tatmin olacaklarına inanmıyorum. İnsanların kendi kendilerine buldukları sistemlerin hemen hepsi de sonludur. İnsanoğlunun sonlu olduğu gibi. Sonsuzluk ve ebedîlik Allah'a mahsustur. Allah da İslam'ı sonsuza kadar uzanan zamanlar için insanlığa göndermiştir. Allah'ın bildirdiği ve Müslümanlar'ın da bildiği kadarıyla tek kurtuluş kaynağı İslam'dır.
Şimdi Müslüman olsun veya olmasın, insanların İslam'a yönelişleri, İslam'ı araştırışları ve genel anlamıyla da İslam'ı gündeme getirişleri, İslam'ın tek huzur kaynağı ve kurtuluş kaynağı oluşundandır.
Ben öyle inanıyorum ki, insan ruhu dönüp dolaşıp ebedi şifayı yalnızca İslam'da bulacağını bir gün gelip anlayacaktır. Aslında İslam'ın hangi vesileyle olursa olsun gündeme gelişi de onun "ebedî şifa kaynağı" oluşundan dolayıdır.

İslam sadece ibadetler dini değil

Üçüncü bir neden şudur: Artık İslam'ın sadece ibadetler dini olmadığı, sadece vicdanlarda kalan ve kul ile Allah arasında bulunan bir duygusal his olmadığı anlaşılmıştır. Tam tersi ibadetlerle birlikte sosyal bir din olduğu hatta sevgili Peygamberimizin tebliğ ederken ortaya koyduğu usuller ile siyasi bir din olduğu da ortaya çıkmıştır.
Türkiye'de İslam'ın tartışılır hale gelmesinde, Türkiye'nin Batı ile Batı dünyası ile ilişkileri de önemli rol oynamıştır. Biz ne kadar kendimizi Batılı görüp, Batılı göstermeye çalışsak da, ortada, bundan dolayı Batı toplumlarında çok mükafatlandırıldığımızı, ileri dostluklar elde ettiğimizi bize söyletecek bir netice yoktur, işte cumhuriyetin kurulmasından bu yana Batılılaşma serüveni içerisinde elde ettiklerimiz ortadadır.
Milletimiz sayısız denemelerle Batı ile gerçek bir dostluğun kurulamayacağını anlayarak İslam dünyası ile dostlukları geliştirmeyi yeğlemiştir. Bu da İslam'ın gündemde kalmasının bir başka sebebidir."
Bu satırlar, hem onun düşünce derinliğini hem de mümin karakterini olanca açıklığı ile yansıtıyor. Dediğim gibi, bir fikir adamı olarak kalsa ve eserler verseydi, eminim önümüzde çok derin bir düşünce birikimi bırakacaktı.
Kader...
Allah'tan sonsuz rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

bugün

Bu yazı 567 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,483 µs