En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Muhalefetin boş beklentisi



Önce Arınç, Bozdağ "7 yıl" dedi.
Herkesin gözü Başbakan Erdoğan'da idi. Ve sonunda Erdoğan da, "7 yıl" eğiliminde olduğunu açıkladı.
Böylece AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresine ilişkin görüşü netleşmiş oldu.
Bir soru:
-Acaba Gül'ün bu süre konusunda bir rahatsızlığı var mıdır?
Bana göre belki, sürenin belirsizliği döneminde bir rahatsızlığı vardı ama netleştikten sonra böyle bir rahatsızlık içine girmesi söz konusu olmaz.
Muhtemel ki Başbakan, 7 yıl görüşünü seslendirmeden önce Gül ile de görüşmüş olsun.
Ve muhtemel ki, Gül'ün farklı düşünceleri olabilir ama 7 eğilimi ağır bastıktan sonra, ondan farklı, belki aykırı arayışlar sergilenmesi ihtimal dışıdır.
Muhalefet liderleri, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, 5 yıl dediler.
Niyet, Gül'ün ikinci dönem cumhurbaşkanı adayı olması için zarf atmak, böylece AK Parti içinde ihtilaf çıkarmak, Tayyip Erdoğan'ın, iki dönem cumhurbaşkanlığı ve 2023 projeksiyonunun önünü kesmek olabilir.
Bunlar, en başından söyleyelim ki boş, bomboş beklentilerdir.
Bunlar siyaset değildir.
Dostlar iş başında görsün türünden atraksiyonlardır.

Fitne hesabı tutmaz

Eğer bu tür atraksiyonlarla Erdoğan'la Gül arasına fitne sokulamayacağını bilmiyorlarsa, oyunu tamamen kör atışı usulüne göre kurmuş olmaktadırlar.
Yok, ne yaparsak yapalım, Erdoğan-Gül-Arınç gibilerin yola çıkış hikâyesi, bu tarz siyasi ikbal ihtimalleri ile sarsılmayacak ölçüde sağlamdır gibi bir bilgiye sahiplerse, o zaman, üretilen siyaset tamamen avara kasnak niteliğine indirgenmiş olmaktadır.
AK Parti üç dönemdir iktidarda.
Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Bülent Arınç kalbi birikimleri ile bu imkânın benlerini aşan tavırlarına sunulmuş bir ihsan olduğunu bilirler.
AK Parti, 2023'e kadar ülkeye hizmet ufkunu seslendirmiş durumda.
Yine, böyle bir hedefin yakalanması için de, çok kalbi dualar gerektiğini bilirler.
Böyle bir yürüyüşte "Ene-Ego" olmaz ya da "Ene" gelir, kalbe ulaşmadan kovulur.
Bunlar, mesela CHP'nin moral dünyasında var mıdır, soru.
Ne Abdullah Gül düşürür Tayyip Erdoğan'ı ne Tayyip Erdoğan düşürür Abdullah Gül'ü...
Sürekli genel başkan eskiten CHP'nin bunları anlaması gerçekten zordur.
Abdullah Gül, Başbakan'ı, evinde ziyaret ediyor ve "Aman kendine dikkat et, tamamen iyileşmeden çalışmaya başlama" diye ikaz ediyor.
İşte bu, kader arkadaşlarının birbirine itinası...

2023 bir hedefse...

2023 hedefi, iki dönem daha AK Parti'nin iktidar olması demek.
Yani sonuç itibariyle 5 dönemlik bir AK Parti iktidarı...
İktidarların bir dönemde bile yıpranmaktan kurtulamadığı bir siyaset arenasında böyle bir maratonu sürdürmek kolay mı?
İşte orada, birbirine sarılmış ve aklı, duyguyu, inancı harman etmiş bir kadro birlikteliğinin hayati payı var.
MHP lideri Bahçeli bile, "Aman bir hükümet krizi olmasın" tarzında açıklamalar yapıyor.
Yani bir anlamda AK Parti iktidarının, sancısız devam etmesini istiyor.
Ülke ve bölge şartlarından yola çıkarak bunu söylüyor.
Evet, işte ülke ve bölge şartları ve bu şartların yönetiminde gösterdiği performansla, AK Parti kendisini kalıcı kılıyor.
Kamuoyu yoklamalarında, 10'uncu iktidar yılında, 3-5 puan oy artışı sağlıyor. Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı yapmanın, Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığının, AK Parti'nin sergilediği uyumun ve bakanların ortaya koyduğu hamlelerin sonucudur bu.
Türkiye hâlâ AK Parti'ye karşı bir siyasi alternatiften söz edemiyor.
Görünen o ki siyasi alternatifin doğması ancak AK Parti'nin geçireceği derin bir zaafla mümkün. Bence ona ne Tayyip Erdoğan izin verir ne de Abdullah Gül.

bugün

Bu yazı 538 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,704 µs